İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/2869, K:2019/1820 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 19/04/2018 tarih ve 2018/12506 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, örgüte iltisaklı Bank... isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren rutin bankacılık faaliyetleri dışında artış meydana getirdiği, örgüte müzahir dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan verilen memuriyetten men edilme kararının, tedbirden ziyade cezalandırma niteliğinde olduğu, OHAL döneminin devlet tarafından sona erdirildiği, OHAL döneminde çıkarılan bazı KHK'lar ve somut delillerden yoksun gerekçeler öne sürülerek göreve iade edilme talebine karşı alınan ret kararlarının Anayasa'ya, kanunlara, insan haklarına, çalışma ve mesleğini icra etme, yaşama hakkına aykırı olduğu, ağır ceza mahkemesi tarafından verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmediği, ağır ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesin karar olmadığı, Bank... hesabının olmasında, Düzce belediyesi tarafından kesilen su faturalarının internet üzerinden ödenmesi için o dönemde sadece Bank... ile anlaşma yapılmış olması, söz konusu bankanın, ücretli yollardaki kartlı geçiş sistemi ödemelerindeki ... kart gibi kolaylık sağlaması, basın ve yayında çıkan ve özellikle Bank... Birinci Lig sponsorluğu ve reklamlarının etkili olduğu, talimatla bankaya para yatırmadığı veya çekmediği, yeni bir hesap açmasının söz konusu olamayacağı gibi böyle bir çağrıdan haberinin olmadığı, bu iddianın ispattan uzak, önyargılı bir niyet okumadan öte olmadığı, dava konusu işlemde belirtilen derneğin, menfur 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık 6 ay önce kendisini feshetmiş bir dernek olduğu, ... Medya'nın tüm medya kuruluşları gibi basın savcılığı tarafından takip edilen yasal bir medya şirketi o dönemde, deneme sınavları, çocuk hikaye kitapları gibi alınan hizmetler karşılığında muhtelif ödemeler yaptığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında, davacının, ... Sendikasında (...) 2015-2016 yıllarında 18 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu yönünde tespite yer verilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi kararında, bu tespite ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Sendikalar Daire Başkanlığı 2014 yılı verilerine göre, FETÖ/PDY'nin dershanelerle ilgili kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde ... Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde ... Sen'in de aralarında bulunduğu ..., ..., ..., ... Sen ve ..., ..., ..., ... ve ... adlı sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve ... Sendikasının bulunduğu ... Sendikalar Konfederasyonu'nun (...-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ... Sen'in 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, ... gibi ... Sendikalar Konfederasyonunun katılımcısı olan ... Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; ... Sendikalar Konfederasyonu kurucu üyesi ve kurucu genel başkanı da olan ... Sendikası Genel Başkanının Wifi üzerinden erişim sağladığı ... programı aracılığı ile diğer ... kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. ... Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır" ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj göndermesi ve 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen anılan sürecin hemen akabinde 14/01/2014 tarihinde ...'in de aralarında bulunduğu yukarıda isimleri yazılı sendikaların kurulması ve konfederasyon yapılanmasına gidilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu durumun tanımı üst paragrafta yapılmış olan iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilmesi mümkündür. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır.
Dairemizce de başlangıçtan bu yana FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikaların, yönetici ve iş yeri temsilcilerinin anılan yapı ile irtibat ve iltisaklı olduğu kabul edilmekte, sendika üyeliğinin ise; davacılar tarafından izah edilebilir ve mahkemece kabul gören gerekçeleri bulunmadığı sürece, üyelik süresinden bağımsız olarak kişinin irtibat ve iltisakını gösteren bir neden olduğuna hükmedilmektedir.
Açıklanan bu durum çerçevesinde, ...'de 18 ay üyeliği bulunan davacının yasal görünümlü bir sendika aracılığı ile terör örgütünün amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek anılan örgüte taraftarlığını, iltisakını ve irtibatını gösterdiği, dolayısıyla işlemin bu yönüyle de hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan; ilk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU: Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/2869, K:2019/1820 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olmasına rağmen fazladan alınan 121,30 istinaf başvuru harcının istek halinde istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
6- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)