İSTEMİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 05/03/2018 tarihli ve 2018/6264 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 29/04/2019 tarihli ve E:2018/4544, K:2019/1684 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, ilgili KHK maddeleri yönünden Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi başvurusunda bulunulması gerektiği, hakkındaki ceza yargılaması sürecinin devam ettiği, masumiyet karinesi gereği ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, FETÖ/PDY’nin ilk kez terör örgütü olarak kabulü öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlallerinin giderimini sağlayamadığı ve Komisyona başvurunun etkili bir başvuru yolu olmadığı, ... kullanıcısı olmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı, ...'un hukuka uygun bir delil olmadığı, hukuka aykırı delillerin dikkate alınamayacağı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin Komisyon kararına ve yargılamaya esas alınamayacağı gibi aleyhine sonuç doğurmayacağı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına dayanak KHK ile anılan KHK'nın onayına ilişkin Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152. maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde, bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
Uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından edinilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel ….. Eğitim Araç. Lokant. İşlet. San. Tic. A.Ş.'de Mart 2009-Şubat 2010 tarihleri arasında çalışma kaydının olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkındaki ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı iki ayrı derneğe üyeliğinin olduğunun, tanık (…..)'nın ifadesinde; davacının kendisiyle birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün toplantılarına katıldığını, örgüt için para topladığını, …. üzerinden davacı ile mesajlaştıklarını beyan ettiğinin, tanık (....)'nin beyanında davacıyı "…." olarak tanıdığını, toplantılarda kendilerine davacının sohbet verdiğini, davacının örgüte himmet, burs, kurban parası adı altında para topladığını beyan ettiğinin, davacının …… kullanıcı adının "…." olduğunun, …. yazışmalarında da davacıya "…." şeklinde hitap edildiğinin, davacının dijital materyallerinde yapılan incelemede FETÖ/PDY terör örgütünün kullandığı iletişim programlarından olan "Eagle" programının bulunduğunun tespit edildiği hususları dava konusu işlemde belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
Öte yandan dava adli yardım talepli açıldığı için davacı vekili tarafından yatırılmayan "vekalet harcının" yargılama gideri dökümünde gösterilmediği anlaşıldığından, kararın belirtilen kısmının düzeltilmesi gerekmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine,
2- Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak düzeltilmesine,
3- Anılan kararda; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için işbu kararın kesinleşmesinden sonra ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..."şeklinde düzeltilmesine,
4- Anılan kararın "Yargılama Giderleri" bölümüne "Vekalet Harcı: 5,20-TL" ibaresi eklenerek karardaki "TOPLAM: 155,20-TL" ibaresinin "TOPLAM: 160,40-TL" şeklinde düzeltilmesine,
5- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
6- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 15.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)