(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125, 127)
İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/01/2018 tarih ve E:2017/1442, K:2018/58 Sayılı kararın; istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nce, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Osmaniye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde şef olarak görev yapan davacının, Cevdetiye Geçici Konaklama Merkezinde yemek dağıtıldığı dönemde ortaya çıkan atık ekmekleri bertarafı sırasında konaklama tesisindeki kiralık araçları kullanarak 237 Sayılı Taşıt Kanunu'nun 16.maddesine muhalefet ettiği gerekçesiyle hakkında başlatılan soruşturma neticesinde iyi hal uygulanarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A bendi uyarınca 'Uyarma Cezası' ile tecziye edilmesine ilişkin 13.04.2017 tarih ve E.5047 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; alınan ifadeler ile diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; soruşturma kapsamında alınan tanık beyanında (şoför M.Ş.nin ifadesinde,) konaklama merkezine ait araçlarla Akyar köyünde yaşayan davacının babasına kampta toplanan atık ekmekleri davacının emriyle götürdüğünü, diğer tanık şoför A.Y.'nin ifadesinde de davacının emriyle kiralık araçlarla babasına kampta toplanan atık ekmeleri götürdüğünü beyan ettikleri görüldüğünden, davacının, devlete ait resmi araç ve gereçleri özel işlerinde kullandığı iddiasının sübuta erdiği anlaşıldığından, bu bağlamda davacının eylemine uyan kınama cezası ile cezalandırılması gerekirken iyi hal uygulanmak suretiyle uyarma cezası ile tecziye edilmesine yönelik dava konusu davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından disiplin fiiline konu iddiaların 2013 yılına ilişkin olduğu, soruşturma olurunun zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiği, Taşıt Kanunu'na muhalefet ettiğine ilişkin olarak dosyada somut hiçbir delilin bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması, davalı idare tarafından ise vekil ile temsil edilmelerine karşın taraflarına vekalet ücreti hükmedildiği, vekalet ücreti hükmedilmemesine ilişkin kararın bu kısmının kaldırılması istenilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Osmaniye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde görev yapan davacının, Cevdetiye Geçici Konaklama Merkezinde görevli olduğu sırada atık ekmekleri satarak menfaat elde ettiği ve satılan ekmeklerin nakliyesini konaklama merkezinde görevli kiralık araçlarla sağladığı'' iddialarıyla hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucu düzenlenen raporda davacının atık ekmeleri satarak menfaat elde ettiğine dair delil elde edilemediği, ancak atık ekmeklerin bertarafı sırasında konaklama tesisinde kullanılan kiralık araçları kullandığından bahisle Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-e maddesi gereğince kınama cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, Osmaniye Valiliği İl İdare Kurulu'nca ''Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.'' hükmüne istinaden bir alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde;
"Bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a-) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b-) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlenildiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde ve belirli sürelere uyulmak suretiyle yapılması, isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Yukarıda yazılı 657 Sayılı Yasa'nn 127. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süreleri de, kişinin sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkabilecek kusurlu davranışların sürüncemede kalmaması, belirlenen bir sürenin geçmiş olmasıyla cezalandırmadan beklenen sosyal faydanın ortadan kalkacağı düşüncesi ve caydırıcılığın sağlanabilmesi amacıyla getirilmiştir. Bu bakımından yukarıdaki metinde yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu sürelerdir.
Uyuşmazlıkta, dava dosyası, soruşturma raporundaki davacı ve tanık ifadelerinin incelenmesinden, davacının asli görev yeri olan Osmaniye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nden görevlendirme zamanının net olmamakla birlikte 07.05.2013 tarihi ile Ocak 2014 tarihine kadar Destek Hizmetleri Amiri olarak görevlendirildiği değerlendirildiğinde, görevlendirmenin son bulduğu Ocak 2014 tarihinden 21.04.2016 tarihli isimsiz şikayet dilekçesi üzerine 13.06.2016 tarihinde verilen davacının işlediği iddia olunan fiile ilişkin soruşturma oluru üzerine düzenlenen soruşturma raporu uyarınca 13.04.2017 tarihinde davacıya uyarma disiplin cezası verilmesine dair dava konusu işlemin, fiil tarihinden 2 yılı aşkın bir süre geçtikten, bir başka anlatımla anılan fiiller ile ilgili disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra tesis edilginden dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine dair mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davalı idarenin istinaf istemine gelince;
Davalı idare tarafından vekil ile temsil edilmesine karşın lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği öne sürülerek tarafları lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği öne sürülmekte ise de, istinaf istemine konu bu kararın yukarıda anılan gerekçeyle Dairemizce bozulmasına karar verildiğinden bu istemin karşılanması olanaklı değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme safhasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 241,15.-TL yargılama giderleri ve istinaf aşamasında yapılan 117,60.-TL yargılama giderleri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1,700.00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan ve posta giderinden ibaret olan 19,50.-TL posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, daha önce davacı tarafından yersiz yatırılan 35,90.-TL karar harcının davacıya iadesine, posta gideri avanslarından artan miktarın ilgili taraflara re'sen iadesine, 13/03/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)