İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 21/05/2018 tarihli ve 2018/16806 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 25/04/2019 tarihli ve E:2018/7216, K:2019/1570 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, FETÖ/PDY ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, ByLock programını kullanmadığı, idarenin bu hususu ispatlayamadığı, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği, Devlet kurumlarının izni ve onayı ile kurulan ve yasal olarak faaliyetlerine devam eden kurumlarla (sendika, dernek, okul vs.) ilişki içinde olmanın terör örgütü ile irtibat olarak değerlendirilemeyeceği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, hakkında disiplin soruşturması açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak tesis edilen işlemin yetki, usul ve sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında ifadesine başvurulan tanık beyanlarına göre, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde Osmaniye İl Polis imamı olarak faaliyet yürüttüğü hususu, Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Mahkeme Kararının Yargılama Giderleri Yönünden Değerlendirilmesi;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarife'nin A/III-2 numaralı maddesinde, idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar için maktu harç alınacağı hükme bağlanmış olup, anılan Tarifede de, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar için harç alınmayacağına dair istisnai bir hükme yer verilmemiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince, yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar (yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar dahil) için (1) sayılı Tarifede öngörülen maktu harçların tahsil edilmesi ve mahkemece davanın reddine karar verilmesi halinde söz konusu harçların yargılama giderleri arasında gösterilmek suretiyle davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.
İdare Mahkemesi kararında ise, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında yürütmeyi durdurma harcı gösterilmediği görülmekle, yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulması sebebiyle istinafa konu kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince, "davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL karar harcı, 5,20 TL vekalet harcı toplamı 77,00 TL'nin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde hüküm kurulduğu görülmekte ise de, mahkeme aşamasında davacı tarafından 140,00 TL posta gideri yatırıldığı, anılan meblağdan 63,20 TL posta gideri harcandığı ve 4,50 TL resmi posta gideri kullanıldığı dikkate alındığında, 63,20 TL posta gideri haricindeki diğer yargılama giderlerinin müzekkere ile tahsil edileceği açıktır.
Ayrıca davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU: Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 25/04/2019 günlü ve E:2018/7216, K:2019/1570 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3-Anılan kararın "Yargılama Giderleri" bölümüne; "Posta Gideri: 74,00 TL" ibaresi yerine "Posta Gideri: 67,70 TL" ibaresi ve "Yürütmenin durdurulması harcı: 59,10-TL" ibaresi eklenerek "TOPLAM: 152,00-TL ibaresinin, "TOPLAM: 204,80-TL" olarak DÜZELTİLMESİNE,
4-Anılan kararda "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL karar harcı, 5,20 TL vekalet harcı toplam 77,00 TL'nin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL karar harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 59,10 TL yürütmeyi durdurma harcı ve 4,50 TL resmi posta gideri olmak üzere toplam 140,60 TL'nin davacıdan tahsili amacıyla işbu kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
5-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
6-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 24.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)