İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2019 günlü ve E:2018/2627, K:2019/424 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 22/03/2018 tarihli ve 2018/8397 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ….. iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığı, davacının başvurusunun reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, herhangi bir terör örgütü veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya grupla üyelik, mensubiyet veya iltisak, irtibat kapsamında değerlendirilebilecek ilgi, alaka ve bilgisinin bulunmadığı, savunması dahi alınmaksızın ihraç edilmesi işleminin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, meslek hayatı boyunca çalıştığı meslektaşlarının tanık olarak dinlenilmesi talebinin Komisyon tarafından dikkate alınmadığı, terör örgütü üyeliği, mensubiyeti ve/veya iltisakına ilişkin bilgi ve belgelerin neler olduğu ve ne tür bir terör faaliyetine katıldığının somut delillerle ortaya konulmadığı, hakkında herhangi bir idari soruşturma yapılmadığı, hakkındaki iddialardan haberdar olmadığı, savunma yapma hakkı tanınmadığı böylelikle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan suçlu ilan edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği tesis edilen işlemin sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta; kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı okulda eğitim kaydının bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye müzahir şirkette çalıma kaydının bulunduğunun belirtildiği hususları, Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2019 günlü ve E:2018/2627, K:2019/424 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "...belirlenen 408,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"...belirlenen 408,60-TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararda; "... davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "... davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili amacıyla işbu kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
4-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)