(2577 S. K. m. 45) (6100 S. K. m. 57)
İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 14.05.2018 tarihli ve 2018/15988 sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte ödenmesine, memuriyetten ihraç edildiği sürenin fiili hizmet süresine eklenmesine, emekli sandığı ve kurum karşılıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmesine, hukuka aykırı tecavüzlerde doğan acı, elem ve ızdırabın telafisi amacıyla manevi olarak 1.000.000,00 TL. tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2019 tarihli ve E:2018/3324, K:2019/395 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVACI) :Davacı tarafından, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, savunma hakkı kullandırılmaksızın işlem tesis edildiği, bu cezaya rağmen ayrıca aynı eylemler nedeniyle ceza soruşturması da açıldığı, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, darbe girişimi ile ilgisi olmayan kişilerin, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki faaliyetleri nedeniyle terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, mahkemeye erişim hakkının engellendiği, savunmasının alınmadığı, masumiyet karinesi ilkesinin ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, OHAL Komisyonunun başvuruyu gerekçesiz olarak reddettiği, atfedilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte legal faaliyetler olduğu, 30.05.2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereği terör örgütü üyeliğine dayanak gösterilemeyeceği, isminin KHK'da, Resmi Gazete'de yayınlanarak terör örgütü üyesi ilan edildiği, özel hayata saygı ilkesinin ihlal edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, başta savunma hakkı olmak üzere dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, akıllı telefonuna kamuya açık bir uygulamayı indirmesinin kamu görevinden çıkarılma işlemine dayanak olamayacağı, Bylock programının tespit ve değerlendirme tutanağında herhangi bir içerik veya somut veri bulunmadığı, asal bir şekilde görevini sürdüren bankaya yatırılan paranın suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asya hesabına para yatırmadığı, üyesi olduğu sendika hakkında terör örgütü ile iltisaklı olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, Devletin izin verdiği sendikaya Anayasal hakkını kullanarak üye olduğu, örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin gazete abone bedeli olduğu, Kimse Yok Mu? derneğine SMS yoluyla bağış yaptığı iddiasının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının barışçıl örgütlenme özgürlüğüne müdahale oluşturduğu ileri sürülmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVALI): Davalı tarafından, bakılan davanın seri dava olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığından vekalet ücretinin tam olarak verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı hakkında Dernekler Dairesi Başkanlığı'ndan temin edilen bilgilere göre, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Eğitim Gönüllüleri Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ne 27.04.2009 tarihinde kurucu üye olduğu, 27.04.2009-02.07.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu yedek üyesi ve geçici başkan olarak görev yaptığı, derneğin kapatıldığı tarihe kadar üyeliğinin devam ettiği, ceza yargılamasında elde edilen delilere göre, FETÖ/PDY ile iltisaklı Karadeniz Eğitim Kültür ve Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeliğinin bulunduğu hususları Mahkeme kararında belirtilen delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Mahkemece iş bu davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22.maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de; her bir uyuşmazlığın içeriği itibariyle davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanunun 57.maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, mahkemenin işaret ettiği davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı, bu durumda bakılan davanın seri dava niteliğinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/02/2019 gün ve E:2018/3324, K:2019/395 sayılı kararın, davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısma yönelik davacının İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Mahkeme kararının "...belirlenen 408.60-TL ve aynı Tarife'nin 10. maddesi uyarınca reddedilen manevi tazminat istemi üzerinden maktu olarak belirlenip aynı Tarife'nin 22 nci maddesi dikkate alınarak hesaplanan 408,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"...belirlenen 1.362,00-TL ve aynı Tarife'nin 10. maddesi uyarınca reddedilen manevi tazminat istemi üzerinden maktu olarak belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece yapılan posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunanlara re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)