(6100 S. K. m. 323, 339) (2577 S. K. m. 31)
İSTEMİN ÖZETİ: İran uyruklu olan davacı tarafından, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 30/05/2018 tarih ve 8972 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacıya ikamet yerini izinsiz terk etmesi halinde başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verileceğine yönelik bildirimin 25.04.2018 tarihinde tercüman huzurunda yapıldığı, Ankara ilinde davacı hakkında verilen adli kontrol kararında da belirtildiği üzere "ikamet adresi olarak bildirdiği adresin" esas alındığı dolayısıyla davacı tarafından Sivas ilindeki adresinin bildirilmediği gibi bu mazeretinin de davalı idareye bildirilmediği, ikamet yerini izinsiz olarak terk etmiş olmasına bağlı olarak imza yükümlülüğünü de ihlal ettiği ikamet ilini izinsiz terk etmesi ve imza yükümlülüğü konusunda bilgilendirilmiş olmasına rağmen, davacının bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiğinin sabit olduğu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 77/1-(ç) maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2018 gün ve E: 2018/611, K: 2018/793sayılı kararın, davacı vekili tarafından, davacının sağlık sorunları sebebiyle ikamet yerini terk etmek zorunda kaldığı, davalı idare vekili tarafından, kararın vekalet ücretinin hazineden alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARININ ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, İran uyruklu olan davacı tarafından, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 30/05/2018 tarih ve 8972 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Sivas İdare Mahkemesi'nin 17/10/2018 gün ve E: 2018/611, K: 2018/793 sayılı kararı ile; davacının ikamet yerini izinsiz olarak terk etmiş olmasına bağlı olarak imza yükümlülüğün de ihlal ettiği ikamet ilini izinsiz terk etmesi ve imza yükümlülüğü konusunda bilgilendirilmiş olmasına rağmen, davacının bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiğinin sabit olduğu, 6458 sayılı Yasanın 77/1-(ç) maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı istinaf başvuru dilekçesi ile; İran'a geri gönderilmesinin hayatını tehlikeye sokacağı, cinsel eğilimleri sebebiyle ölüm cezasına çarptırılacağı, telafisi imkansız zararlara sebebiyet verileceği ileri sürülerek kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
Davalı idare istinaf başvuru dilekçesi ile; İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti dışındaki kısmının onanması, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hazineden tahsiline ilişkin kısmın kaldırılması gerektiği, bu yönü ile vekalet ücretinin hazineden tahsili kararının infaz kabiliyeti bulunmadığı, bu konuda açık düzenleme olmadığı ileri sürülerek, kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
Sivas İdare Mahkemesince verilen 17/10/2018 gün ve E: 2018/611, K: 2018/793 sayılı kararın vekalet ücreti dışındaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının istinaf başvuru nedenleri kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretinin hazineden alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden;
Davacının adli yardım talebinin İdare Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli kararı ile kabulüne karar verildiği, davanın reddi kararı verilmesiyle HMK 339/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin tahsilinin davacının mağduriyetine neden olacağı gerekçesiyle yargılama giderlerinden muaf tutulduğu görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31'nci maddesinde, ''1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990 - 3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) (2) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (1)(2) 2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Adli Yardımın Kapsamı'' başlıklı 335'nci maddesi, ''(1) Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet. b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet. c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi. ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini. (2) Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. (3) Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 339'ncu maddesinin 2. fıkrasında ise, ''(2) (Ek : 11/4/2013-6459/ 24 md.) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nin 323'ncü maddesi ''1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Celse, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.'' kuralı yer almıştır.
Her ne kadar HMK'nın 323'ncü maddesinde Avukatlık ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiş ise de; aynı Kanunun 326'ncı maddesinde Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlandığından, Adli Yardım kapsamında Avukatlık ücretinin bulunmaması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, davanın davacı aleyhine sonuçlanması nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilerek, vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı idareye verilmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin hazineden karşılanarak davalı idareye verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf isteminin REDDİNE, Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2018 gün ve E: 2018/611, K: 2018/793 sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, davalı idare İSTİNAF İSTEMİNİNKABULÜ ile anılan kararın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, mahkemesince adli yardım kararı nedeniyle ertelenen ancak haksız çıkması sebebiyle tahsil edilmesi gereken yargılama giderlerinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca muaf tutulmasına karar verilmiş olması nedeniyle, davalı idare tarafından istinaf safhasında yapılan yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, posta gideri avansından artan miktarın davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)