İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 11/04/2018 tarihli ve 2018/10921 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 22/04/2019 tarihli ve E:2018/3907, K:2019/1416 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, ... programını kullanmadığı, FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuka aykırı olduğu, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesinin ihlal edildiği, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, savunma alınmaksızın tesis edilen işlemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırı olduğu, eğitim hakkının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı, kim tarafından oluşturulduğu belli olmayan fişleme niteliğindeki değerlendirme ve tespitlere dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlem ile aynı gerekçeler kullanılarak hiç bir araştırma yapılmadan verilen dava ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun eksik ve hatalı değerlendirme yaptığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ihraç işlemini değerlendirmek yerine ihraç tarihinden sonra gerekçe oluşturmak suretiyle başvuruyu reddettiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ihraç işlemini AİHS ve Anayasaya aykırılık yönünden değerlendirmediği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından suç ve cezalar geçmişe yürütülerek ret kararı verildiği, terör örgütünün varlığının kesinleştiği tarihten sonraki süreçte terör örgütü üyeliği suçlamasının mümkün olduğu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu karanının şekil, konu, maksat ve sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nce reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 03/02/2020 tarih ve E:2019/2191, K:2020/626 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 22/04/2019 günlü ve E:2018/3907, K:2019/1416 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2-Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararda; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan (davanın başında yatırılan 5,20-TL vekalet harcı haricinde kalan) 136,80-TL'nin davacıdan tahsili için amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan (davanın başında yatırılan 5,20-TL vekalet harcı haricinde kalan) 136,80-TL'nin davacıdan tahsili için amacıyla işbu kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..." şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 08.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)