(2577 S. K. m. 45) (Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 7, 11, 12, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 15/11/2018 tarihli ve E:2017/1051, K:2018/1498 Sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Sinop ili, Merkez Meydankapı Mahallesi, Ulu Sokak, 25 ada, 23 parsel sayılı, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli revizyon ve ilave imar planlarının onaylanmasına ilişkin Sinop Belediye Meclisinin 04.08.2016 tarih ve 116 Sayılı kararının dava konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 15/11/2018 tarihli ve E:2017/1051, K:2018/1498 Sayılı kararıyla; 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile getirilmiş üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması ve bu kapsamda planda mevcut olan sıkıntıların giderilmesi amacıyla yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak hedef yılını doldurmuş olan 1988 yılı imar planında revizyon ve ilave yapıldığı, dolayısıyla revizyon ve ilave imar planı yapılması koşullarının oluştuğu, dava konusu parsel ve yakın çevresi için getirilmiş olan mekânsal kullanım kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumlu olduğu, yönetmeliğin 8. maddesine uygun olarak kurum görüşlerinin toplandığı, gerekli analiz, etüt, araştırma faaliyetlerinin yapıldığı ve plan kararlarının bu faaliyetler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda alındığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen donatı standartlarının sağlandığı ve uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu edilen imar planlarında çevresindeki kullanımlarla uyumlu olacak şekilde planlandığı dikkate alındığında, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan revizyon ve ilave imar planlarının, imar mevzuatına, kamu yararına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Sinop Belediye Meclisi'nin 04/08/2016 tarih ve 116 Sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; Sinop ilinde özellikle yaz aylarında ağırlanan turist sayısında meydana gelen artışın kent içindeki araç sayısının da doğru orantılı olarak artmasına sebep olduğu, artan araç sayısının daha fazla otopark alanı ihtiyacını doğurduğu, kent içinde yeterli otopark alanlarının ayrılmamış olduğu, bu sebeple hem kent sakinlerinin hem de tatillerini geçirmek üzere buraya gelenlerin büyük çoğunluğunun araçlarını yol kenarlarına park etmek zorunda kaldığı, bu durumun yollarda sağlanması gereken araç sirkülasyonunu olumsuz yönde etkilediği ve trafikte tıkanıklıklar meydana getirdiği, ayrıca dava konusu parselin çevresinin 4 ve 5 katlı yapılar ile yoğun şekilde yapılaşması, yapılar arasında yollar için bırakılan boşlukların oldukça dar olması ve ayrıca trafiğe çift yönlü olarak açık olan söz konusu yolların sağ ve sol kısımlarının çevre sakinleri tarafından otopark olarak kullanılması sebebiyle trafik akışının olumsuz yönde etkilendiği, bunun yanında söz konusu parselin yaklaşık 20 metre doğusunda yer alan okul alanının da açık olduğu zamanlarda buraya ek trafik ve otopark ihtiyacı yükü getireceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu planlarla ayrılan otopark alanının hizmet vereceği bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik durumu ile kalıcı ve hareketli nüfusun oluşturacağı trafik yoğunluğu dikkate alınarak davalı idare tarafından önceki plan kararlarında olduğu şekilde uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanın otopark alanı olarak ayrılmış olmasının kamu yararına uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğu, raporda dava konusu imar planı değişikliğinin görev, yetki, sorumluluk, imar planının tanım ve içerikleri, plan yapım ve onama süreçlerine ilişkin herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı, düzenlemenin imar planı amacına uygun olduğunun iddia edildiği, ancak bu iddiaları ispatlayacak hiçbir hukuka uygun gerekçe ve sebep gösterilmediği, özel şahısların para kazanmak için bu kadar küçük bir alana otopark yapabileceği ama bir belediyenin bu kadar küçük alana otopark yapmak istemesinin mantıklı bir durum olmadığı ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda özetle; "Davaya konu parselin doğusunda Ulu Sokaka, kuzeyinde Cumhuriyet İlkokulu ile sonlanan yola cepheli köşe parsel niteliğinde olduğu, halihazırda oto kuaför olarak işletildiği; parselin çevresinin 4 ve 5 katlı yapılar ile yoğun şekilde yapılaştığı, yapılar arasında yollar için bırakılan boşlukların oldukça dar olduğu ve ayrıca trafiğe çift yönlü olarak açık olan söz konusu yolların sağ ve sol kısımlarının çevre sakinleri tarafından otopark olarak kullanıldığı; bu durumun ise trafik akışını olumsuz yönde etkilediği, davaya konu revizyon ve ilave imar planlarının hedef yılını doldurmuş olan 1988 yılı imar planlarının, 2008 ve 2012 yıllarında onaylanmış olan üst ölçekli plan niteliğindeki 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile getirilmiş kararlar ile uyarlı olacak şekilde güncellenmesi ve planda mevcut olan aksayan yönlerin de bu kapsamda tespit edilerek giderilmesi amacıyla hazırlanmış oldukları, bu nedenle; dava konusu planların onaylandığı tarih itibariyle her ne kadar 1988 yılı imar planında belirlenen projekte nüfusa ulaşılmamış olsa da üst ölçekli plan kararlarına uyumun sağlanması amacının gerçekleştirildiği; dolayısıyla yapılan işlemin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 25. maddesiyle uyarlı olduğu, davaya konu revizyon ve ilave imar planlarının yapım aşamasında, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 8. maddesine uygun olarak kurum görüşlerinin toplandığı, gerekli analiz, etüt, araştırma faaliyetlerinin yapıldığı ve plan kararlarının bu faaliyetler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda alındığı, dava konusu 25 ada 23 parsel ve yakın çevresine dair getirilen üst ölçekli plan kararlarına bakıldığında; Mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca 23.01.2008 tarihinde onaylanan Sinop-Kastamonu-Çankırı Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ve ona uygun olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 09.07.2015 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Alt Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında 'Kentsel Yerleşme Alanı' olarak belirlenmiş kullanım kararına denk geldiği, buna göre dava konusu parselin davaya konu imar planları ile 'Otopark Alanı' olarak planlanmış olmasının üst ölçekli çevre düzeni planlarına aykırılık teşkil etmediği, Sinop Belediye Meclisi'nin 17.02.1988 tarih ve 6 Sayılı meclis kararı ile onaylanan Sinop Merkez 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon imar planında dava konusu parselin denk geldiği alanın, parselin batısında yer alan ancak korunması öngörülen cephe hatları sebebiyle belli bir genişlik tanımlanamamış olan taşıt yolu ile bağlantılı otopark alanı şeklinde planlanmış olduğu, parselin yakın çevresinin bitişik nizam 2, 4 ve 5 kat yapılaşma koşullarına sahip konut ve konut+ticaret alanları ile planlanmış olduğu; ayrıca yaklaşık 20 metre doğusunda ilkokul alanı ayrılmış olduğu, dava konusu planlar ile getirilen mekânsal kullanım kararlarının 25 ada 23 parsel ve yakın çevresi ölçeğinde incelendiğinde ise; 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planında dava konusu parselin önceki planda olduğu gibi otopark alanına denk geldiği; önceki planda korunması öngörülen yapı adası cepheleri nedeniyle sabit bir genişlikte planlanamayan Ulu Sokak'ın söz konusu otopark alanının kuzeyinde kalan kısımlarının yaya yoluna dönüştürüldüğü; böylece otopark alanına bağlantının davaya konu alanının güneyinde doğu-batı doğrultusunda planlı olan taşıt yolundan kuzey yönünde ayrılan bağlantı yolu ile sağlanmış olduğu; parselin yakın çevresinin ticaret+konut alanları ve mevcut konut alanları ile planlandığı, önceki planda da var olan eğitim tesis alanın aynen korunduğu, benzer şekilde 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planında da dava konusu parselin otopark alanına denk geldiği; parselin yakın çevresinin ayrık nizam 5 kat yapılaşma koşuluna sahip ticaret+konut ve konut alanları ile planlandığı; doğusundaki eğitim tesis alanının nazım imar planındaki şekli ile aynen plana işlendiği, dolayısıyla, aynı meclis kararı ile onaylanan dava konusu nazım ve uygulama imar planlarında 25 ada 23 parsel ve yakın çevresi için getirilmiş olan mekânsal kullanım kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumlu olduğu, bu nedenle; dava konusu planların, planların kademeli birlikteliği anlamında planlama hiyerarşisine ve planlama esaslarına uygun olduğu, Sinop ilinde, özellikle yaz aylarında ağırlanan turist sayısında meydana gelen artışın kent içindeki araç sayısının da doğru orantılı olarak artmasına sebep olduğu, artan araç sayısının ise daha fazla otopark alanı ihtiyacını doğurduğu, ancak bilirkişi heyetince, keşif günü davaya konu parsele ulaşmaya çalışılırken yapılan gözlemler sonucunda; kent içinde yeterli otopark alanlarının ayrılmadığı, bu sebeple hem kent sakinlerinin hem de tatillerini geçirmek üzere buraya gelenlerin büyük çoğunluğunun araçlarını yol kenarlarına park etmek zorunda kaldıkları, bu durumun ise yollarda sağlanması gereken araç sirkülasyonunu olumsuz yönde etkilediği ve trafikte tıkanıklıklar meydana getirdiğinin gözlemlendiği, benzer şekilde dava konusu parselin bulunduğu alanda da bölgede yaşayanlar tarafından yolların hem sağ hem sol kısımlarının otopark olarak kullanıldığı ve bu durumun çift yönlü trafiğe açık söz konusu yollardaki trafik akışını engellediğinin görüldüğü, bunun yanında söz konusu parselin yaklaşık 20 metre doğusunda yer alan okul alanının da açık olduğu zamanlarda buraya ek trafik ve otopark ihtiyacı yükü getireceğinin değerlendirildiği, buradan hareketle; Sinop İl merkezi geneli ve davaya konu parselin yakın çevresi özelindeki otopark ihtiyacı göz önüne alındığında, söz konusu parselin hem 1988 yılında onaylanan imar planlarında hem de davaya konu edilen revizyon ve ilave imar planlarında otopark alanı olarak ayrılmış olmasının kamu yararı taşıdığı kanaatine varıldığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; davaya konu 25 ada 23 parselin, 04.08.2016 tarih ve 116 Sayılı meclis kararı ile onaylanan dava konusu revizyon ve ilave imar planlarında 'otopark alanı' olarak planlanmış olmasının; planlama tekniklerine, çevresel koşullara, üst ölçekli planlara (planlama hiyerarşisine), şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Sinop Çevre Dostları Derneği tarafından Sinop Belediye Meclisinin 04.08.2016 tarih ve 116 Sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin E.2017/575 Sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda özetle; "04/08/2016 tarih ve 116 Sayılı Sinop Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon nazım ve uygulama imar planında getirilen kullanım kararlarının, 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planına uygun olduğu, bu haliyle 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddelerinde belirtilen planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereğinin yerine getirildiği, 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planı sınırları içerisinde Bostancılı Köyü batısı ile Dibekli Köyü kuzeyi arasında yer alan 'Karagöl-Aksaz Sulak Alanı'nın' davaya konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı sınırları içerisinde kaldığı, davaya konu planlara 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı kararında getirilen kullanım kararlarının aynen aktarıldığı ve getirilen kullanım kararlarının çevre düzeni planı ile örtüştüğü, 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı sınırı içerisinde kalan aynı zamanda sulak alan, önemli bitki ve kuş alanı ile tabiatı koruma alanı statülerine sahip 'Sarıkum Gölü'nün' ise davaya konu imar planının onama sınırı dışında kaldığı, davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanlarının orta ve düşük yoğunluk olarak belirlendiği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinde nazım imar planının tanımından da anlaşılacağı üzere; nazım imar planlarının, genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini gösteren üst ölçekli genel nitelikli planlar olduğu, bu tarife rağmen bu planlarla getirilen düşük ve orta yoğunluktaki konut alanlarında nüfus yoğunluğunun kaç kişi/ha olacağının belirtilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 6. ve 7. bentlerinde belirtilen hükümler uyarınca planlama alanı 'jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının' onaylandığı ve söz konusu etütlerin dikkate alındığı, 3194 Sayılı İmar Kanunu ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 'Mekânsal Planların Yapımına Dair Esaslar' başlıklı 8. maddesi uyarınca Sinop Belediyesince planlama alanına yönelik ilgili kurum ve kuruluş görüşlerinin istendiği ve bu kuruluşların görüşlerinin plana yansıtıldığı, sit alanlarında hazırlanacak olan imar planlarının koruma amaçlı imar planı olmasının gerekmesi sebebiyle, bu alanların ilave ve revizyon planlar kapsamına alınmamasının doğru bir yaklaşım olduğu, Sinop Belediye Meclisinin 04/08/2016 tarih ve 116 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon nazım ve uygulama imar planında davaya konu parselin bulunduğu alana getirilen kullanım kararlarının imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olduğu, ancak davaya konu 1/1000 ölçekli imar planında 'Ada Mahallesi' gibi özellikle revizyon kapsamında değerlendirilen alanların, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca gelecek olan nüfusun bu bölge içerisinde sosyal ve teknik altyapı alanlarında Yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlarda ve yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının (park, spor alanları, eğitim, sağlık, ibadet alanları, kültürel tesis alanlarının) ayrılmaması ve imar planları ile bir bütün olan plan notları ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olması nedeniyle dava konusu Sinop Belediye Meclisinin 04.08.2016 tarih ve 116 Sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planının imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği; Mahkemenin 05/07/2018 tarihli ara kararı uyarınca hazırlanan ek bilirkişi raporunda ise; "Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4.maddesinde nazım imar planının tanımı yapılmış olup, bu tanım uyarınca planlama alanında gelecekteki nüfus yoğunluklarının gösterilmesi gerektiği, yine aynı Yönetmeliğin 'Plan raporu' başlıklı 9. maddesinde; alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin bilgilerin yer alacağının belirtilmiş olmasına rağmen davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında düşük ve orta yoğunlukta konut alanları önerilmesine karşın bu alanlara ilişkin gerek plan lejantında, gerek plan paftalarında, gerekse plan açıklama raporunda yoğunluk bilgilerinin (kişi/ hektar) yer almadığı, davaya konu imar planlarının revizyon ve ilave imar planı olması nedeniyle Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 25. maddesi kapsamında incelendiği ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının plan bütünlüğü içinde değerlendirildiği gibi sosyal donatı alanlarının aynı Yönetmeliğin 11. ve 12. maddeleri uyarınca herhangi bir parsele olan yürüme mesafeleri değil, bu bölgeye gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli alan sosyal ve teknik donatı alanlarının ayrılıp ayrılmaması kapsamında da incelendiği, bu kapsamda, 'Ada Mahallesinde' olduğu gibi bu bölge içerisinde aile sağlığı merkezi, anaokulu, ilkokul ve ibadet alanlarının dağılımı ve yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 11. ve 12. maddeleri uyarınca gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan eğitim (ilkokul alanı) sağlık, ibadet alanları gibi tesislerin yeterince ayrılmadığı, bu yönden plaların imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 10.maddesi kapsamında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı gösterimlerinde 'Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı' lejantının getirildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da kentsel çalışma alanlarının detaylandırıldığı ( ticaret, depolama, akaryakıt istasyonu gibi), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca onaylanan 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planı sınırları içerisinde "Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı" kullanım kararı getirilen alanların, davaya konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planları plan lejantlarında konut dışı kentsel çalışma alanı gösteriminin bulunmaması nedeniyle bu şekilde gösterilmediği, çevre düzeni planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenen bu alanların, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave imar planlarında detaylandırılarak kullanım kararlarının (ticari alan, depolama alanı, pazar alanı v.b.) şeklinde belirlendiği, ancak bu alanlara ilişkin yapılanma koşullarının ve hangi kullanımların yer alacağının belirtilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 'Plan raporu' başlıklı 9.maddesinde belirtilen hükme aykırı olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik olarak ayrı ayrı hazırlanmış plan açıklama raporlarının bulunmadığı, var olan plan açıklama raporunun "Sinop (Merkez) İlave ve Revizyon İmar Planı Açıklama Raporu" adı altında genel bir açıklama raporu olduğu, davaya konu revizyon ve ilave imar planı plan açıklama raporunun ve plan notlarının, alan kullanımları ve yapılaşma koşullarını net bir şekilde belirtmekte yetersiz olduğu, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında getirilen kullanım kararları doğrultusunda 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 10. maddesinde belirtilen imar planlarının çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanmadığı, imar planları ile bir bütün olan plan notları ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
a- Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır.
b- Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.
c- Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir.
ç- Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır...", Plan raporu başlıklı 9. maddesinde; " (1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır.
(2) Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir...", İmar planı revizyonu ve ilaveleri başlıklı 25. maddesinde; " (1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir." kuralları yer almaktadır.
İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık süreci bulunmaktadır. Planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu vb hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının geneli hukuka aykırı hale gelecektir.
Uyuşmazlığın çözümü için yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, dava konusu planların, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu belirtilmiş ise de; E.2017/575 Sayılı dava dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda tespit edilen eksiklik ve aykırılıkların plan kararlarının geneline yönelik olması karşısında, E.2017/575 Sayılı dava dosyasındaki rapor hükme esas alınmıştır.
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik ayrı ayrı plan açıklama raporu bulunmaması, nazım ve uygulama imar planının, plan notlarının ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olması, nazım imar planında önerilen düşük ve orta yoğunlukta konut alanlarına ilişkin gerek plan lejantında, gerek plan paftalarında, gerekse plan açıklama raporunda yoğunluk bilgilerinin (kişi/hektar) yer almaması, 1/5000 ve 1/1000 imar planlarında ticaret alanı olarak belirlenen alanların bir kısmının 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında konut dışı kentsel çalışma alanında, bir kısmının ise kentsel konut alanında kalmasına rağmen her iki ticaret alanı arasında ne tür bir fark olduğunun plan paftası ve plan notlarında açıklanmamış olması, nazım ve uygulama imar plan paftalarında üst ölçekli planda farklı kullanımlara isabet eden ticaret alanlarındaki ayrımı belirtmede eksikliklerin bulunması, dolayısıyla nazım ve uygulama imar planının ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıları içermemesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. ve 12. maddeleri uyarınca gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan eğitim (ilkokul alanı), sağlık, ibadet alanları gibi tesislerin yeterince ayrılmamış olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle Samsun 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/11/2018 günlü, E:2017/1051, K:2018/1498 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 2.489,65-TL dava ve istinaf aşaması yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesinin (f) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 16/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)