(6100 S. K. m. 323, 326, 339) (2577 S. K. m. 31)
İSTEMİN ÖZETİ: Afgan uyruklu olan davacı tarafından, 6458 sayılı Kanun uyarınca uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin Sivas Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 16.05.2018 tarih ve E.8116 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; uluslararası korumanın amacının başvuru sahibi kişilerin, ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri uyarınca belirlenen sebepler dışında ülkede kalmalarına izin verilmesi şeklinde değerlendirilemeyeceği ve anılan statünün amacının zulme uğrama korkusu içinde bulunan ve gerçekten bu riski taşıyan şahısların ülkede belirlenen statü içerisinde kalmalarına izin vermek olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği mülteci belgesinin tek başına değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, dosyadaki bilgi ve belgelerden de davacının uluslararası koruma başvurusunun kabulüne olanak sağlayacak şartların mevcut olmadığı anlaşıldığından, davalı idare tarafından ulusal mevzuata ve Türkiye'nin taraf olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalara uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 21/11/2018 gün ve E: 2018/538, K: 2018/940 sayılı kararın, davacı tarafından, işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı idare vekili tarafından, vekalet ücretinin hazineden tahsiline hükmedilemeyeceği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Afgan uyruklu olan davacı tarafından, 6458 sayılı Kanun uyarınca uluslararası koruma başvurusunun reddine ilişkin Sivas Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 16.05.2018 tarih ve E.8116 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 21/11/2018 gün ve E: 2018/538, K: 2018/940 sayılı kararı ile; davacının uluslararası koruma için gerekli kriterleri taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilip, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf isteminde bulunulmuştur.
Davacının adli yardım talebinin İdare Mahkemesinin 21/06/2018 tarihli kararı ile kabulüne karar verildiği, davanın reddi kararı verilmesiyle HMK 339/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin tahsilinin davacının mağduriyetine neden olacağı gerekçesiyle yargılama giderlerinden muaf tutulduğu görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31'nci maddesi, ''1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükûnunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990 - 3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) (2) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (1)(2) 2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne haizdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Adli Yardımın Kapsamı'' başlıklı 335'nci maddesi, ''(1) Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet. b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet. c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi. ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini. (2) Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. (3) Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 339'ncu maddesinin 2. fıkrasında ise, ''(2) (Ek : 11/4/2013-6459/ 24 md.) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nin 323'ncü maddesi ''1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Celse, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.'' yer verilmiştir.
Her ne kadar HMK'nın 323'ncü maddesinde Avukatlık ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiş ise de; aynı Kanunun 326'ncı maddesinde Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlandığından, Adli Yardım kapsamında Avukatlık ücretinin bulunmaması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, davanın davacı aleyhine sonuçlanması nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilerek, vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı idareye verilmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin hazineden karşılanarak davalı idareye verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf isteminin REDDİNE, Sivas İdare Mahkemesi'nce verilen 21/11/2018 gün ve E: 2018/538, K: 2018/940 sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, davalı idare İSTİNAF İSTEMİNİNKABULÜ ile mahkeme kararının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, mahkemesince adli yardım kararı nedeniyle ertelenen ancak haksız çıkması sebebiyle tahsil edilmesi gereken yargılama giderlerinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca muaf tutulmasına karar verilmiş olması nedeniyle, davacı yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı idare tarafından istinaf safhasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)