İSTEMİN ÖZETİ: Pakistan vatandaşı olan davacının resmi belgede sahtecilik suç şüphesinden hakkında işlem yapıldığı, illegal çıkışa teşebbüs ettiğinden bahisle 6458 sayılı Kanunun 54-1/d-h maddesi uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin 23.3.2018 tarih ve 2018/412536 sayılı idare işlemi ile ikamet izninin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının Gana'dan kabul edilemez yolcu olarak Türkiye'ye geri gönderildiği, yapılan incelemede davacının pasaportunda bulunan Güney Afrika vizesinin sahte olduğundan şüphelenildiği, ancak pasaportta başka bir sahtecilik unsuru bulunmadığının rapor edildiği, davacının 22.3.2018 tarihli kollukta alınan ifadesinde vizeyi Güney Afrika Başkonsolosluğu'ndan aldığını beyan ettiği, hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan 2018/36426 sayılı soruşturmada davacıya Güney Afrika Büyükelçiliği'nin 18.4.2018 tarih ve Ref: CONS/01/2018 sayılı yazısıyla belirtildiği üzere vize verilmiş olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının kamu düzeni ve güvenliğini tehdit ettiğinden ve illegal çıkışa teşebbüs ettiğinden bahisle hakkında alınan sınırdışı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının işlem tarihinde 31.8.2019 tarihine kadar geçerli ikamet izniyle Türkiye'de bulunduğu, davacı hakkında alınan sınırdışı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, bu işleme dayanılarak tesis edilen ikamet izninin iptali işleminin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptali yolunda İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 28.9.2018 tarih ve E:2018/959, K:2018/1606 sayılı kararın, yöntem ve yasaya aykırı olduğu, idarenin takdir hakkını hukuka uygun olarak kullandığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, Pakistan vatandaşı olan davacının resmi belgede sahtecilik suç şüphesinden hakkında işlem yapıldığı, illegal çıkışa teşebbüs ettiğinden bahisle 6458 sayılı Kanunun 54-1/d-h maddesi uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin 23.3.2018 tarih ve 2018/412536 sayılı işlem ile ikamet izninin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlemin iptali yolundaki ilk derece mahkemesi kararının ilgili kısmına yönelik istinaf talebi irdelendiğinde;
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 53. maddesinin 3.fıkrasında "Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç, yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez." denilmektedir. Buna göre idare mahkemesince verilen karar kesin nitelikte olup, bu karara karşı istinaf başvurusunun incelenme olanağı yoktur.
İdare Mahkemesi kararının davacının ikamet izninin iptal edilmesi işleminin iptaline ait kısmı yönünden ise, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından, dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının davacının sınır dışı edilmesi işleminin iptaline ait kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, İdare Mahkemesi kararının davacının ikamet izninin iptali işleminin iptaline ait kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 13.3.2019 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)