(657 S. K. m. 137) (2547 S. K. m. 53)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülmekte olan soruşturmanın selameti açısından soruşturma sonuçlanıncaya kadar bu görevinin üzerinden alınarak anabilim dalı başkanlığına 30/1/2018 tarihinden itibaren Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. ....'in vekaleten atanmasına ilişkin 30/1/2018 tarih, 75867404-201.03 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/B maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca hakkında yürütülen soruşturmanın selameti nedeniyle tedbir amaçlı olarak yöneticilik görevinden uzaklaştırıldığı, davacıya isnat edilen soruşturmaya konu fiillerin niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı pozisyonundaki yöneticilik görevinden uzaklaştırılmasının dengeli ve ölçülü olduğu, bu haliyle davacının yöneticilik görevinden uzaklaştırılması şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Denizli İdare Mahkemesi'nin 06/02/2019 gün ve E:2018/656, K:2019/87sayılı kararının; uzaklaştırmanın 3 aylık dönem için yapılabileceği, uzatıldığı hususunda kendisine bilgi verilmediği, soruşturma süresince 4 kez rapor düzenlendiği, herhangi bir suç bulunmadığı halde ısrarla suç bulma çabası içine girildiği, şikayetçi ....'nın hukuka aykırı atamalarını dava açarak iptal ettirmesi nedeniyle adı geçenin ve idarenin kendisine husumet beslediği, soruşturmanın sonuçlandırılmayarak 15.09.2018 haftasında Anabilim Dalı Başkanlık seçiminin yapılmayıp, 25.10.2018 tarihinde vekaleten atama yapıldığı ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında başlatılan soruşturmanın selameti açısından Yetkili Dekanlık Makamınca takdir yetkisi kullanılarak işlem tesis edildiği, 675 sayılı KHK'nin 13.maddesi ile görevden uzaklaştırmalarda süre sınırlamasının kaldırıldığı, usul ve mevzuata uygun bulunan Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülmekte olan soruşturmanın selameti açısından soruşturma sonuçlanıncaya kadar bu görevinin üzerinden alınarak anabilim dalı başkanlığına 30/1/2018 tarihinden itibaren Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. ....'in vekaleten atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Görevden Uzaklaştırma" başlıklı 53/B maddesinde; "Görevden uzaklaştırma, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabilir. Soruşturmayı yürütenler görevden uzaklaştırmayı teklif edebilirler. Bu sürenin bitiminde tedbir kararının alınmasına ilişkin sebeplerin devam etmesi halinde tedbir her defasında üç ay uzatılabilir.
Görevden uzaklaştırmaya Yükseköğretim Üst Kuruluş Başkanları ile Devlet yükseköğretim kurumlarında atamaya yetkili amirler, vakıf yükseköğretim kurumlarında rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokullarında müdürler yetkilidir.
Rektörlerin, bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin ve dekanların görevden uzaklaştırılması kararı disiplin amirinin teklifi üzerine Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından verilir. Görevden uzaklaştırma kararları atamaya yetkili amirlere bildirilir.
Görevinden uzaklaştırılanlar hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen on işgünü içinde soruşturmaya başlanması şarttır.
Görevden uzaklaştırma işleminden sonra süresi içinde soruşturmaya başlamayan, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasının zorunlu olduğu durumlarda bu tedbiri kaldırmayan veya görevden uzaklaştırma işlemini keyfi olarak veya garaz ya da kini dolayısı ile yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan yetkililer, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.
Görevden uzaklaştırılanlar, kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. Ancak görevden uzaklaştırma süresi içinde kendilerine aylıklarının veya ücretlerinin üçte ikisi ödenir.
Göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda, bunların aylıklarının veya ücretlerinin kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışanlar bakımından görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin dereceye yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak ve akademik yükselme için gerekli bekleme süresinden sayılmak suretiyle değerlendirilir.
Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmesi hali dışında görevden uzaklaştırma tedbiri, bu tedbiri alan yetkililerce derhal kaldırılır.
Görevden uzaklaştırma tedbiri alınmakla beraber, soruşturma sonunda yetkili makam veya mercilerce hakkında kamu görevinden çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler ile ceza kararından evvel haklarındaki disiplin soruşturması af ile kaldırılanlar, bu kararların kesinleşmesi üzerine veya tedbir süresinin dolması hâlinde derhal göreve iade edilirler.
Kişinin görevi başında kalmasının, soruşturmanın devamına engel olmadığı hallerde görevden uzaklaştırma tedbiri süresi dolmadan da kaldırılabilir." hükmü yer almaktadır.
Bilindiği üzere görevden uzaklaştırma öğretim üyeleri, memurlar ve kamu görevlileri hakkında soruşturma açılması veya cezai kovuşturma yapılması ve ilgilinin görevi başında kalmasının görülen kamu hizmeti bakımından sakıncalı bulunması hallerinde uygulanan ve yapılan soruşturmanın esenliğini sağlamak amacını taşıyan geçici bir işlemdir. Hakkında soruşturma yapılanın görevinin yürütülen soruşturmayı etkileyecek konumda olması, delilleri karartacak pozisyonu ve imkanının bulunması ve soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü ihtimal bulunması gereklidir. Yasa hükmünden de anlaşıldığı gibi görevden uzaklaştırma işleminin uygulanabilmesi için kişinin görevi başında kalmasının sakınca yaratacak olması ön koşul olup kamu hizmetinin sağlıklı ve düzenli yürütülemeyeceği ve bu hizmetten yararlananların da olumsuz etkileneceği ve idareye duyulan güven duygusunun sarsılacağı hallerde sakıncanın var olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan Yasa hükmünde hangi hallerin kişinin görevi başında kalmasının sakınca yaratacağı veya soruşturmanın devamına engel olmadığı, hangi durumların yapılan soruşturmanın selametini etkileyeceği hususlarında düzenleme bulunmadığından bu hususların tespitinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Takdir yetkisinin kullanılması suretiyle tesis edilen işlemlerin ise kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının saptanması halinde idari yargı mercilerince idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Başkanı olduğu .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına atanmasına ilişkin işlemleri açtığı davalar sonucunda iptal ettirmiş olduğu Yrd.Doç.Dr. ....'nın 25.12.2017 tarihli olup kendisinin ve Doç.Dr. ...., Yrd.Doç.Dr. .... ve Doç.Dr. ....'ın sorumlu oldukları zaman dilimlerinde (haftalarda) hasta kayıtlarının (performans girişlerinin) resmi kayıtlardaki öğretim üyelerine değil Prof.Dr. .... adına yapıldığı, bu durumun yanlışlıkla olmayıp sürekli ve düzenli bir şekilde devam ettiği, ilgili öğretim üyelerinin bu usulsüz işlemlerden performans gelir kaybına uğradıkları, ayrıca Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün de zarara uğratıldığı hususlarını içeren dilekçesi üzerine 04.01.2018 tarihli E:897 sayılı işlemle soruşturmacı görevlendirildiği, 30.01.2018 tarihinde dava konusu görevden uzaklaştırma işleminin tesis edildiği, soruşturmacının 31.01.2018 tarihli soruşturma raporu ile davacının herhangi bir disiplin cezası ile cezalandırılmaması kanaatini içeren raporunu düzenlediği, takip eden süreçte bazı eksikler ve taleplerden dolayı olayla ilgili olarak Rektörlük İç Denetim Birimince yapılan inceleme sonucunda 31.05.2018 tarihli raporun, soruşturmacı tarafından ise 03.04.2018, 26.04.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde üç ayrı soruşturma raporu düzenlendiği ve hepsinde de disiplin cezası verilmemesi kanaatinin belirtildiği, en son Fakülte Dekanlığınca görevlendirilen Raportörün soruşturmanın genişletilerek kapsamlı şekilde yapılması önerisi üzerine Rektörlükten 22.11.2018 tarihli yazıyla yeni bir soruşturmacı görevlendirilmesinin talep edildiği, soruşturmanın henüz sonuçlandırılmadığı ve bu arada Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığına Prof.Dr. ....'nun 25.10.2018 tarihinde vekaleten atamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Belirtilen duruma göre şikayetçi dışındaki diğer üç öğretim üyesinin ifadelerinde şikayet konusu olaydan mağdur ve şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, poliklinik hizmetlerinden sorumlu öğretim üyeleri listesinin her ay düzenli olarak Hastane Başhekimliğine bildirildiği, soruşturma konusu olayla ilgili bilgi belge ve hasta kayıtlarının Hastane otomasyon sisteminde bulunduğu dolayısıyla davacının görevi başında kalması durumunda delillerin karartılması ihtimalinin söz konusu olmadığı gibi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında görülen kamu hizmetinin ve bu hizmetten yararlananların olumsuz etkileneceğine dair yeterli ve inandırıcı bir sebep ve makul gerekçe bulunmadığı, idarece görevlendirilen soruşturmacının dava konusu işlemden bir gün sonra düzenlemiş olduğu raporla disiplin cezası verilmemesi önerisi üzerine yukarıda özetlenen süreç de dikkate alındığında dava konusu işlemin tesisinde idarece sahip olunan takdir yetkisinin sebep ve maksat yönlerinden hukuka, hak ve adalet ilkelerine uygun kullanılmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla davacının Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığından yürütülmekte olan soruşturmanın selameti açısından soruşturma sonuçlanıncaya kadar şartları oluşmadığı kanısına varılan uzaklaştırma işleminde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan davacı Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevinin şahsına iadesini istemekte ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesi uyarınca İdari Mahkemelerce idari eylem veya işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği gibi esasen iptal kararımızın icabına göre idarece işlem tesis edileceği hususunun da aynı Yasanın 28.maddesi ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüyle, Denizli İdare Mahkemesi'nin 06/02/2019 gün ve E:2018/656, K:2019/87 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 352,60-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.(¤¤)