(7068 S. K. m. 3, 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Rize İl Jandarma Komutanlığı .... Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Uzm. J.IV. Kad. Çvş. olarak görev yapan davacı tarafından, 7068 sayılı Kanun'un 8/5/ç/4 maddesi uyarınca "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de aynı Kanun'un 8/7-b maddesi uyarınca "Brüt aylığından 1/3 oranında kesinti yapılmasına" ilişkin Rize Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu'nun 06/06/2018 tarih ve E:2018/9, K:2018/13 sayılı kararının iptali ile maaşından kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Rize İdare Mahkemesi'nin 27/03/2019 gün ve E:2018/599, K:2019/189 sayılı kararıyla; davacının üstü olan üsteğmeninin usulüne uygun şekilde "Cezaevi J.Bl.K.lığı emrine geçici görevlendirme ile başka birlikten gelen personel olduğunda, görevle ilgili bilgi akışının, takip ve kontrolün cezaevi personelinde olacağı, cezaevinde görevli bulunan asıl rütbeli personel tarafından üste bilgi verilmesi" yönündeki emrinin 07/03/2018 tarihindeki görev esnasında davacı tarafından yerine getirilmediğinin sabit olduğu, dolayısıyla davacının bu eyleminin "Amirin usulüne uygun olarak verdiği emri yerine getirmemek" niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, sübut bulan eylemi nedeniyle davacının 7068 sayılı Kanun'un 8/5/ç/4 maddesi gereğince yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası karşılığı olarak yine aynı Kanun'un 8/6 maddesi gereğince brüt aylığından 1/3 oranında kesinti yapılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının maaşından kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; Jandarma Üsteğmen ....'nın .... programı üzerinden yazmış olduğu yazıya "takip ettim" şeklinde cevap verilmemesi durumunun "emre uymamak" fiili ile nitelendirilemeyeceği, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu, ilgili yazışmaları ....tan yapmak zorunda olmadığı, işleme dayanak madde hükmünde "usulüne göre" ibaresinin bulunduğu, usulsüz verilen emrin bu doğrultuda değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği, eylem ile verilen ceza arasında adil bir denge bulunmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Rize İl Jandarma Komutanlığı .... Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Uzm. J.IV. Kad. Çvş. olarak görev yapan davacı tarafından, 7068 sayılı Kanun'un 8/5/ç/4 maddesi uyarınca "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de aynı Kanun'un 8/7-b maddesi uyarınca "Brüt aylığından 1/3 oranında kesinti yapılmasına" ilişkin Rize Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu'nun 06/06/2018 tarih ve E:2018/9, K:2018/13 sayılı kararının iptali ile maaşından kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin Cezası Verilecek Fiiller" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının ç/4 bendinde "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek." fiili yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem olarak belirlenmiş, aynı maddenin yedinci fıkrasında" Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine tabi olan personelin; ..b) Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si, kesilir" hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (ğ) bendinde; "Emir: Hizmete ilişkin bir fiilin yapılmasının veya yapılmamasının söz, yazı ve sair surette asta bildirilmesini ifade eder" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Rize İl Jandarma Komutanlığı .... Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Uzm. J.IV. Kad. Çvş. olarak görev yaptığı; davacı hakkında 07/03/2018 tarihinde 'Disiplinsizlik Tespit Tutanağı'nın tanzim olunduğu; söz konusu tutanakta özetle' Cezaevi Jandarma Bölük Komutanı J.Ütğm. ..... tarafından 06/03/2018 günü saat 20:58'de Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı'nda görevli bulunan personel tarafından kullanılan .... ortak grubunda görev tekmili verilmesi ve vukuatların bildirilmesi için örnek mesajların bildirildiği, bu paylaşımı davacı ile birlikte dört personelin okuduğu ancak okuduklarını yazılı olarak belirtmedikleri, diğer personelin bu emri okudukları ve "takip" yazmak suretiyle aldıkları, bunun üzerine 07/03/2018 günü saat 08:30 civarında komutan A.T.'nin makam odasında davacıya .... grubu yazışmalarını neden takip etmediğini sorduğunda '.... bir uygulama, orada yazılanlara dönüş yapmak zorunda değilim.' şeklinde cevap verdiği ve .... grubundan 08:42 sıralarında ayrıldığı, akabinde sabah 08.00-12.00 Rize E.A. Hastanesi devriyesine davacı ile birlikte görevlendirilen J.Asb. Çvş. .....'nin komutanı arayarak devriye hakkında bilgi verdiği, komutanın devriye dönüşünde saat 12:30 sıralarında davacıyı odasına çağırdığı ve "Neden devriyenin takip ve kontrolünü sen yapmıyorsun ve neden bilgi vermiyorsun" diye sorduğu, cevaben davacının "Komutanım, siz bana mobbing uyguluyorsunuz" dediği, komutanın davacıya ".... grubundan ayrılabilirsin ama bana görevler ile ilgili bilgi vermek senin görevlerinden biri ve bildirmek zorundasın. Nasıl K5. Uzman ile K4. Uzman bana bildiriyorsa, onların da .... programı yok, sen de o şekilde bildir. Sen buna mobbing mi diyorsun?" demiştir...' beyanlarına yer verildiği; söz konusu tutanağa istinaden meydana gelen olaylarla ilgili olarak soruşturma başlatıldığı ve aralarında davacının da bulunduğu birçok personelin ifadelerine başvurulduğu; akabinde hazırlanan 21/03/2018 tarihli idari tahkikat raporunda "Czev. J.Bl. K.J.Ütğm .... ve Czev. J.Bl.K.lığı emrinde görevli bulunan tüm personel ile aynı anda ve seri bir şekilde bilgi akışına olanak sağladığı için oluşturulan ortak .... grubu üzerinden sık sık irtibat ve iletişim kurarak yazıştıkları, Czev. J.Bl.K.J.Ütğm. ..... tarafından personele bu .... programı üzerinden emir, talimat ve görevlerin verildiği, .... programının seri bir şekilde ve aynı anda birden fazla kişiyi bilgilendirmeyle imkan sağladığından akıllı telefonu olan tüm personel tarafından aktif olarak kullanıldığı" denildikten sonra işbu davaya konu olayla ilgili olarak "...Cezevi J.Bl.K.lığı emrine geçici görevlendirme ile başka birlikten gelen personel olduğunda, kendilerinden kıdemli dahi olsa devriye esnasında ve görevle ilgili bilgi akışı ile ilgili konuların takip ve kontrolün Cezaevi personelinde olacağı, kendisine bu konular ile ilgili bilgi akışının bizzat Cezaevinde görevli bulunan asıl rütbeli personel tarafından yapılacağı, takviyeye gelen personelin araç başında kalacağı konusunda gerek sözlü gerekse ortak .... grubu üzerinden yazmak suretiyle bu emrin verildiği, verilen bu emre rağmen Uzm.J.IV.Kad.Çvş. ....'ın bu emre uymayarak 07.03.2018 tarihinde çıkmış olduğu görevde bu bilgilendirmeyi takviye kuvvet olarak gelen personele yaptırdığı yönündeki davranışları için; ..."Amirin usulüne uygun olarak verdiği emri yerine getirmemek"...disiplinsizlik fiillerini işlediği kanaatine varıldığı" nın belirtildiği; müteakiben İl Jandarma Disiplin Kurulu tarafından davacının 7 günlük süre içerisinde savunmasının istendiği, davacının 21/05/2018 tarihinde yazılı savunmasını sunduğu; 06/06/2018 tarih ve E:2018/9, K:2018/13 sayılı Rize Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu kararı ile de davacının eylemlerine uyan 7068 sayılı Kanun'un 8/1-g maddesinde yer alan "Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekilde amirini alenen eleştirmek veya amirine karşı itirazda bulunmak" hükmünün gereği uyarma cezası ile 7068 sayılı Kanun'un 8/5/ç/4 maddesinde yer alan "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" hükmünün gereği olarak da yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası karşılığı olarak yine aynı Kanun'un 8/6 maddesi gereğince brüt aylığından 1/3 oranında kesinti yapılmasına karar verilmesi üzerine söz konusu kararın yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının üstü olan üsteğmeninin, "Cezaevi J.Bl.K.lığı emrine geçici görevlendirme ile başka birlikten gelen personel olduğunda, görevle ilgili bilgi akışının, takip ve kontrolün cezaevi personelinde olacağı, cezaevinde görevli bulunan asıl rütbeli personel tarafından üste bilgi verilmesi" yönündeki emrinin 07/03/2018 tarihindeki görev esnasında davacı tarafından yerine getirilmediğinden, davacının "Amirin usulüne uygun olarak verdiği emri yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; davacının, 07.03.2018 tarihinde çıkmış olduğu görevde takviye kuvvet olarak yanında bulunan J.Asb.Çvş. ....'in olayla ilgili verdiği ifadesinde, davacı ile birlikte saat 9.30 sıralarında cezaevinden aldıkları mahkumları Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürmek üzere çıkış yaptıkları, cezaevi nizamiyesinden çıktıklarında davacının kendisine "sen kıdemlisin ve devriye komutanısın, bölük komutanını arayıp çıkış tekmili vermen uygun olur dediği, kendisinin de bunun üzerine .... Üsteğmeni arayarak bilgi verdiği, .... Üsteğmenin kendisine devriye ile ilgili bilgileri ve gelişmeleri (davacı) .... Uzman versin demesi üzerine bilgilendirmeyi (davacı) .... Uzmanın yaptığı yönünde verdiği ifade göz önünde bulundurulduğunda, davacının olayda, amirinin verdiği emri yerine getirmemek kastıyla hareket etmediği sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, söz konusu görevle ilgili gerekli bilgilendirmenin de yapıldığının anlaşılması karşısında, davacı hakkında "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden (03.09.2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdare Mahkemesi'nin 27/03/2019 gün ve E:2018/599, K:2019/189 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davanın kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden (03.09.2018) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 331,65 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, 13/01/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)