(3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar m. 6)
İSTEMİN KONUSU: Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve E:2017/1738, K:2019/63 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ....... Mahallesi, 451. Sokak, ....... ada, 8 parsel, No:2'de bulunan ve 667 sayılı OHAL KHK'sı uyarınca hazine adına tescil edilen okul binasında ruhsat ve eklerine aykırılıklar bulunduğundan bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca mühürlenmesine ilişkin 25/12/2015 tarih ve 5/15 sayfa/cilt nolu yapı tatil tutanağı ile söz konusu imalatların yıkımına ilişkin 27/01/2016 tarih ve 120 sayılı Çayırova Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve E:2017/1738, K:2019/63 sayılı kararı ile; " ...yapılan ara kararlar sonucunda, "dava konusu yapıda bulunan aykırılıkların giderilmediği ayrıca dava konusu taşınmaz için ruhsat başvurusu olmadığı ve yıkım kararı verilen kısımları için ruhsat verilmediği" beyan edilmişi se de, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili olarak idarelerce alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği hükme bağlandığından dava konusu Encümen kararında ve 25.12.2015 tarih ve 5 sayfa 15 cilt nolu yapı tatil tutanağında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davanın konusuz kaldığı, iptal kararı verilerek idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin iptaline dair kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ....... Mahallesi, 451. Sokak, ....... ada, 8 parsel, No:2'de bulunan ve 667 sayılı OHAL KHK'sı uyarınca hazine adına tescil edilen okul binasında ruhsat ve eklerine aykırılıklar tespit edilerek, 25/12/2015 tarih ve 5/15 günlü yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Anılan tutanağa dayanılarak Çayırova Belediye Encümeninin 27/01/2016 tarih ve 120 kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına karar verilmiştir.
Anılan encümen kararının ve yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinin ilk cümlesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31.12.2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ....... Mahallesi, 451. Sokak, ....... ada, 8 parsel, No:2'de bulunan ve 667 sayılı OHAL KHK'sı uyarınca hazine adına tescil edilen okul binasında ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı” yönünde düzenlenen 25/12/2015 tarih ve 5/15 günlü yapı tatil tutanağı esas alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına karar verilmesine ilişkin 27/01/2016 tarih ve 120sayılı Çayırova Belediye Encümeni kararının alındığı, anılan yapı tatil tutanağı encümen kararının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar, dava konusu yapıya ilişkin olarak 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca tahsil edilmeyen idari para cezaları ile yıkım kararlarının iptal edileceği gerekçesiyle dava konusu belediye encümeni kararının iptaline karar verilmiş ise de; 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının ilgili belediyesince iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ise Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, yargısal incelemesi devam eden davalarda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olmasının söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarını aynı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri çerçevesinde hukuka aykırı hale getirmediği ve bu sebeple yargı yerince "iptal" hükmü kurulması mümkün bulunmadığı gibi yıkıma ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmadığı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, işleme konu yapı için yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırılığı sonucu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesi'nce; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
2.Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin 22/01/2019 tarih ve E:2017/1738, K:2019/63 sayılı kararının KALDIRILMASINA
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak, 01/10/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlığın, 3194 sayılı İmar Kanununa, (7143 sayılı Kanunla) eklenen geçici 16.maddesi hükümleri uyarınca değerlendirilerek, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)