(2577 S. K. m. 2, 45) (3213 S. K. m. 7) (5216 S. K. m. 7) (Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği m. 119)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 31/12/2018 günlü, E:2018/893, K:2018/1336 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Maden Kanunu'nun 7. maddesinin tanıdığı olanak çerçevesinde kısıtlılık kararının alındığı, davacı şirketin alanda işletme izninin mevcut olduğu, kısıtlanan alanda çalışma yapılmasına engel bir durumun bulunmadığı, gelecek dönem taleplerine yönelik olarak ise alanın kapalı alan haline getirilmesinin gerektiği, davacının iktisadi menfaatini etkileyen bir durumun söz konusu olmadığı, işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacının istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Trabzon ili, Düzköy ilçesi, Orta Mahallesi, Malişkaya Mevkii'nde bulunan maden sahasına ilişkin ER:3135899 numaralı II-a grubu maden ruhsatının sahibi olan davacı şirket tarafından, 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun 7.maddesi uyarınca Trabzon İlindeki kısıtlanacak alanlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19/10/2016 tarihli ve 20913469-101.29.01-86 Sayılı işleminin maden ruhsat sahası ile çakışan kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 31/12/2018 tarihli E:2018/893, K:2018/1336 Sayılı kararıyla; işletme izni olan davacı şirketin, kısıtlanan alan ile çakışan maden ruhsat sahasında kazanılmış hakları korunmak suretiyle faaliyetine devam edeceği, işlem nedeniyle hak kaybına uğramayacağı açık olduğundan, Trabzon İlindeki kısıtlanacak alanlara ilişkin davalı idarece mevzuatın uygulamasına yönelik tesis edilen 19/10/2016 Olur tarihli ve 20913469-101.29.01-86 Sayılı işlemin davacının maden ruhsat sahası ile çakışan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; bu karar nedeniyle, alanda faaliyette bulunmak için gerekli olan ÇED kararının alınmasına olanak bulunmadığı, madencilik faaliyetinin yürütülemeyeceği ve temdit talebinin reddedileceği, tüm kazanılmış haklarının korunduğundan bahsetmeye olanak bulunmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun 10/6/2010 günlü, 5995 Sayılı Kanun'un 3.maddesiyle yeniden düzenlenen 7.maddesinde; "Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. Madencilik faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş izinler, ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. " hükmü yer almaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan Mülga Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 119. maddesinde ise; "(1) Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme gibi hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır.
(2) Bir alanın, I. ve II (a) Grubu madenlerle ilgili olarak il genelinde madencilik faaliyetleri için müracaatlara kapalı alan haline getirilebilmesi için;
a- Valilik tarafından il bazında çalışma yapılması için Genel Müdürlüğe talepte bulunulması (EK-3) veya Genel Müdürlükçe işlemlerin başlatılmasına karar verilmesi.
b- Talep yazısında, mevcut yerleşim alanları, yerleşime uygun olan/olmayan alanlar, uydu kent alanları, park, bahçe, rekreasyon alanları, turizm, korunması gereken kültür ve tabiat varlıkları, milli parklar ve su havzası gibi alanlar, mevcut ağaçlandırma alanları, katı atık depolama alanları, otoyollar, karayolu, I (b), II (a) Grubu madenler ile ilgili kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyacı gösteren arz/talep öngörüsünü belirten rapor, özel ve kamuya ait her türlü tesis, organize sanayi bölgesi alanları, diğer hususları içeren bilimsel ve teknik çalışma ile müracaatta bulunulur. Bu maddede belirtilen kurumlardan kurulacak komisyonda yer alacak yetkililerin isimleri ile komisyonun sekretaryası ve koordinasyondan yetkili bir isim ve kurum da bildirilir. Bu alanlar ile ilgili verilecek bilgilere ilişkin koordinatlar, 1/25000 ölçekli harita üzerinde 6 derecelik dilime esas olarak verilir.
c- Genel Müdürlükçe gerek görüldüğü takdirde talepteki eksiklikler valilikten istenilir.
ç- Bilgilerin tamamlanmasını müteakip Genel Müdürlük tarafından belirlenen yetkililer ile valilikçe belirlenen isimler ve gerektiğinde üniversiteler, araştırma kuruluşları, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirme ile oluşan bir komisyon kurulur. Görevlendirilen komisyonun başkanlığını Genel Müdürlük tarafından görevlendirilen yetkili, mahallindeki yapılacak sekretarya ve koordinasyonu ise valiliğin görevlendirdiği yetkili kurum yapar. Komisyon nazari ve mahallindeki çalışmalarını en geç altı ay içinde tamamlar. Zaruri durumlar nedeniyle bu süre içinde çalışmaların tamamlanmaması halinde üç ay daha ek süre verilir.
d- Komisyonda; il özel idaresi, il çevre ve orman, il kültür ve turizm, il tarım, sanayi ve ticaret il müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri ile valiliğin bildirdiği diğer yetkililer yer alır.
e- Komisyon dayanak ve içeriği ile birlikte il raporunu hazırlayarak Genel Müdürlüğe sunar. Genel Müdürlükçe rapor ile ilgili tespit edilen eksiklikler komisyona tamamlattırılır.
f- İlk müracaatlarda I. ve II (a) Grubu madenlere kapalı hale getirilen alanları içeren il raporu Bakan Oluruna sunulur. Bakanlıkça onaylanan alanlar kapalı alan haline getirilir.
g- Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır.
ğ- İl raporunda yapılacak revize işlemlerinde de aynı süreçte işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı şirketin, Trabzon İli, Düzköy İlçesi, Orta Mahallesi, Malişkaya Mevkii'nde bulunan maden sahasına ilişkin ER:3135899 numaralı II-a grubu maden ruhsatının sahibi olduğu, kısıtlı alanların belirlendiğine ilişkin duyumlar alınması üzerine işletmekte olduğu maden ruhsat sahasının kısıtlı alanda kalıp kalmadığı hususunda 14/05/2018 tarihli dilekçeyle bilgi talep edildiği, Trabzon Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün 16/05/2018 tarih ve E.9221 Sayılı yazısı ile ruhsat alanının bir kısmının kısıtlı alanda kaldığının bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2.nci maddesinin 1/a. bendinde; "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası .." idari dava türü olarak sayılmıştır.
İdarî yargıda “idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan dâvalar” olarak tanımlanan iptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayarak hukuk devletini gerçekleştiren önemli yollardandır. İptal davası kolay işleyen ve karmaşık olmayan niteliğiyle yargısal bir denetim yolu olarak öngörülmüştür.
İptal davaları ile idarî işlemlerin hukuk kurallarına uygunluğu incelenir. Aykırılığın saptanmasında işlem ortadan kaldırılır. Böylece, idarenin hukuk kurallarına uygun şekilde hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeni korunur. İptal davalarının objektif davalar olması nedeniyle, iptal davası yoluyla idari işlemin denetimi sırasında, işlemin kişiler üzerindeki etkilerine bakılmaksızın salt 2577 Sayılı Kanun'un 2.maddesinde sayılan hususlar yönünden denetim yapılması ve bir karar verilmesi gerekmektedir.
Trabzon İdare Mahkemesi'nce, "işletme izni olan davacı şirketin, kısıtlanan alan ile çakışan maden ruhsat sahasında kazanılmış hakları korunmak suretiyle faaliyetine devam edeceği, işlem nedeniyle hak kaybına uğramayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu gerekçenin iptali istenen işlemin davacıya etkilerine yönelik olduğu ve işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğu hususlarına yönelik bir gerekçeye kararda yer verilmediği görüldüğünden, anılan karar yerinde bulunmamıştır.
Olayda, Dairemizin 26/11/2019 ve 31/12/2019 tarihli ara kararlarına verilen yanıt ve eklerinden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 03/12/2010 günlü, 575440 Sayılı yazısı ile Trabzon İlinde kısıtlanacak alanlara yönelik olarak yapılan çalışmaların yetersiz görülmesi üzerine 05/03/2013 günlü, 37279 Sayılı yazı ile yeniden çalışma yapılması ve eksikliklerin tamamlanmasının Trabzon Valiliğinden istenildiği, anılan yazı üzerine mevzuata uygun olarak oluşturulan komisyon tarafından il geneline yönelik değerlendirme yapıldığı ve 24/02/2015 tarihli tutanağın düzenlendiği, söz konusu tutanakta davacı maden sahasına ilişkin somut değerlendirmelerin yer almadığı, Trabzon Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından ilde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına ve bu arada Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilen 13/05/2015 günlü, 5343 Sayılı yazı ile, 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun 7.maddesi kapsamında kısıtlanmasını istedikleri alanların bildirilmesinin istenildiği, bu kapsamda Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı kısıtlanması istenilen alanlara ilişkin haritanın hazırlanarak 26/11/2015 günlü, 697 Sayılı yazı ile Trabzon Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına gönderildiği, davacının işletme izni olan maden sahasına temdit talepleri dahil yeni ruhsat verilmesine yönelik olarak getirilen kısıtlılık kararının, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının 26/11/2015 günlü, 697 Sayılı talep yazısı üzerine ve anılan yazının ekinde yer alan harita dikkate alınmak suretiyle getirildiği, söz konusu yazıda 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/i maddesi uyarınca "Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak" amacıyla il genelinde kısıtlama getirilecek alanların tespit edildiğinin belirtildiği, yazı ekinde yer alan haritada yaklaşık 137.746,00 hektarlık alanın taranmak suretiyle kısıtlılığının talep edildiği, davacının işletme izin olan maden sahasının bir kısmının da bu taralı alanla çakıştığı, davalı idarece da anılan talebin doğrudan kabul edilerek bu alanların tamamı hakkında dava konusu işlemin tesis edilmesi suretiyle kısıtlılık kararı alındığı, ancak söz konusu kısıtlılık talebinin parsel/alan bazında yapılmayıp genel bir şekilde belirlendiği, davacı işletme izni olan maden sahasına ilişkin kısıtlılığın çevre, tarım alanları veya su havzalarından hangisinin korunması amacına yönelik olarak getirildiği ve korunmak istenen bu alanlara ne gibi zararlar verdiğine ilişkin somut tespitlerin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, herhangi bir alanda madencilik faaliyeti yürütülmesinin çevreye, tarıma, su havzalarına, kültür ve tabiat varlıklarına vb. zarar vereceğinin tespit edilmesi halinde, kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle bu alanların yeni ruhsat ve temdit taleplerine kapatılması mümkün ise de; bu tespitlerin alanında uzman kişiler tarafından somut ve nesnel gerekçelerle ve mahallinde yapılan çalışmalara dayalı olarak yapılmasının gerekeceği açık olup; davacının işletme izni olan maden sahasında yürütülecek olan madencilik faaliyetinin çevre, tarım alanları veya su havzalarına vereceği zarar ve bu zararın ancak alanın madencilik faaliyetine kapatılması suretiyle engellenebileceği hususları nesnel ve bilimsel gerekçelere dayalı somut olarak tespit edilmeksizin ve maden sahası bazında değerlendirme yapılmadan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının genel alan tespitleri üzerinden tesis edilen dava konusu işlemin, davacının maden ruhsat sahası ile çakışan kısmından hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüyle Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 31/12/2018 tarihli ve E:2018/893, K:2018/1336 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 645,00-TL dava ve istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta gideri avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesinin (h) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 22/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)