İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/07/2019 gün ve E:2018/3635, K:2019/2049 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 27/03/2018 tarih ve 2018/8692 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce; davacının, ... programını kişisel telefonuna yüklediği ve kendisinin kullandığı, ceza yargılaması sonucu "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dolayı verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu nedenle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkında yapılan kamu görevinden çıkarma işleminin devam eden ve sonuçlanmamış bir soruşturma öncesinde uygulandığı, idari işleme karşı yapılan başvurunun sebepsiz yere bekletildiği, adli kovuşturmaya atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı verilmeden meslekten çıkarma cezası verilmesinin adil yargılanma hakkı ile silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu, Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten çıkarma işleminin gerekçeli karar hakkını, etkili başvuru hakkını, mülkiyet hakkını, hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği, meslekten çıkarma işleminin kendisine tebliğ edilmediği, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı olduğu kanısını oluşturacak hiçbir somt delilin bulunmadığı, meslekten çıkarma işlemi sırasında hakkında herhangi bir cezai soruşturma/kovuşturma olmamasına rağmen ilk derece mahkemesinin meslekten çıkarma işleminden sonra tespit edilen delili kararına esas aldığı, sonradan toplanan delillerin önceki tarihli idari işleme esas alınamayacağı, somut bir delile dayanmayan meslekten çıkarılma işleminin iptal edilmesi gerektiği, yoksun kalınan tüm özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından; istinaf dilekçesinde, istinaf isteminin kabulü ile davaya konu işlemin iptaline karar verilmesini istediği, ayrıca işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi isteminde de bulunduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama usulünde davayı genişletme yasağının olduğu, istinaf başvurusunda davayı genişletici mahiyette hiçbir istemde bulunulamayacağı, bunun tek istisnasının yukarıdaki Kanun maddesinde hüküm altına alınan tam yargı davalarında nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının artırılması hususunun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından davanın iptal davası olarak açıldığı, ancak istinaf dilekçesinde davayı genişletici mahiyette işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine de yer verildiği görüldüğünden, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/07/2019 gün ve E:2018/3635, K:2019/2049 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)