İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09/04/2018 tarihli ve 2018/10381 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 24/04/2019 tarihli ve E:2018/6280, K:2019/1485 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, hayatının hiçbir döneminde, hiçbir illegal yapı veya oluşum içinde bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hiçbir bağının bulunmadığı bir yapıyla ilişkili olarak sorumlu tutulması ve ceza almasının açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkındaki ceza yargılamasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara yönelik istinaf isteminin reddedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesi yapan Yargıtay tarafından düzeltilerek onandığı ve mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme Kararının Yargılama Giderleri Yönünden Değerlendirilmesi;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarife'nin A/III-2 numaralı maddesinde, idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar için maktu harç alınacağı hükme bağlanmış olup, anılan Tarifede de, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar için harç alınmayacağına dair istisnai bir hükme yer verilmemiştir.
İdare Mahkemesi kararında ise, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında yürütmeyi durdurma harcı gösterilmediği görülmekle, yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulması sebebiyle istinafa konu kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU: Yapılan ek gerekçe ve açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 24/04/2019 günlü ve E:2018/6280, K:2019/1485 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"... belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararda; "...söz konusu yargılama giderinden davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL karar harcı ile 5,20 TL vekalet harcı toplam 77,00 TL'nin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...söz konusu yargılama giderinden davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL karar harcı, 59,10 TL yürütmenin durdurulması harcı ve 5,20 TL vekalet harcı toplam 136,10 TL'nin davacıdan tahsili amacıyla iş bu kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
4- Anılan kararın "YARGILAMA GİDERLERİ" bölümüne; "Yürütmenin durdurulması harcı: 59,10 TL", ibaresi eklenerek "TOPLAM: 142,50 TL ibaresinin, "TOPLAM: 201,60 TL" olarak DÜZELTİLMESİNE,
5- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
6- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
7- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 18.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)