İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 0705/2018 tarihli ve 2018/14963 sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 17/04/2019 tarihli ve E:2018/6153, K:2019/1255sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, savunması alınmadan meslekten ihraç edildiği, ne FETÖ/PDY ne de herhangi başka bir terör örgütü ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı, hakkında daha önce açılmış disiplin soruşturması ya da ceza kovuşturması mevcut olmadığı, üyesi olduğu iddia edilen .... Sendikasının Tüzüğünün incelenmesi gerektiği, tüzükte cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı bir husus olup olmadığının araştırılması gerektiği, bu sendika ile ilgili olarak devletin sendika üye aidatını bizzat karşıladığı, üye olmaya devlet tarafından teşvik edildiği, bu sendika ile ilgili okullara, milli eğitim müdürlüklerine sendikanın kurulduğuna ve üye kabulüne dair bildiri yapıldığı, ayrıca anılan sendikadan 28/06/2016 tarihinde istifa ettiği, kaldı ki tek bu sendika değil ...., .... isimli sendikalara da üyeliğinin olduğu, bylock adlı programı kullanmadığı, telefonlarında tespit edilmiş hiçbir program ya da mesajın söz konusu olmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, Bank ....'da kendi adına olan hesaba para yatırdığı, ilgili bankanın terör faaliyetinden haberdar olmadığı, bu bankadan çocuklarının okul taksidini ödediği, banka hesabıyla ilgili aleyhine MASAK raporu dahi olmadığı, bedelini ödeyerek gazete aldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar istinafa konu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme Kararının Yargılama Giderleri Yönünden Değerlendirilmesi;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarife'nin A/III-2 numaralı maddesinde, idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar için maktu harç alınacağı, aynı Tarife'nin A/IV-d maddesinde, bölge idare mahkemelerine yapılacak yürütmenin durdurulmasına ilişkin itiraz başvurularında itiraz harcı alınacağı hükme bağlanmış olup, anılan Tarifede de, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar için harç alınmayacağına dair istisnai bir hükme yer verilmemiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince, yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar (yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddi yönünde verilen kararlar dahil) ile yürütmenin durdurulmasına ilişkin itiraz başvuruları için (1) sayılı Tarifede öngörülen maktu harçların tahsil edilmesi ve mahkemece davanın reddine karar verilmesi halinde söz konusu harçların yargılama giderleri arasında gösterilmek suretiyle davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.
İdare Mahkemesi kararında ise, yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesine ve bu karara karşı yapılan itirazın da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesince reddedilmesine rağmen, yargılama giderleri arasında yürütmeyi durdurma harcı ve yürütmeyi durdurma itiraz harcı gösterilmediği görülmekle, yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulması sebebiyle istinafa konu kararın bu kısmının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleriarasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alanyargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahilkararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 17/04/2019 günlü ve E:2018/6153, K:2019/1255 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbukararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararda "...aşağıda dökümü yapılanyargılama giderinin davacı üzerinde bırakılarak davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "aşağıda dökümü yapılan321,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılarak davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan 321,00 TL yargılama giderininiş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)