(2577 S. K. m. 14, 15, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, .... Mahallesi, 105 pafta, 403 ada, 86 parselde bulunan bağımsız bölümlerin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucunda malik olarak hak sahibi olunması sonucunda ödenen toplam 122.000,00-TL tutarındaki tapu harcının iptali ve iadesi için Rıhtım Veraset ve Harçlar Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine davalı idareye yapılan şikayet başvurusunun 04.03.2019 tarih ve E.33703 sayılı reddine dair işlemin iptali ve ödenen 122.000,00-TL tutarındaki tapu harcının faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; Kadıköy Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün 20.08.2018 tarihli yazısında, söz konusu bağımsız bölümlerin üzerinde bulunduğu 105 pafta, 403 ada, 86 parseldeki taşınmazın riskli yapı olarak tespit edildiği, dolayısıyla 6306 sayılı Kanun uyarınca harç, vergi ve ücretlerden muaf olunduğunun görüldüğü, bu durumda, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği birlikte değerlendirildiğinde; 6306 Sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulama neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satış işlemlerinin istisna kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen 122.000,00-TL tutarındaki tapu harcının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı tarafa iadesine karar veren İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin 25/10/2019 gün ve E:2019/634, K:2019/2107 sayılı kararının; 6306 sayılı Kanun'un amacının risk grubunda bulunan binaların yenilenerek güvenli hale getirilebilmesi amacıyla tarafları teşvik edici düzenlemelerin yapılması olduğu, dönüşümü gerçekleşen yapıların 3. kişilere devrinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, devir işleminin 6306 sayılı Kanun'un 7153 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre istisna kapsamında bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; davacı tarafından, ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin 04.03.2019 gün ve E.33703 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kabulüne dair Mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5.maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin 1/c bendinde ise, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde dava dilekçesinin gerçek hasma tebliğ edileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, …. Mahallesi, 105 pafta, 403 ada, 86 parselde bulunan bağımsız bölümler için ödediği tapu harcının iadesi istemiyle 12.12.2018 tarihinde Rıhtım Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne düzeltme başvurusu yaptığı, başvurunun 08.01.2019 gün ve E.23320 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali ve ödenen harcın iadesi istemiyle İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin E:2019/214 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin 31.01.2019 gün ve K:2019/137 sayılı kararı ile olayda idari merci tecavüzü olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-e maddesi uyarınca dava dilekçesi ve eklerinin Gelir İdaresi Başkanlığı'na tevdi edilmesi üzerine şikayet başvurusunun anılan idarenin 04.03.2019 gün ve E.33703 sayılı işlemiyle reddedildiği, söz konusu işlemin iptali ve ödenen tapu harcının faiziyle birlikte iadesi istemiyle işbu davanın açıldığı, dava dilekçesinde Rıhtım Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün hasım mevkiinde gösterildiği, Mahkemesince de hasım düzeltilmeden dava dilekçesinin savunmaya çıkartılması üzerine, dosyanın adı geçen idare husumetiyle tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, şikayet başvurusunun Gelir İdaresi Başkanlığı'nca reddine ilişkin işlemin iptaline ve ödenen tapu harcının iadesine ilişkin olmasına karşın, dava dosyası Rıhtım Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü husumetiyle tekemmül ettirilmiş olduğundan, hasım mevkiine Gelir İdaresi Başkanlığı alınmak suretiyle ve dosya bu şekilde tekemmül ettirilerek yeniden bir karar verilmek üzere, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılıp, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere aynı Kanunun 45/5. maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)