İSTEMİN ÖZETİ: …… Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2016 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir stopaj vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla şirketin ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen 3.8.2018 tarih ve 2018...4 ve 5 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına düzenlenen 3.8.2018 tarih ve 2018...4 takip numaralı ödeme emri yönünden yapılan incelemede; asıl borçlu şirketin 9.11.2016 tarihi itibariyle ticaret sicil kaydının re'sen terkin edilerek tüzel kişiliği sona erdiğinden, hak ve fiil ehliyeti sona ermek suretiyle şirketin hukuk aleminde ortadan kalktığı, şirketin ticaret sicilinden terkini öncesi döneme yönelik olarak yapılacak vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin bizzat kanuni temsilci adına düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi gerekirken; hukuk aleminde olmayan şirket adına vergi/ceza ihbarnamelerinin düzenlenerek tebliğ edildiği görüldüğünden, bu halde usulüne uygun kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz etmenin olanaksız olduğu, şirketin ticaret sicilinden terkini öncesi döneme yönelik olarak kanuni temsilci adına yapılacak vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalara ilişkin vergi/ceza ihbarnameleri düzenlenmeden ve tebliğ edilmeden, henüz tahakkuk etmemiş kamu alacağı için şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen anılan ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu 3.8.2018 tarih ve 2018...5 takip numaralı ödeme emri yönünden yapılan incelemede ise; ödeme emrinde yer alan 2016/7 dönemine ait gelir stopaj vergisi ve damga vergilerinin, 20.8.2016 tarihinde verilen gelir stopaj vergisi beyannamesinden, 2016/1-12 dönemine ait motorlu taşıtlar vergilerinin ise asıl borçlu şirkete ait araçlardan kaynaklandığı anlaşılmış olup, Mahkemelerince 24.12.2018 tarihinde yapılan ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarının davacının ortağı olduğu asıl amme borçlusu şirketten tahsili için Milli Emlak Müdürlüğü'ne bir başvuru yapılıp yapılmadığı hususu sorularak, bir başvuru yapılmışsa başvurunun sonucuna ve bu sürece ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, ara kararı gereği Mahkemelerine gönderilen 9.1.2019 havale tarihli cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden; Milli Emlak Müdürlüğü'ne herhangi bir başvuruda bulunulmadığının belirtildiğinin görüldüğü, bu durumda, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan, her türlü mal varlığı, alacakları, hakları ile belge ve evrakı bedelsiz olarak Hazineye devredilen ve ticaret sicil kaydı silinerek mükellefiyet kaydı kapatılan asıl borçlu şirketin vergi borçlarının; 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca öncelikle hazineye devredilen mal varlığından tahsili cihetine gidilmesi, tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde şirket ortağının şahsi mal varlığından tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, tüm bu yollara başvurulmadan ve şirket mal varlığından tahsili olanağı bulunmadığı hususu tam olarak ortaya konulmadan, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ödeme emirlerinin iptali yolunda verilen Konya 1. Vergi Mahkemesinin 28.2.2019 gün ve E:2018/657; K:2019/207 sayılı kararının; asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Davalı idarenin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının 3.8.2018 tarih ve 2018...5 takip numaralı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının, dava konusu 3.8.2018 tarih ve 2018...4 takip numaralı ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusuna gelince,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, on beş (15) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren on beş (15) gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükme bağlanmıştır.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanun'da sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen kamu alacağının borçlu şirketten tahsil edilemesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde şirket ortağı adına ödeme emri düzenleneceği tartışmasızdır.
23.7.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ekli (II) sayılı listede yer alan özel eğitim kurum ve kuruluşlarının kapatıldığı hükme bağlandıktan sonra, 2. fıkrasında, kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda re'sen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edileceği hükme bağlanmış, 17.8.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 1. fıkrasında, 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının(devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlandıktan sonra 2. fıkrasında, bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerlerin emanet, diğer varlıkların ise nazım hesaplarda izleneceği, nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarının emanet hesaplarına alınacağı, ödenmesine karar verilen borçların bu emanetlerden ödenerek kalan tutarın bütçeye gelir kaydedileceği, 3. fıkrasında ise, kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının resen terkin edileceği, bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıklarının da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılacağı kuralına yer verilmiş, (6.1.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi ile değişik) 5. fıkrasında da, borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralamanın esas alınacağı hükümleri yer almıştır.
Yukarıda açıklanan, 23.7.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile ilk olarak kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edileceği hükme bağlanmış iken, 17.8.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluşların borç ve yükümlülüklerini tespit edilmesi, bunların uygun bir takvim dahilinde ödenerek borçlarının belli bir sıra cetveli dahilinde tasfiye edilmesi yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ortağı olduğu asıl amme borçlusu .... Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 17.8.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı ve ticaret sicil kaydının 9.11.2016 tarihinde re'sen terkin edildiği, bu hususun 14.11.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden şirket adına tahakkuk ettirilen vergiler ile kesilen cezaların asıl borçlu şirketten tahsili olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla adına dava konusu 3.8.2018 tarih ve 2018...4 takip numaralıödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir.
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 8.9.2016 tarih ve 2016/3 Seri Nolu Uygulama İç Genelgesinde; kapatılan asıl borçlu şirkete ait tüm taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge, evrak ve taşınmazların Hazineye devri sonucunda "Devlet Malı" niteliğinde bulunması nedeniyle kamu alacağının asıl borçlu şirket mal varlığından tahsili olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılarak amme alacağının 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca tahsili öngörülmekle birlikte; 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrasında, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ticari faaliyeti ile mükellefiyeti kapatılarak ticaret sicilinden kaydı silinen ve her türlü mal varlığı ile alacak ve hakları, belge, evrak ve taşınmazları Hazineye bedelsiz olarak devredilen tüzel kişilerin vergi borçlarının ödenmesi öngörüldüğünden, 6183 sayılı Kanun kapsamında takibe tabi tutulacak kamu alacaklarının tahsiline dair usul ve esasların uygulanmasında anılan düzenlemede yer alan hükümlerin de dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Mahkemece 24.12.2018 tarihinde yapılan ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarının davacının ortağı olduğu asıl amme borçlusu şirketten tahsili için Milli Emlak Müdürlüğü'ne bir başvuru yapılıp yapılmadığı hususu sorularak, bir başvuru yapılmışsa başvurunun sonucuna ve bu sürece ilişkin bilgi ve belgeler istenilmiş olup, ara karar gereği Mahkemeye gönderilen 9.1.2019 tarihli cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden; Milli Emlak Müdürlüğü'ne herhangi bir başvuruda bulunulmadığının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılarak ticaret sicil kaydının 9.11.2016 tarihinde re'sen terkin edildiği hususu 14.11.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen asıl borçlu şirketin vergi borçlarının, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca öncelikle Hazineye devredilen mal varlığından tahsili cihetine gidilmesi, tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde şirket ortağının şahsi mal varlığından tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, tüm bu yollara başvurulmadan ve şirket mal varlığından tahsili olanağı bulunmadığı hususu tam olarak ortaya konulmadan, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu 3.8.2018 tarih ve 2018...4 takip numaralı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, Konya 1. Vergi Mahkemesinin 28.2.2019 gün ve E:2018/657; K:2019/207 sayılı kararının dava konusu 3.8.2018 tarih ve 2018....5 takip numaralı ödeme emirinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine; 3.8.2018 tarih ve 2018...4 takip numaralı ödeme emrinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine; istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda gösterilen 52,00 Türk Lirası yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine; 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olduğundan, işbu karara karşı temyiz yolu kapalı olmak üzere, 20.11.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)