(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (2577 S. K. m. 31, 45) (6100 S. K. m. 61)
İSTEMİN ÖZETİ :Dava; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ..... olarak görev yapan davacı tarafından, şube müdürlüğü kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına katılan ....., ....., ....., ..... ve .....'ın sözlü sınavları ve şube müdürlüğü kadrosuna atanmalarına ilişkin işlemler ile şahsının 1. dereceli şube müdürlüğü kadrosuna atanmamasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 09/07/2019 gün ve E:2019/255, K:2019/711 sayılı kararıyla; mülakatta adaylara soruların sözlü olarak sorularak cevaplarının değerlendirildiğinin, davacıya, "sorulan soruların iki tanesine tam birine eksik cevap verdim" iddiasıyla uyumlu olacak şekilde "sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi" bölümünden 60 tam puan üzerinden 50 puan verildiğinin, sözlü sınavlarının iptali istenen diğer şahısların da yazılı puanları ile sözlü sınavda "sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi"ne ilişkin puanlar arasında uyumsuzluk bulunmadığının, "Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü - Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu - Özgüveni - ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı - Genel kültürü ve genel yeteneği " bölümlerine ilişkin puanlamanın komisyon üyelerinin gözlem ve kanaate dayalı olarak idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında yapılabileceğinin görüldüğü, davalı idarece kendisine tanınan takdir yetkisinin sınırlarının aşılarak kullanıldığına ilişkin somut bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı dikkate alındığında sözlü sınav değerlendirmelerinde, ilan edilen "şube müdürlüğü" kadrolarına hukuka uygun olarak yapılan sınav sonucunda oluşturulan başarı sıralamasında üst sırada olanlar arasından yapılan atama işlemlerinde ve davacının atanmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Davacı tarafından; yazılı sınava girerek mesleki yeterliliğini kanıtlamış kişilerin ayrıca sözlü sınava tabi tutulmasının ve düşük sözlü sınav puanı verilerek, yazılı sınav puanının öneminin ortadan kaldırıldığı, en ehil kişinin belirlenmesi amacına yönelik yazılı sınavların bertaraf edildiği, idarenin takdir yetkisini kullanırken kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmek, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmek zorunda olduğu, davalı idarece ses ve görüntü kayıtları mahkemeye sunulmamış olmasına karşın bu hususun dikkate alınmadığı, sınav komisyonu üyeleri tarafından soru ve cevapların tutanağa geçirilmesinin, sözlü sınavda takdir edilen puanının gerekçeleri ile ortaya konulmasının, soru ve cevapların sınav öncesinde hazırlanmış olmasının gerektiği, sınav tarihinden tesadüfen haberdar olduğu, sınav tarihinin ve yerinin değiştirildiği ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, dava dosyası 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ..... olarak görev yapan davacı tarafından, şube müdürlüğü kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına katılan ....., ....., ....., ..... ve .....'ın sözlü sınavları ve şube müdürlüğü kadrosuna atanmalarına ilişkin işlemler ile şahsının 1. dereceli şube müdürlüğü kadrosuna atanmamasına yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı (…) () Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde ise, " (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. (2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davanın ihbarı konusunda taraflardan birinin talebi olmasa bile, ihbarın Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılması gerektiği açıktır. Ayrıca, yargılanan işlem olmakla birlikte, dava sonucunda verilecek karardan doğrudan etkilenecek kişiye ihbarda bulunulmayıp onun bilgisi dışında ve uyuşmazlığa ilişkin beyanları alınmadan davanın sonuçlandırılması, Kanun'un amir hükmünün ihlâli olacağı gibi, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da ihlâli sonucunu doğurur.
Nitekim dava dışı kişilerin hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyen davalarda, davanın anılan kişilere ihbar edilmesi gerektiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) F2 Odası/Türkiye (Başvuru No:44088/04 09/12/2008) kararı da bu yöndedir.
Bakılan davada; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ..... olarak görev yapan davacı tarafından, şube müdürlüğü kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına katılan ....., ....., ....., ..... ve .....'ın sözlü sınavları ve şube müdürlüğü kadrosuna atanmalarına ilişkin işlemler ile şahsının 1. dereceli şube müdürlüğü kadrosuna atanmamasına yönelik işlemin iptalinin istenildiği dikkate alındığında, yapılacak yargılama sonucu verilecek karar ....., ....., ....., ..... ve .....'ın menfaatinietkileyeceğinden, kanunda öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu kanaatine varılmaktadır.
Bu durumda; davanın sonucunda verilecek karardan doğrudan etkilenecek olan ....., ....., ....., ..... ve .....'a davanın ihbarı yapıldıktan sonra, 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın Mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 09/07/2019 günlü, E:2019/255, K:2019/711 sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Trabzon İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemesince yeniden verilecek kararda yargılama giderleri hüküm altına alınacağından bu haliyle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 16/07/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)