İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, davalı idare bünyesinde "Şef" ünvanı ile görev yapmakta iken Merkez Bankası Yönetim Komitesi kararı ile görevden çıkarılmasına ilişkin 30.05.2017 tarih ve 31107 sayılı işlemin iptali ile yoksun kalacağı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu şeklindeki değerlendirmenin dayanağının ortaya konulması amacıyla, Mahkemelerinin 26.04.2018 tarihli ara kararıyla; Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nden ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, bilgi ve belge istenilmiş olup, bu ara kararına cevaben Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 01.06.2018 tarihli tutanakta davacı hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığının bildirildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen ara karar cevabında ise davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda 26.01.2018 tarih ve 2018/10807 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı verildiğinin bildirildiği, yine söz konusu ara kararına Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından dokuz başlık altında yapılan araştırma neticesinde sadece eşi Saadet Yaman Güraslan ile ilgili olarak 667 sayılı KHK ile kapatılan kurumlara bağlı şirketlerde Sgk kaydının bulunduğunun bildirildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2018 tarihli bildiriminden davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan ceza soruşturması yürütüldüğü ve davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen ceza soruşturmasının 26.01.2018 tarih ve 2018/17655 Soruşturma, 2018/10807 Karar numaralı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" ile sonuçlandırıldığı, söz konusu kararda; Bylock sorgusunda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerinin kendi aralarında haberleşmek amacıyla kullandıkları şifreli haberleşme programı olan Bylock kaydına MİT Müsteşarlığı tespitlerine göre rastlanılmadığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisine dahil olarak örgüt üyesi olduğuna dair adli kolluk birimleri tarafından yapılmış herhangi bir tespit olmadığı, örgüt yöneticisi ve üyeleri ile örgütle irtibatlı kişi ve kurumlara yardım ettiklerine dair kesin bir tespit bulunmadığı, kendisi ve ailesinin FETÖ/PDY ve aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olan okul, özel yurt, dernek, sendika, vakıf ve şirketlerle herhangi bir organik bağının bulunmadığı hususları göz önüne alınarak, suçu yasal unsurları oluşacak şekilde işlediğine dair hakkında kamu davası açmaya yeter şüphe oluşturacak delil bulunmadığının anlaşıldığı gerekçelerine yer verildiği, davacının eşi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan SGK kaydının istenilmesi üzerine gelen bilgi ve belgelerden ise, 5510 sayılı Kanun 4/c kapsamında 2015/10. ayında çalışmaya başladığı ve 2018/07. ayına kadar Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde çalışıyor olarak gözüktüğü, yapılan şifai araştırmalar neticesinde de davacının eşinin halihazırda Ankara İli, Etimesgut İlçesi Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Anadolu İmam Hatip Lisesinde Öğretmen olarak görev yaptığı, bu durumda; davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda bu örgütle ilgisinin olmadığı yönünde gerekçelerle Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği ve bu kararın ötesinde ve muhtelif tarihli ara kararlarına rağmen davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde herhangi bir verinin ya da bilgi belgenin de davalı idare tarafından dava dosyasına sunulamadığı ve bu kapsamda Mahkemelerince yapılan araştırmalar sonucunda da davacı hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığından, davacının eşinin de hali hazırda kamu görevlisi olarak görev yapmakta olduğu anlaşıldığından, davacının 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 04.07.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yönünde Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/11/2018 gün ve E:2017/1703, K:2018/2312 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/11/2018 gün ve E:2017/1703, K:2018/2312 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)