(2577 S. K. m. 10, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Burdur İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapamakta iken 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılılan davacı tarafından, görevine iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 21/09/2018 tarih ve 170085 Sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasında idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem tesis etme olanağı tanınmadığı, sonrasında anılan KHK'nın yasalaştığı, 677 Sayılı KHK 7083 Sayılı Kanunla yasalaştığından olağanüstü halin kalkmasının da durumu değiştirmeyeceği, her ne kadar kamu görevine iade edilme talebiyle davalı idareye başvurulmuş ise de, davalı idarenin bu konuda işlem tesis etme yetkisi olmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/11/2018 gün ve E:2018/2346, K:2018/2186 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı değişik 45. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." kuralı yer almaktadır.
Aynı Kanunun 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Burdur İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 22/11/2016 tarih ve 29896 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki Listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL'in kalkması sebebiyle kamu görevine iade işlemlerinin başlatılarak tarafına bildirilmesi istemiyle 10/09/2018 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvuruda bulunduğu, başvurunun 21/09/2018 tarihli dava konusu işlemle reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Burdur İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL döneminde çıkarılan anılan K.H.K ile kamu görevinden çıkarılmasından sonrasözü edilen OHAL döneminin sona ermesi nedeniyle kamu görevine iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin bulunan uyuşmazlıkta; davacının olağanüstü hal döneminin sona erdiğinden bahisle yeniden kamu görevine atanmak için yaptığı başvuru, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında idareye yapmış olduğu yeni bir başvuru olup, bu başvurunun reddine ilişkin işlemin ise davacının daha evvel kamu görevinden çıkarılması işleminden bağımsız bir işlem olması nedeniyle bu işleme karşı açılan davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; Mahkemece, kanun niteliğini taşıyan hukuki bir düzenleme ile davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu uyuşmazlık hakkında, davalı idarece kurulmuş, idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığından bahisle davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin KABULÜ ile istinafa konu Mahkeme kararının KALDIRILMASINA; 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45/5 maddesi uyarınca, işin esası incelenerek yeniden karar verilmesini teminen dava dosyasının Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 15.05.2019 tarihinde oybirliği ile ve kesin olarak karar verildi. (¤¤)