İSTEMİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 19/03/2018 tarihli ve 2018/7657 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 25/04/2019 tarihli ve E:2018/3257, K:2019/2630sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Ankara 20. İdare Mahkemesinin E:2018/7657 sayılı esasında açtığı davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesinin E:2019/296 sayılı esasında yapılan istinaf incelemesinde Mahkeme kararının (davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle) kaldırıldığı, iki davanın birleştirilmesi gerektiğinden işbu istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği, Mahkeme kararının genel olarak terör örgütüne dair açıklamalar içerdiği ve kendisine ilişkin değerlendirme içermediği, hakkındaki ceza yargılaması sürecinin devam ettiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, ceza yargılamasındaki ilgili hakimin muhalefet şerhinin lehine değerlendirmeler içerdiği ve dikkate alınması gerektiği, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında belirtilenin aksine hakkındaki ceza yargılamasında aleyhin tanık beyanı bulunmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi) özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, sendika üyeliğinin terör örgütüyle iltisak nedeni olarak değerlendirilemeyeceği, Bankasya'ya örgütün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkındaki ceza yargılamasında davacı aleyhine tanık beyanı bulunduğu ifadesine yer verilmiş ise de; UYAP üzerinden incelenen söz konusu ceza yargısı kararlarında bu yönde bir tespit bulunmadığı görülmüş olup, kararın yazımı aşamasında Mahkemece sehven yer verildiği anlaşılan "aleyhe tanık beyanı" ifadesi davacı aleyhine değerlendirilmemiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı hazırlık soruşturmasında ele geçirildiği belirtilen FETÖ/PDY terör örgütünce Emniyet Teşkilatına yönelik olarak hazırlandığı anlaşılan örgüt arşivine ilişkin dijital materyallere göre davacının örgüt mahrem yapısı içerisinde yer aldığının, "C" vasıflı "öğretmen" statüsünde olduğunun, kod adının "Basri", aidat durumunun 200-TL, Eagle durumunun (583801), biriminin "Lise" (polis memurları sorumlusu) olduğunun, örgütün sohbet hocası olduğunun, Eagle kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının kullandığı GSM hattı üzerinde yapılan incelemede; davacının aralarında polis memurlarının da bulunduğu haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan ceza soruşturması bulunan çok sayıda kişiyle irtibatının tespit edildiği hususları, dava konusu işlemde belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Davacı hakkında Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/481 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında verilen karara karşı davacının yaptığı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin E:2018/1150 sayılı esasına kayıtlı dosyada incelenerek reddedilmesine karşın, bu karara yönelik temyiz başvurusunun Yargıtay 16. Ceza Dairesinin E:2019/6954 sayılı dosyasında kabul edilerek eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu, anılan Ağır Ceza Mahkemesinin E:2020/94 sayılı esasında yapılan yargılamada bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucu yine davacının mahkumiyetine karar verildiği ve dosyanın Yargıtayda temyiz aşamasında olduğu anlaşılmış olup söz konusu ceza yargılaması sürecinde İdare Mahkemesi kararında belirtilen delillerin hilafına bir tespit bulunmadığı, dolayısıyla Mahkeme kararında belirtilen Ağır Ceza Mahkemesi kararının bozulmasının davacının hukuki durumunda bir değişiklik yaratmadığı görülmektedir.
Ayrıca, davacının istinaf başvurusunda, dava dilekçesinde bulunmayan"672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali "isteminde de bulunduğu görülmüş olmakla birlikte, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, Mahkeme kararının "Yargılama Giderleri" bölümünde "Genel Toplamın" yanlış hesaplandığı görülmüş olup kararın belirtilen kısmının düzeltilmesi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararın "Yargılama Giderleri" bölümünde yer alan; "TOPLAM: 165,40-TL" ibaresinin, "TOPLAM: 165,20-TL" olarak düzeltilmesine,
3- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)