(2577 S. K. m. 31, 45) (3194 S. K. Geç. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, 41667 ada, 10 parsel sayılı 30 no'lu bağımsız bölümde ruhsata aykırı olarak yapılan kısımların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkılmasına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca da 820,63 TL idari para cezası verilmesine yönelik 16/02/2017 tarih ve 192 sayılı Encümen Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin olarak Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 17/10/2018 tarih ve E:2017/1143, K:2018/2325 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRKMİLLETİADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, 41667 ada, 10 parsel sayılı 30 no'lu bağımsız bölümde ruhsata aykırı olarak yapılan kısımların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkılmasına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca da 820,63 TL idari para cezası verilmesine yönelik 16/02/2017 tarih ve 192 sayılı Encümen Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16'ncı maddesi ile eklenen geçici 16'ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31/12/2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda düzenlenen ve dava dosyasına sunulan 16/05/2019 tarih ve VZZM8G8V- 19/12/2018 tarih ve J8RD84G4- 16.64377 belge nolu Yapı Kayıt Belgelerine istinaden; anılan yasa hükmü uyarınca davaya konu dosyanın işlemden kaldırıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca para cezasının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 17/10/2018 tarih ve E:2017/1143, K:2018/2325 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu işlem davalı idare tarafından iptal edildiğinden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)