(2709 S. K. m. 125) (6306 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ..... Mahallesi, 1400 ada 199 parseldeki 20 ve 21 no'lu bağımsız bölümlerin alımı sırasında ödenen 34.000,00-TL tutarında tapu harcının iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun davalı idarece zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tapu harcının faiziyle birlikte tarafına iadesi istemiyle açılan davada; 6306 sayılı Kanunun 7/9. maddesinin farklı yorumlanması üzerine, söz konusu madde 10/12/2018 tarih ve 30621 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7153 sayılı Kanunun 24. maddesi ile daha açık bir şekilde yeniden düzenlenerek; “(9) Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, ..... Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu, kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, ..... Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda iş yeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır." hükmü getirildiği, söz konusu hüküm ile yasa koyucu daha önceki maddeyi daha açık bir şekilde düzenleyerek, harçtan muaf olan, yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önceki işlemler ile uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların alış ve satışlarındaki taraflar ve işlemleri tek tek saymak suretiyle, tapu harçları hususundaki ihtilafları ortadan kaldırıldığı, söz konusu madde uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit tarafından gerçekleştirilecek ilk satış işleminin tapu harcından muaf olduğunun açıkça belirtildiği, her ne kadar, söz konusu hükmün yürürlük tarihi dava konusu işlemden sonra olsa da; Kanunun 7. maddesinin 9. fıkrasında esas olarak değişiklik yapılmamakla birlikte, Kanun hükmü ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, yasa koyucunun iradesi yönünde, işi yüklenen müteahhit tarafından gerçekleştirilecek ilk satış işleminin tapu harcından muaf tutulması gerektiği, 6306 sayılı Kanun kapsamında bulunan taşınmazın, davacı tarafından işi yüklenen müteahhitten alımı sırasında tapu harcı tahakkuk ettirildiği görülmekle; 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit tarafından gerçekleştirilecek ilk satış işleminin tapu harcından muaf olduğu anlaşıldığından, tapu harcından muafiyet kapsamında bulunan taşınmaz alımı sırasında davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı tarafından ödenen ve davacıya iadesi gereken tapu harcının miktarı yönünden yapılan incelemede; 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı tarifenin I-20/a maddesinde, gayrimenkullerin devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı ayrı binde yirmi oranında tapu harcı alınacağının belirtildiği, tapu kaydının incelenmesinden, davacı tarafından satın alınan taşınmazın 850.000,00-TL'ye alındığı, söz konusu tutar üzerinden alıcıdan binde yirmi oranında 17.000,00-TL, satıcıdan da binde yirmi oranında 17.000,00-TL olmak üzere toplam 34.000,00-TL tapu harcının alındığı, söz konusu tapu harcının tamamının satıcı olan yapı müteahhidi tarafından ödendiği, bu kişi tarafından daha sonra açılabilecek dava kendi payına düşen 17.000,00-TL'nin istenebileceği dikkate alındığında, davacı tarafından ödenen ve davacıya iadesi gereken tutarın 17.000,00-TL olduğunun anlaşıldığı, taşınmaz alımı sırasında davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte; ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddi yolunda tesis edilen işlemin; ödenen toplam tapu harcından davacı payına düşen 17.000,00-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ancak taşınmaz satıcısının payına düşen 17.000,00-TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 34.000,00-TL tutarında tapu harcının iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin; ödenen toplam tapu harcından taşınmaz satıcısının payına düşen 17.000,00-TL'lik kısmı yönünden reddine, davacı payına düşen 17.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise iptaline, davacı tarafından ödenen 17.000,00-TL tutarındaki tapu harcının tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar veren İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nin 04/11/2019 tarih ve E: 2019/978, K: 2019/2117 sayılı kararının; davacı tarafından; 6306 sayılı Kanun kapsamında dönüştürülen taşınmazların devir ve tescillerinin tapu harcından müstesna ve muaf olduğu, 6306 sayılı Kanun, bu Kanun kapsamında dönüştürülen taşınmazların devrine ilişkin işlemleri istisna kapsamına alırken, aynı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin de bu işlemleri gerçekleştiren kişilere ayrıca muafiyet tanıdığı, kanun koyucunun hem istisna hem de muafiyet tanıdığı bu konuda hiçbir dayanağı olmadan tapu harcı tahsil edilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğu, benzer konuda emsal kararların bulunduğu, hem istisna hem de muafiyet kapsamında olan tapu harçlarının idare tarafından tahsil edilmesinin vergi hatası niteliğinde olduğu, dönüşüm işlemini teşvik eden kanuni düzenlemeler hilafına tapu harcı alınmasının kanunun getiriliş amacına açıkça aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek iptali ve ödenen tapu harcının faiziyle birlikte tarafına iadesi, davalı idare tarafından ise; dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığından hukuki yorum gerektiren konuda açılan davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, 6306 sayılı Kanunun amacı ve harca konu işlem tarihinde Kanunda bu yönde bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında dönüşümü gerçekleşen yapıların üçüncü kişilere devrinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilmesi ve istisna uygulanmasının mümkün olmadığı, söz konusu istisna hükmünün hak sahibi malikler ve müteahhitler adına tescil edilmesine yönelik işlemler için uygulanması gerektiği ve kanunda bunun aksine bir düzenlemenin işlem tarihinde mevcut olmadığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen dönüşüm sonrasında inşa edilen yapıların satış işlemlerinin işlem tarihinde harçtan istisna olmadığı, 7153 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile yapıların işi yüklenen müteahhitler tarafından üçüncü kişilere gerçekleştirilecek satış işlemlerinin ilk defa istisna kapsamına alındığı, kanunla harç yükümlülüğü getirilen bir işleme ilişkin tebliğ yönetmelik veya diğer ikincil mevzuat hükmüyle istisna veya muafiyet düzenlemesi yapılmasının mümkün olmadığı, benzer konuda idare lehine verilen emsal kararların bulunduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından savunma verilmemiş, davacı tarafından ise istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ..... mahallesi, 1400 ada, 199 parseldeki 20 ve 21 no'lu bağımsız bölümlerin satın alınması sırasında ödenen 17.000,00+17.000,00 = 34.000,00 TL tutarında tapu harcının iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun davalı idarece zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tapu harcının faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararında; dava konusu olayda 20 ve 21 no'lu 2 adet bağımsız bölümün satın alımı için ödenen tapu harcı dava konusu edilmişken; tek bir bağımsız bölümün alım satımında satıcı tarafından ödenen harcın da dava konusu edildiği kabul edilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 7. Maddesinin 9.fıkrasında; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullanılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu bağlamda 20 ve 21 no'lu 2 adet bağımsız bölümün alıcısı konumundaki davacının satın aldığı taşınmazların 6306 sayılı Kanun gereği harçtan muaf olduğu açık olduğundan dava konusu edilen 2 adet bağımsız bölüm için ödenen 17.000,00+17.000,00 = 34.000,00 TL tapu harcının tecil faiziyle davacıya iadesi gerekmektedir.
Davacının faiz istemine gelince; bilindiği üzere faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlanmaktadır. Hukuken öngörülmeyen bir harcın tahsili sonrası doğan zararın tazmini hususunun da bir hukuk devletinde, Anayasanın 125’inci maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Bu itibarla yersiz tahsil edilen tutarın bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerekmektedir
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacı tarafından ödenen 34.000,00 TL tapu harcının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan toplam 276,50-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Vergi Mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleşen kısmında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 11,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ilgililerine iadesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)