İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 09.04.2018 tarihli ve 2018/10373 sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 24/06/2019 tarihli ve E:2018/3457, K:2019/2304sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmayan ve savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, ... programını kullanmadığı, masumiyet karinesinin ve Anayasada düzenlenen haklarının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, yasaya uygun bir şekilde kurulmuş sendika ve okula ilişkin tespitlerin hukuka aykırı olduğu, adli yardım talebi kabul edildiğinden aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin tahsil edilebilmesi için kararın kesinleşmesi gerektiği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar istinafa konu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince davacının, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" talebi hakkında hüküm kurulmadığı görülmekte ise de; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunun saptanması ve davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacının söz konusu talebinin de reddi gerekmektedir.
Davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU: Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 24/06/2019 günlü ve E:2018/3457, K:2019/2304 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2-Anılan kararda "...duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak düzeltilmesine,
3- Anılan kararda; "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan (davanın başında yatırılan 5,20 TL vekalet harcı haricinde kalan) 187,20-TL'nin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın başında alınmayan (davanın başında yatırılan 5,20-TL vekalet harcı haricinde kalan) 187,20-TL'nin davacıdan tahsili amacıyla iş bu kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına..."şeklinde düzeltilmesine,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)