(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 141, 143) (399 S. KHK. m. 25, 51, 52, 55, 56)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Çorum PTT Merkez Müdürlüğü'nde 399 sayılı KHK uyarınca memur olarak görev yapan davacının, hakkında 2017 yılı sicil ve başarı raporu doldurulmayarak sicil notu verilmemesine dair işlemin iptali ile sicil notu verilmemesi ve buna bağlı olarak başarı ücreti alamaması nedeniyle yoksun kaldığı maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Çorum İdare Mahkemesi'nin 17/01/2019 gün ve E:2018/201, K:2019/17 sayılı kararıyla; Çorum PTT Merkez Müdürlüğü'nde memur olarak görev yapan davacının 25/10/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması üzerine 23/10/2017 tarihinde tekrar göreve başladığı ve 2017 yılı içerisinde sicil amiri yanında sadece 2 ay 7 gün fiilen görev yaptığının görüldüğü, başarı ve sicil raporlarının, her yıl için yeniden düzenlenen, ilgili kamu görevlisinin deneyiminin, o yıl içindeki mesleki yeterliliğinin, mesleki tutum ve davranışları ile verimliliğinin, başarı durumunun yetkili sicil amirlerince değerlendirilmesi sonucu oluşan ve tespit edilen veriler ışığında başarısız bulunan kamu görevlilerinin sözleşmelerinin feshine sebep olan, başarılı bulunan kamu görevlilerine ise başarı oranlarına göre bir sonraki yıl ek ücret mahiyetinde ödeme yapılmasına olanak sağlayan raporlar olduğu, bu haliyle sicil amirlerinin kamu görevlisinin o yıl içindeki mesleki yeterliliğini, mesleki tutum ve davranışları ile verimliliği ile başarı durumunu tespit edebilmesi için kamu görevlisi ile belli bir süre beraber çalışması gerektiği, mevzuat hükmünde de bu sürenin 6 ay olarak belirlendiği, bu sürelerin hesaplanmasında kanunun ancak belli mazeret durumlarını ancak belirli süreler için kabul ettiği, kanunda tahdidi olarak sayılan mazeret durumları içerisinde görevden uzaklaştırılan memurun durumunun sayılmadığı hususları dikkate alındığında 2017 yılı içerisinde 6 aydan az (2 ay 7 gün) fiilen görev yapan davacı hakkında başarı ve sicil raporu doldurulmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği, öte yandan, davacı dilekçesinde bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın sicil ve başarı değerlemesi notlarının ortalaması esas alınarak hakkında sicil doldurulması gerektiği iddiasında bulunmuş ise de, mevzuatta öngörülen söz konusu durumun ancak hizmetiçi eğitimin veya hastalığın sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla sözleşmeli personel hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde gerçekleşebileceğinden görevden uzaklaştırılan personel hakkında aynı hükmün uygulama imkanı bulunmadığından anılan iddianın yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; görevden uzaklaştırma işleminin kaldırılarak görevine iade edilenlerin, tüm özlük, mali ve sosyal haklarının geri verilmesi gerektiği, sadece açığa alınması esas alınarak sicil notu verilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Çorum PTT Merkez Müdürlüğü'nde 399 sayılı KHK uyarınca memur olarak görev yapan davacının, hakkında 2017 yılı sicil ve başarı raporu doldurulmayarak sicil notu verilmemesine dair işlemin iptali ile sicil notu verilmemesi ve buna bağlı olarak başarı ücreti alamaması nedeniyle yoksun kaldığı maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü'' başlıklı 141. maddesinde; ''Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Aylık ve Ücretler başlıklı 25. maddesinin (c) bendinde ''Ekli 1 sayılı cetvelin dışında kalan sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücreti; temel ücret ile başarı ve kıdem ücretleri toplamından oluşur ve bu ücret asgari ücretin altında olamaz'' denildikten sonra; Görevden Uzaklaştırılan Sözleşmeli Personelin Hak ve Yükümlülüğünü düzenleyen 55. maddesinde ''Görevden uzaklaştırılan sözleşmeli personelin bu süre içinde her türlü hak ve yükümlülükleri sürer. Ancak, ilgiliye bu halin devamı süresince sözleşme ücretinin 2/3'ü ödenir.'' hükmüne yer verilmiş, Göreve Başlatma başlıklı 56. maddesinde '' Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
a) Haklarında sözleşmenin feshi cezasından başka bir disiplin cezası verilenler,
b) Takibata mahal olmadığına veya beraatine karar verilenler,
c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar,
d) Görevlerine ilişkin olsun veya olmasın çalıştırılmasına engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup bu cezası ertelenenler,
hakkında bu kararların kesinleşmesi üzerine görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. (…)(1) sözleşme ücretinin kesilmiş bulunan 1/3 oranındaki kısmı ilgililere ödenir...'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmeliğin Sicil ve Başarı Değerleme Dönemi başlıklı 8. maddesinde ''Sicil ve başarı değerlemesi raporları her yılın Aralık ayının ilk yarısı içinde doldurularak en geç 15 Aralık'a kadar bunları muhafaza ile görevli birime teslim edilir. İlk defa açıktan işe alınan sözleşmeli personelin sicil ve başarı değerlemesi raporları sözleşme sürelerinin bitiminden 15 gün önce doldurulur. Bu personelin 6 aylık deneme süresinden sonraki ilk sözleşme dönemlerine ait sicil ve başarı değerlemesi raporları ile yıl içinde memur statüsünden sözleşmeli statüye geçenlerin sicil ve başarı değerlemesi raporları sözleşme sürelerine bakılmaksızın Aralık ayının ikinci yarısında doldurulur. Yıl içinde görev yeri veya unvanı değişen sözleşmeli personelin o yıla ait sicil ve başarı değerlemesi raporu 6 aydan fazla çalıştığı yerdeki sicil amiri tarafından doldurulur.'' denildikten sonra, Sicil ve Başarı Değerleme Raporu Doldurmak İçin Gerekli Süre başlıklı 9. maddesinde ''Haklarında sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenecek sözleşmeli personelin, değerlendirilmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az 6 ay çalışmış olmaları şarttır. Sözleşmeli personel hakkında sicil verecek amirlerden birinin bulunmaması halinde mevcut amirin raporuna itibar edilir.
Bir sicil amiri bulunanlar hakkında o sicil amirinin değerlendirmesine göre işlem yapılır. Sicil amirlerinin hiç birinin bulunmaması veya sicil verecek süre görevde kalmamaları halinde sicil ve başarı değerlemesi raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından 3 aylık bir sürenin sonunda derhal doldurulur. Bu şekilde de sicil ve başarı değerlemesi raporu verme imkanı bulunmazsa, sicil ve başarı değerlemesi raporu, düzenleme döneminde 3 aydan az olmamak üzere, sözleşmeli personel ile en fazla çalışan sicil amiri tarafından doldurulur.
Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmetiçi eğitimde geçen süreler, sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir. Şu kadar ki amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır.
Hizmetiçi eğitimin veya hastalığın sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi ve dolayısıyla sözleşmeli personel hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurma imkanının bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın sicil ve başarı değerlemesi notlarının ortalaması esas alınır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çorum PTT Merkez Müdürlüğü'nde memur olarak görev yapan davacının, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 51 ve 52.maddeleri gereğince 25/10/2016 tarihinden görevinden uzaklaştırılmasına, 12/10/2017 tarihli işlem ile de görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılarak tekrar görevine başlatılmasına karar verildiği ve 23/10/2017 tarihinde davacının fiilen görevine başladığı, 2017 yılı içerisinde sicil ve başarı raporu için gerekli olan sicil amirinin yanında en az 6 ay çalışmış olma şartını karşılamadığından bahisle davacı hakkında sicil ve başarı raporu düzenlenmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, hakkında sicil ve başarı değerlemesi raporu düzenlenecek personelin değerlendirmeyi yapacak sicil amirinin yanında en az 6 ay çalışmasının esas olduğu, sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izni, yıllık izin, doktor ve sağlık kurulu raporuna dayalı hastalık izni ve hizmet içi eğitimde geçen sürelerin iş bu 6 aylık süreye dahil edileceği, ancak amirin yanında fiilen 3 ay çalışmanın şart olduğu, hizmet içi eğitim veya hastalığın söz konusu raporu doldurmak için gerekli olan sürenin geçmesine imkan vermeyecek şekilde uzun sürmesi halinde ise bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın sicil ve başarı değerlemesi notlarının ortalamasının esas alınacağı açıktır.
Olayda, davacının, 2017 yılında, sicil değerlemesi yapacak amirinin yanında en az 6 ay çalışma ve bu sürenin en az 3 aylık bölümünde de fiilen çalışma şartını sağlayamadığından bahisle hakkında belirtilen yıl için sicil raporu düzenlenmediği anlaşılmakta ise de, davacının ilgili dönemde görevden uzaklaştırılmış olması nedeniyle söz konusu çalışma sürelerini sağlayamadığı, bu durumun kendi iradesi dışında gerçekleşen bir durum olduğu, davacının görevden uzaklaştırma işlemi kaldırılarak, görevine iade edildiğinin de görülmesi karşısında, görevden uzakta geçirdikleri sürenin çalışmış gibi değerlendirilmesinin gerektiği, açıkta geçen sürelerin davacının aleyhine yorumlanamayacağı açık olup, davacı hakkında, 2017 yılı için sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulmamasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle maddi bir zarara uğrayıp uğramadığı hususunun, davalı idarece düzenlenecek 2017 yılına ilişkin sicil raporunun niteliğine, bir başka deyişle düzenlenecek sicilin not düzeyine (A'mı, B'mi, C'mi, D'mi olarak düzenlendiğine) bağlı olduğundan, davacının maddi hak kayıplarının tazmini istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Çorum İdare Mahkemesi'nin 17/01/2019 gün ve E:2018/201, K:2019/17 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tazmini istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 363,75 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)