(2577 S. K. m. 31, 45) (6458 S. K. m. 77) (6100 S. K. m. 334)
İSTEMİN ÖZETİ: İran uyruklu davacı tarafından, ikametgah ilini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 77/1-ç maddesi uyarınca koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 28/06/2018 gün ve E.5552 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 17/05/2018, 18/05/2018, 24/05/2018 tarihlerinde Çankırı İl Göç İdaresi yetkilileri tarafından yapılan araştırmalarda, davacının İl Göç İdaresine bildirdiği "..." adresinde ikamet edip etmediğinin araştırıldığı, davacının gidilen tarihlerde adresinde bulunamadığı, mahalle muhtarı tarafından da davacının söz konusu adreste ikamet etmediğinin teyit edilmesi üzerine, her bir tarih için üç ayrı tutanak düzenlendiği, ilgili tutanaklara istinaden de davacının ikamet ilini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle Çankırı Valiliği'nin 28/06/2018 gün ve E.5552 sayılı kararı ile davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın davacıya 11/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının, Çankırı İl Göç İdaresine ikametgahı olarak bildirdiği adresinden ayrılmış olduğu, Çankırı ilinde iş bulamadıkları ve hayatlarını idame ettirmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle Ankara iline taşınmak durumunda kaldığını beyan ettiği, dolayısıyla davacının İl Göç İdaresine bildirdiği adresten taşınmış olması yanında ikametgah ilini terk ettiğinin kendi ikrarı ile sabit olduğu, öne sürdüğü mazeretlere ilişkin İl Göç İdaresine herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi başka bir şehre de sevk talebinde bulunmadığı, davacının ikametgah adresini terk ettiğinin açık olduğu, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin Çankırı Valiliği'nin 28/0602018 gün ve E.5552 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 05/12/2018 gün ve E: 2018/1074, K: 2018/1682sayılı kararın, davacı vekili tarafından müvekkilinin ülkesine geri gönderilmesi halinde ölüm tehlikesi bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 05/12/2018 gün ve E: 2018/1074, K: 2018/1682 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nce adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmediği anlaşılan istinaf safhasına ait 98,10-TL başvuru harcı, 59,10-TL Yürütmeyi Durdurma Harcı ve 37,00 TL posta giderinin davacıdan tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ADLİ YARDIM TALEBİNİN KABULÜNE DAİR KARAR
İran uyruklu davacı ... tarafından, ikametgah ilini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 77/1-ç maddesi uyarınca koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 28/06/2018 gün ve E.5552 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 17/05/2018, 18/05/2018, 24/05/2018 tarihlerinde Çankırı İl Göç İdaresi yetkilileri tarafından yapılan araştırmalarda, davacının İl Göç İdaresine bildirdiği "..." adresinde ikamet edip etmediğinin araştırıldığı, davacının gidilen tarihlerde adresinde bulunamadığı, mahalle muhtarı tarafından da davacının söz konusu adreste ikamet etmediğinin teyit edilmesi üzerine, her bir tarih için üç ayrı tutanak düzenlendiği, ilgili tutanaklara istinaden de davacının ikamet ilini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle Çankırı Valiliği'nin 28/06/2018 gün ve E.5552 sayılı kararı ile davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın davacıya 11/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının, Çankırı İl Göç İdaresine ikametgahı olarak bildirdiği adresinden ayrılmış olduğu, Çankırı ilinde iş bulamadıkları ve hayatlarını idame ettirmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle Ankara iline taşınmak durumunda kaldığını beyan ettiği, dolayısıyla davacının İl Göç İdaresine bildirdiği adresten taşınmış olması yanında ikametgah ilini terk ettiğinin kendi ikrarı ile sabit olduğu, öne sürdüğü mazeretlere ilişkin İl Göç İdaresine herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi başka bir şehre de sevk talebinde bulunmadığı, davacının ikametgah adresini terk ettiğinin açık olduğu, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin Çankırı Valiliği'nin 28/0602018 gün ve E.5552 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 05/12/2018 gün ve E: 2018/1074, K: 2018/1682 sayılı kararın; davacı tarafından, istinaf başvurusunda bulunularak kaldırılması istemiyle verilen dilekçede adli yardım talebinde bulunulduğu anlaşıldığından işin gereği görüşüldü;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 334. maddesinde ''(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarda, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.'' hükmü yer almıştır.
Anayasanın 90. maddesinde, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13. maddesinde, sözleşme kapsamında tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahip olduğu; 14. maddesinde de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanmanın, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal kökenli, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
6458 sayılı Yasanın 88.maddesinde Uluslararası Koruma Statüsü sahibi kişilerin karşılıklılık şartından muaf oldukları, başvuru sahibi kişilerden ihtiyaç sahibi olanların, sosyal yardım ve hizmetlere erişimlere sağlanabilir hükmü yer almaktadır.
Olayda, davacının İran vatandaşı olduğu, İran ile Türkiye arasında adli yardım anlaşmasının bulunduğu, söz konusu ülke ile 22/02/2011 tarihli ve 6121 sayılı kanunla uygun bulunan ve 10/03/2011 tarihli ve 27870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ''Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşması''nın mevcut olduğu, 6458 sayılı Yasada başvuru sahibi olanların sosyal yardım ve hizmetlere erişimlerine sağlanacağının belirtilmiş olması karşısında davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması işlemi ile ilgili uyuşmazlıkta mahkemeye erişim hakkının sağlanmasını teminen, adli yardımdan yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının adli yardım isteminin kabulüne, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere davacının ödenmesi gereken yargılama giderlerinden muaf tutulmasına, yargılamanın devamına 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)