İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 05/02/2018 tarihli ve 2018/3358 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2019 tarihli ve E:2018/1682, K:2019/2213sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığı, yasalar çerçevesinde çalışan bir bankayı kullanmanın meslekten ihraç sebebi olamayacağı, .... programını kullanmadığı, ....'a ilişkin kayıtların hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olduğu için yasak delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargı kararına esas olamayacağı, MİT tarafından yapılan .... tespitinin adli soruşturmaya dayanan hakim kararı ile yapılmış bir aram sonucu elde edilmiş bir delil olmadığı, istihbari nitelikteki dinlemelerden elde edilen kayıtların soruşturmalarda delil olarak kullanılamayacağı, sendikaya üye olmanın Anayasal bir hak olduğu, bu nedenle suç olarak kabul edilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, dava konusu işlemde hakkındaki kovuşturmanın ihraç gerekçeleri arasında sayıldığı, mülkiyet hakkını kullanarak mal ve hizmet satın almanın ve bedelini ödemenin, yasal olarak faaliyet gösteren şirketlerden mal ya da hizmet satın almasının ihraç sebebi olamayacağı, dava konusu işlemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan hakları ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İstinafa konu İdare Mahkemesi kararında; davacının Uşak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2016/204 sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği belirtilmekte ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi'nin E:2019/2080, K:2019/2021 sayılı kararı ile "sanığın örgüt içerisindeki konum ve faaliyetlerinin açıklanması ile örgüt yöneticisi olmak suçunun oluşup oluşmadığının tartışılmaması, tüm delillerin gerekçeli karar içerisinde eksiksiz tartışılmaması" gerekçesi ile kaldırılarak Mahkemesine gönderildiği, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu Uşak 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2020/97, K:2020/161 sayılı kararı ile davacının "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmakla, masumiyet karinesi gereğince anılan ceza mahkemesi kararı davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmemiştir.
Böylelikle, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar, ilk derece mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görülmekte olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlemesi ile aynı Kanun'un 323. maddesinde yer verilen avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin, kanun yolu incelemeleri dahil kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan gerek Mahkeme ve gerekse istinaf safhasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tahsil edilemeyeceği açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden bu kısımların düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2019 günlü ve E:2018/1682, K:2019/2213 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan 35,90-TL: başvuru harcı+35,90-TL. karar harcı+5,20-TL.vekalet harcı toplamı olan 77,00-TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan 35,90-TL: başvuru harcı+35,90-TL. karar harcı+5,20-TL.vekalet harcı toplamı olan 77,00-TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili için işbukararın kesinleşmesinden sonra ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..."şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
3-Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..."şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbukararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
6- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)