(1580 S. K. m. 7) (3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 12/10/2018 günlü ve E:2018/1064, K:2018/1259 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ……. Mahallesi, 1865 sayılı parsel üzerinde mevcut yapıda ruhsatsız imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 18/03/2016 günlü 2 adet yapı durdurma tutanağı ile söz konusu imalatların yıkımına ilişkin 10/05/2016 günlü, 495 sayılı Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 12/10/2018 günlü ve E:2018/1064, K:2018/1259 sayılı kararı ile; davanın yıkıma ilişkin kısmı hakkında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi tarafından herhangi bir kaldırma kararı verilmediğinden, davanın yıkım kısmına ilişkin olarak bir hüküm kurulma olanağı bulunmadığı, davanın 18/03/2016 tarihli iki adet yapı durdurma tutanağına ilişkin kısmı yönünden; …… adresinde, 1865 sayılı parsel üzerinde Süleymanpaşa Belediye görevlilerince 18.03.2016 tarihinde yapılan denetimde, parselde zemin kat 1. normal kat olmak üzere toplam 227,76-m² ruhsatsız yapı bulunduğu, 67,82-m² miktarlı kısmın planlarda işlenmiş olması nedeniyle, 227,76-67,87=159,89-m² toplam ruhsatsız yapı yapıldığına ilişkin aynı tarihli yapı durdurma tutanağının düzenlendiği, yine aynı yapıya ilişkin olarak aynı tarihte düzenlenen başka bir yapı tatil tutanağında ise etkilenen alanın 227,76 m² olduğunun belirtildiği, kaçak kısımların yıkımına ilişkin 10/05/2016 gün ve 495 sayılı Belediye Encümen kararının tesis edildiği, davacı tarafından da bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, her ne kadar iş bu dava dosyasında 18/03/2016 tarihli iki adet yapı durdurma tutanaklarının iptali istenilmekte ise de; iş bu davanın açılmasından önce aynı yapı tatil tutanaklarının iptali istemiyle Mahkemelerinin 2016/611 esasına kayıtlı olarak da dava açıldığı ve Mahkemelerinin 17/07/2017 tarih ve E:2016/611, K:2017/1344 sayılı kararının istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin 19/06/2018 gün ve E:2018/364, K:2018/1316 sayılı kararıyla kaldırılarak dosyanın mahkemelerine gönderilmesi üzerine 2018/1063 esasına yeniden kaydedilerek davanın görümüne devam edildiği anlaşıldığından, dava konusu edilen her iki Yapı Tatil Tutanağı yönünden derdestlik nedeniyle işbu davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, …… Mahallesi, Belediye Caddesi No:194 adresinde, tapuda 1865 sayılı parsel üzerinde kaçak yapı yapıldığından bahisle düzenlenen 18/03/2016 tarihli iki yapı durdurma tutanağı ile bu tutanaklardaki kaçak iddia olunan kısımların yıkımına ilişkin 10.05.2016 tarih ve 495 sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Tekirdağ İdare Mahkemesinin 09/06/2017 tarih ve E:2016/742, K:2017/1059 sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin 19.06.2018 günlü, E:2017/3010, K:2018/1308 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesinin ardından yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın sadece yapı durdurma tutanağıyla ilgili bozma olduğu ve bu hususta zaten dava bulunduğu, yıkıma ilişkin bozma bulunmadığından bahisle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 1865 parsel sayılı taşınmazı üzerinde mevcut bulunan iki katlı yapı ile birlikte 14.10.2002 tarihinde Gülseren SAKLAYAN isimli şahıstan bugünkü mevcut hali ile satın aldığı, Bakanlar Kurulunun 07.03.1992 tarihli ve 1992/39617 sayılı kararı ile “Tekirdağ İli Merkez İlçe Barbaros Bucağına bağlı ..... Köyünde "KUMBAĞ" ismiyle Belediye Kurulmasının 1580 sayılı Kanunun 7469 sayılı Kanunla değişik 7 nci maddesi uyarınca uygun görülmesiyle taşınmazın bulunduğu ..... Köyünün Belde Belediyesine dönüştüğü, 6360 Sayılı Yasa ile de ..... Belde Belediyesi ilga edilerek 30.03.2014 tarihli Mahalli İdareler seçimiyle yeni Kurulan Süleymanpaşa İlçesine mahalle olarak bağlandığı, davalı idare elemanlarınca 18.03.2016 tarihinde yapılan denetimde 18.03.2016 tarihli ve iki Yapı Durdurma tutanağı düzenlendiği, yapıya 227,76 m2 kaçak imalatla ilgili ıslak imzalı bir tutanak asıldığı, 21.03.2016 tarihinde aynı tarihli 159,89 m2 kaçak imalat yapıldığını gösterir tutanak asıldığı, yıkım konusunun bozma kapsamı dışında bırakıldığının kabulünün hatalı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince para cezası yönüyle terkin yapıldığının davalı idarece dosyaya beyan edildiği, yıkım kararının bozma konusu yapılmadığından bahisle incelenmeksizin ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereği yapı kayıt belgesi üzerine yıkım kararının kaldırılıp kaldırılmadığının belediyeye sorularak neticesine göre dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilip dava açmaya sebebiyet verdiğinden kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesi gerektiği öne sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davanın Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ..... Mahallesi, 1865 sayılı parsel üzerinde mevcut yapıda ruhsatsız imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 18/03/2016 günlü 2 adet yapı durdurma tutanağı ile söz konusu imalatların yıkımına ilişkin 10/05/2016 günlü, 495 sayılı Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açıldığı, Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 09/06/2017 günlü, E:2016/742, K:2017/1059 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin 19/06/2018 günlü, E:2017/3010, K:2018/1308 sayılı kararıyla; “Uyuşmazlık konusu olayda, davacının dava dilekçesinde 10/05/2016 tarihli ve 495 sayılı encümen kararı ile birlikte iki adet yapı tatil tutanağının da iptalini istemesine rağmen, İdare Mahkemesi tarafından hangisi olduğu belirtilmeden yapı tatil tutanaklarından biri hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı, diğer yapı tatil tutanağına ilişkin ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı görülmektedir... Bu itibarla; idari işlemlerin denetim unsurlarını oluşturan; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğu denetlenmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan yapı tatil tutanakları yönünden ilk derece mahkemesi yerine geçerek hüküm kurulması mümkün olmadığından, dava konusu yapı tatil tutanakları yönünden ayrı ayrı yargılama yapması bakımından dosyanın mahkemesine iadesi zorunludur. Bu durumda, eksik hükümle verilen başvuruya konu kararda, usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, Tekirdağ İdare Mahkemesinin 09/06/2017 günlü, E:2016/742, K:2017/1059 sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa'nın 45/5. maddesi uyarınca dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, anılan karar üzerine İdare Mahkemesinin istinaf başvurusuna konu kararı ile; davanın yıkıma ilişkin kısmı hakkında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi tarafından herhangi bir kaldırma kararı verilmediğinden, davanın yıkım kısmına ilişkin olarak bir hüküm kurulma olanağı bulunmadığı belirtilerek, davanın 18/03/2016 tarihli iki adet yapı durdurma tutanağına ilişkin kısmı yönünden derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ..... Mahallesi, 1865 sayılı parsel üzerinde mevcut yapıda ruhsatsız imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 18/03/2016 günlü 2 adet yapı durdurma tutanağı ile söz konusu imalatların yıkımına ilişkin 10/05/2016 günlü, 495 sayılı Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Tekirdağ İdare Mahkemesinin 09/06/2017 günlü, E:2016/742, K:2017/1059 sayılı kararına karşı davacının istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin kesin nitelikteki 19/06/2018 günlü, E:2017/3010, K:2018/1308 sayılı kararı gereği davacı tarafından iptali istenilen 18/03/2016 günlü 2 adet yapı durdurma tutanağı ile yıkıma ilişkin 10/05/2016 günlü, 495 sayılı Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının tamamına yönelik inceleme yapılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yıkıma ilişkin 10/05/2016 günlü, 495 sayılı encümen kararı ile ilgili olarak İdare Mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu kararda eksik hüküm kurulmuş olması sebebiyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16.maddesinin 1.fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, 4.fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 30/10/2018 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ve ekindeki belgelere göre; yukarıdaki madde hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 13/10/2018 tarihli, 1703092 başvuru numaralı, YTC3MF91 belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği, 24/03/2016 günlü, 301 sayılı Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararıyla verilen 14.557,82.-TL para cezasının terkin edildiğine dair Mali Hizmetler Müdürlüğünce düzenlenen 13/11/2018 tarihli düzeltme fişinin dosyaya sunulduğu görülmüş olup, yapı kayıt belgesi nedeniyle başka bir işlem yapılmadığı davalı idarenin 14/11/2018 tarihli dilekçesinde belirtilmiş olmakla birlikte, İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda, dava konusu yıkım kararının iptal edilip edilmediği hususu da araştırılarak sonucuna göre bir karar verileceği tabiidir.
Karar sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacı istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 12/10/2018 günlü ve E:2018/1064, K:2018/1259 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Tekirdağ İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 27/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)