İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/06/2019 gün ve E:2018/4887, K:2019/2545 sayılı kararın istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/8528 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ...... Katılım Bankası AŞ'de (Bank ...... 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ...... Eğitimciler Sendikası'na Mart 2014 - Aralık 2015 yılları arasında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen ...... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 25.1.2014 - 7.12.2015 yılları arasında ödeme bilgisinin bulunduğu anlaşılmakla, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, devletine ve kanunlara karşı bir davranışının bulunmadığı, hakkında idari bir soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan KHK ile ihraç edildiği, 657 Sayılı Kanununun disipline ilişkin hükümlerinin uygulanmadığı, bylock iddiasını kabul etmemekle birlikte anılan programı indirmenin ve kullanmanın suç olmadığı, bylockun hiç bir suçun delili ve hiç bir idari yaptırımın gerekçesi olamayacağı, bankasyanın yasal bir banka olduğu, talimatla para yatırdığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı, 2005 yılından beri bu bankada işlem yaptığı ve anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonrada işlem yapmaya devam ettiği, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu, ...... Medya A.Ş'nin yasal bir kuruluş olduğu ve ihraç gerekçesi olarak kullanılamayacağı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun insan hakları ihlali iddialarını incelemediği, Anayasa ve AİHS'de teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, iltisak ve irtibat kavramlarının muğlak ve sınırlarının belli olmadığı, kendisine atfedilen fiillerin yasal olduğu, OHAL döneminde sınırlı ve geçici tedbirlerin uygulanması gerektiği, anılan yapılanmanın terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten sonraki eylemlerin ihraç gerekçesi olması gerektiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu, maksat, sebep unsurları yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hükmüne yer verilmek suretiyle doğrudan dava açma şartları arasında "derdestlik" de sayılmış, aynı Kanunun 115. maddesinde ise, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemiş ve Kanunun 31. maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, ikinci davanın esasının derdestlik nedeniyle incelenemeyeceği usul hukukunun genel ilkelerindendir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin hukuki sebeplerinin aynı olmasına bağlıdır.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı tarafından, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/8528 sayılı işlemin iptali istemiyle 15/07/2018 tarihinde Ankara 7.İdare Mahkemesi'nin 2018/1633 esas sayısına kayden davanın açıldığı, daha sonra anılan Mahkemenin 24/07/2018 tarih E:2018/1633, K:2018/1465 sayılı kararı ile dava konusu işlemin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı olduğu ve Ankara 19 ve 20.İdare Mahkemeleri arasında tevzi edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava dosyasının esas kaydının kapatılmasına karar verildiği ve tezvi bürosuna gönderildiği, yapılan tevzi neticesinde dava dosyasının Ankara 19.İdare Mahkemesinin 2018/4887 esasında yeniden açıldığı, anılan Mahkemenin 27/06/2019 gün ve E:2018/4887, K:2019/2545 sayılı kararı ile davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, aynı tarih ve sayılı dava konusu işlemin iptali istemiyle 15/07/2018 tarihinde Ankara 2.İdare Mahkemesi'nin 2018/1579 esas sayısına kayden ikinci kez bir davanın açıldığı, daha sonra anılan Mahkemenin 24/07/2018 tarih E:2018/1579, K:2018/1490 sayılı kararı ile dava konusu işlemin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı olduğu ve Ankara 19 ve 20.İdare Mahkemeleri arasında tevzi edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava dosyasının esas kaydının kapatılmasına karar verildiği ve tezvi bürosuna gönderildiği, yapılan tevzi neticesinde dava dosyasının Ankara 20.İdare Mahkemesinin 2018/4907 esasında yeniden açıldığı, anılan Mahkemenin 15/03/2019 gün ve E:2018/4907, K:2019/1157 sayılı kararı ile davanın reddedildiği, yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 18/10/2019 tarih ve E:2019/1300, K:2019/1412 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddedildiği ve dava dosyasının Danıştay 5.Dairesinin 2020/28 esasına kayıtlı ve temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince, 2018/4887 esas sayısına kayden açılan davada davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda anlatıldığı üzere tarafları, konusu aynı olan ve aynı işleme karşı açılan davada derderstlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerekmekte iken, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir
KARAR SONUCU:
Yukarıdaki açıklamalarla birlikte Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/06/2019 gün ve E:2018/4887, K:2019/2545 sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen gerekçeler çerçevesinde yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, anılan madde uyarınca kesin olarak, 23/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)