(213 S. K. m. 186, 339)
İSTEMİN ÖZETİ: 2015 hesap döneminde stoklarıyla ve satış iadeleriyle ilgili yaptığı kayıtlara ilişkin olarak hakkında hazırlanan inceleme raporuna dayanılarak davacı adına 2015/4 ila 12. dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ile anılan yıla ait KDV beyan tablosunun inceleme elemanınca yeniden düzenlenmesi sonucunda Aralık 2015 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 0,00-TL olarak hesaplanması üzerine yükümlünün 2016 yılına ait KDV beyan tablosunun inceleme elemanınca düzeltilmesi nedeniyle 2016/1. dönemi için salınan katma değer vergisi ve anılan dönemler için tekerrür nedeniyle yüzde elli oranında artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına karşı açılan davayı; belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtlarının parçalarının perakende ticareti faaliyetinde bulunan davacı şirketin 2015 takvim yılına ait hesap ve işlemlerinin kurumlar vergisi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen 06/12/2017 tarih ve 2017-A-7689/43 Sayılı Vergi İnceleme Raporunda özetle; mükellef kurumun 2015 yılında toplamda 109.797,88-TL satıştan iadesi olduğu ve söz konusu satış iade faturalarından toplam 2.616,17-TL tutarındaki iki adet satış iade faturasının mükerrer kaydedildiği, rapora ekli vergi inceleme tutanağında mükellef kurum temsilcisinin ifade ettiği gibi, söz konusu faturaların sehven mükerrer kaydedilebileceğinin iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun göründüğü, dolayısıyla mükellef kurumun 2015 yılı Gelir Tablosunda yer alan "610-Satıştan İadeler" tutarının 2.616,17-TL tutarında azaltılarak Ticari Bilanço Kârının yeniden hesaplanması ve söz konusu faturalarda yer alan ve beyanlara konu edilen indirilecek KDV tutarlarının indirimlerden çıkarılması için KDV yönünden inceleme raporu düzenlenmesi gerektiği, diğer taraftan, mükellef kurumun "153-Ticari Mallar" hesabını alacaklandırmak ve "100-Kasa" hesabını borçlandırmak suretiyle toplam 940.133,69-TL tutarında 7 adet kayıt yaptığı ve söz konusu kayıtların dayanağı olarak herhangi bir fatura vb. belgenin bulunmadığı, böylelikle mükellef kurumun stoklarında yer alan emtia tutarının 940.133,69-TL tutarında azaltıldığı, şirket temsilcisinin konuya ilişkin beyanında kayıtların sehven yapılmış olduğu ileri sürülmüş ise de, dönem sonunda ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilme aşamalarında dönem sonu kayıtlarının ve kesin mizanın oluşturulması kapsamında sehven yapılmış kayıtların kontrol edilmesi ve varsa hataların düzeltilmesi gerektiği, mezkur kayıtların, sehven veyahut bilerek ne şekilde yapılmış olursa olsun doğrudan stok miktarlarını etkilediği ve dönem sonunda oluşabilecek stok fazlasını azalttığı, bahsi geçen kayıtların yapılmasının, mükellef kurumun kayıt dışı satışa konu etmesi dolayısıyla emtia stoklarında yer alan stok fazlasının azaltılması amacına ilişkin olduğu sonucunu doğurduğu ve bu kapsamda mükellef kurumun maliyet vermeksizin kayıtları düzelttiğini gösterdiği, böylelikle kayıt dışı satışlardan dolayı stoklarında yer alabilecek fazlalığın önlenmesinin sağlandığı, dolayısıyla mükellef kurumun kayıt dışı satışa konu ederek maliyet vermeksizin kayıtlarından çıkarttığı 940.133,69-TL tutarındaki emtianın maliyet kabul edilmesi ve maliyetin üzerine, mükellef kurum temsilcisinin beyanında yer alan %20 kâr oranı eklenmek suretiyle elde edilecek tutarın da (1.128.160,43-TL) satışlara ilave edilmesi ve kayıt dışı satıştan doğması gereken KDV'lerin hesaplanarak beyanlarına eklenmesi gerektiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği; kurumlar vergisine ilişkin raporda tespit edilen hususlar 2015 dönemi KDV beyanlarını da etkilediğinden katma değer vergisine ilişkin olarak düzenlenen 06/12/2017 tarih ve 2017-A-7689/45 Sayılı Vergi İnceme Raporunda, davacı şirket tarafından 2015 yılında kayıt dışı bırakılan satışların katma değer vergisi matrahlarına ilave edilmesi ve mükerrer kaydedildiği belirtilen satış iade faturalarında yer alan indirilecek KDV tutarlarının indirimlerden çıkarılması suretiyle 2015 yılı KDV beyan tablosunun düzeltilmesi; 06/12/2017 tarih ve 2017-A-7689/46 Sayılı Vergi İnceme Raporunda da, Aralık 2015 döneminden Ocak 2016 dönemine devreden KDV'nin 0,00-TL olarak düzeltilmesi sonucunda dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığının anlaşıldığı; olayda, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağının, davacı adına kurumlar vergisi yönünden düzenlenen 06/12/2017 tarih ve 2017-A-7689/43 Sayılı Vergi İnceleme Raporu ile tespit edilen kayıt dışı satışlara ve mükerrer kaydedildiği belirtilen satış iade faturalarına ilişkin olduğu, bahsi geçen kayıt dışı satışlar ile mükerrer kaydedildiği belirtilen satış iade faturaları sebebi ile davacı şirket adına 2015 takvim yılı için tarhedilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı Mahkemelerinin E:2018/662 numaralı dosyasına kayden açılan davada verilen 11/03/2019 tarih ve K:2019/257 Sayılı kararla ve "... Vergi inceleme raporu ekinde dava dosyasına ibraz edilen ve davacı şirket temsilcisi nezdinde tutularak ihtirazi kayıt konulmaksızın 05/12/2017 tarihinde imzalan vergi inceleme tutanağından görüldüğü üzere, mükerrer kayda konu edilen satış iade faturalarının sehven mükerrer kaydedildiğinin şirket temsilcisi tarafından da kabul edildiği, dolayısıyla davacı şirketin 2015-Gelir Tablosunda yer alan 610-Satıştan İadeler tutarının 2.616,17-TL tutarında azaltılmasında ve Ticari Bilanço Kârının buna göre yeniden hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer taraftan davacı şirketin 153-Ticari Mallar Hesabını alacaklandırmak ve 100-Kasa Hesabını borçlandırmak suretiyle yaptığı toplam 940.133,69-TL tutarında 7 adet kaydın dayanağı olarak herhangi bir fatura vb. belgenin bulunmadığı, bu konuyla ilgili olarak şirket temsilcisi tarafından, toptancılardan aldıkları emtiayı %20 kârla sattıkları, verilerinin bilgisayar korsanları tarafından çalınması nedeniyle kurtarılan verilerin yeniden düzenlenmesi ve hesapların kayıtları sırasında ayar hataları yapıldığı ve defterlere yanlış kayıtların işlendiği, konuyla ilgili herhangi bir kasıtlarının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, 213 Sayılı Kanun'un 186. maddesi uyarınca, davacı şirketin dönem sonunda mevcutlarında yer alan emtiasını ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde tespit etmesi ve fiili duruma göre muhasebe kayıtlarını gözden geçirmesi gerektiğinden ve belirtilen kayıtlar doğrudan stok miktarını etkileyerek dönem sonunda oluşabilecek stok fazlasını azalttığından, bahsi geçen kayıtların emtia stoklarında yer alan stok fazlasının azaltılması amacına ilişkin olduğu anlaşılmış olup, davacının kayıt dışı satışa konu ederek maliyet vermeksizin kayıtlarından çıkarttığı 940.133,69-TL tutarındaki emtianın maliyet kabul edilmesi ve maliyetin üzerine şirket temsilcisinin bildirdiği şekilde %20 kâr oranı eklenmek suretiyle elde edilen 1.128.160,43-TL'nin satışlara ilave edilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle kurumlar vergisi tarhiyatı yönünden davanın reddine karar verildiğinden, kayıt dışı bırakılan satışların katma değer vergisi matrahlarına ilave edilmesi ve mükerrer kaydedildiği belirtilen satış iade faturalarında yer alan indirilecek KDV tutarlarının indirimlerden çıkarılması sonucunda 2015 yılı ve takip eden 2016/1 dönemi KDV beyan tablosunun buna göre düzeltilmesi suretiyle tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık görülmediği; uyuşmazlık konusu katma değer vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmına gelince, 213 Sayılı Kanun'un 339. maddesinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı hükme bağlandığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesine eklenen belgelerden, davacı şirket adına 2012/8. dönemi için kesilen ve 08/04/2013 tarihinde uzlaşmaya varılarak kesinleşen vergi ziyaı cezasının, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasında esas alındığının anlaşıldığı, buna göre, tekerrüre bağlı ceza 2013 yılında kesinleştiğinden ve 2014 yılı itibariyle işlenecek fiiller için uygulanabileceğinden, dava konusu 2015 ve 2016 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden, Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 12/03/2019 gün ve E:2018/663, K:2019/258 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, inceleme raporu ile yapılan tespitlerin şirket temsilcisinin beyanlarından yola çıkılarak soyut verilerle elde edildiği, incelemenin eksik olduğu, şirketlerinin hiçbir şekilde ihmali ve kötü niyeti olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
KARAR: Bakılan davaya konu cezalı tarhiyatların matrahı yönünden bağlı olduğu, aynı hukuki nedenlerden dolayı davacı adına 2015 yılı kurumlar vergisi için hazırlanan vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ve 2015/4-6, 7-9, 10-12. dönemleri için salınan kurum geçici vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarına ve 2015/1-12 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı kısmen kabul, kısmen reddedip, dava konusu kurum geçici vergi asılları ve özel usulsüzlük cezasını kaldıran, diğer yönlerden davayı reddeden Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 11/03/2019 gün ve E:2018/662, K:2019/257 Sayılı kararına tarafların yaptığı istinaf başvurularının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nin 22/01/2020 tarih ve E:2019/1196, K:2020/61 Sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür.
SONUÇ: Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nce verilen 12/03/2019 gün ve E: 2018/663, K: 2019/258 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, 54,40-TL'den az olmamak üzere karar altına alınan tutarın binde 4,55'i oranında nisbi istinaf karar harcının davalı idarece davacıdan alınmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince davacıya iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)