(5326 S. K. m. 2, 17) (5015 S. K. m. 19)
İSTEMİN ÖZETİ: 06.05.2014 tarihli BAY/939-82/34167 sayılı bayilik lisansı kapsamında, .... adresinde faaliyette bulunan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 12.11.2015 tarihinde yapılan denetimde; ödeme kaydedici cihazlardan (ÖKC) alınan X ve Z raporlarında gözüken satış adetleri ile otomasyon sisteinde gözüken satış adetlerinin farklı olduğu, yapılan satışların bazılarının otomasyon sistemine yansımadığı ileri sürülerek, 5015 Sayılı Kanunun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davacı şirket hakkında 80.106,00TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ nun 14.03.2018 tarih ve 7744-58 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmış olan davada; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrası ve 19.maddesinin 7.fıkrası ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. ve 17. maddelerinde yer alan düzenlemelerden bahisle; .idarî para cezalarının Kanun'da alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idarî para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen idarî para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisini kullanırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi nedenle idarî para cezasını üst sınırdan verdiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya koyması gerektiği, ancak bu durumda idarî para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılmasının mümkün olabileceği, lisans ile tanınan hakların, lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı ve Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara 1.500,00 TL'den 70.000,00TL'ye kadar idari para cezası verileceğinin 5015 sayılı Kanun' un 19/7. Maddesinde düzenlendiği, belirlenen miktar aralığında idari para cezası saptanırken, hakkında idari para cezası uygulanacak lisans sahibinin fiilinin ağırlığı, işletmesinin portföy niceliği ve petrol piyasasını etkileyebilme niteliği gibi kriterlerin değerlendirmeye esas tutulması ve idari para cezası için belirlenen miktar aralığının aşağı sınırından uzaklaşılması halinde, bu hususun gerekçesi belirtilmek suretiyle açıklanmasının hakkaniyet gereği olduğu, bakılmakta olan davada ise davacı şirketin, ödeme kaydedici cihazlardan (ÖKC) alınan X ve Z raporlarında gözüken satış adetleri ile otomasyon sisteminde gözüken satış adetlerinin farklı olduğu, yapılan satışların bazılarının otomasyon sistemine yansımadığının tespit edildiği, bu fiiline karşılık olarak cezanın üst sınırı olan 80.106,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, fakat idari para cezası miktarı belirlenirken, lisans sahibinin fiilinin ağırlığı, işletmesinin portföy niceliği ve petrol piyasasını etkileyebilme niteliği gibi kriterlerin dikkate alınıp alınmadığının belirtilmediği gibi, idari para cezasının üst sınırdan verilmesine ilişkin herhangi bir gerekçe de gösterilmediği, bu durumda; idari para cezası miktarı belirlenirken herhangi bir kriterin esas alınmadığı ve idari para cezası aralığının aşağı sınırından uzaklaşma gerekçesinin de gösterilmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak, Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/11/2018 tarih ve E:2018/1016, K:2018/2175sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; bayilik lisansı sahibi davacı şirket tarafından, ödeme kaydedici cihazlardan (ÖKC) alınan X ve Z raporlarında görünen satış adetleri ile otomasyon sisteminde görünen satış adetlerinin farklı olduğunun, yapılan satışların bazılarının otomasyon sistemine yansımadığının tespit edilmesi üzerine 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 80.106,00.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ nun 14.03.2018 tarih ve 7744-58 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; .... adresinde faaliyette bulunan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda, 12.11.2015 tarihinde yapılan denetimde; ödeme kaydedici cihazlardan (ÖKC) alınan X ve Z raporlarında gözüken satış adetleri ile otomasyon sisteminde gözüken satış adetlerinin farklı olduğu, Ödeme Kaydedici Cihaz ile otomasyon verilerinin tutarsız olduğu, yapılan satışların bazısının otomasyon sistemine yansıtılmadığına dair 12.11.2015 tarihli B-217042 sayılı tutanağın, istasyon yetkilisi .... isimli kişinin de itirazı olmaksızın imzaladığı, bu bilgi ve tespitler üzerine ilgili lisans sahibinin denetim tarihi baz alınarak geçmiş 2 aylık otomasyon dökümlerinin Kurum kayıtları üzerinden incelenmesi sonucunda yapılan değerlendirme neticesinde ise ; bazı günlere ait dönem başı ve dönem sonu stok değerlerine ilişkin verilerin doğru olmadığı, pompa satış miktarlarının tam yansımamasının da buna yol açabileceği, her iki durumda da otomasyon sisteminin donanımsal ve/veya yazılımsal olarak problemli olduğu emaresi taşıdığı, günlere yayılan pompa satışlarının kayda değer şekilde dalgalı gözüktüğü ve otomasyon sağlıklı çalışmadığı halde akaryakıt hareketine konu eylemde bulunduğu gibi bu duruma yönelik herhangi bir aykırılık bildiriminin davalı idareye bildirlmediği, sonuçta ilgili lisans sahibine ait akaryakıt istasyonundaki otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru çalışmadığı, tüm bu hususların ise soruşturmaya konu edilerek hazırlanmış olan 31.10.2017 tarihli 1311 sayılı Soruşturma Raporunda yer alan bilgi ve tekliflerin değerlendirmeye alınmasından sonra da , dava konusu Kurul kararı alınması üzerine, görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak amacıyla hazırlanıp yürürlüğe girmiş olan, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun dava konusu fiil ve işlem tarihinde yürürlükte olan‘’Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri ‘’başlıklı 4.maddesinde;‘’ Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. / Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır. / Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her türlü tedbiri almak ile istenmeyen durumları en kısa sürede gidermek zorundadır. / Bu Kanuna göre faaliyette bulunanlar; a)Ticarî ve teknik mevzuata uygun davranmak, / b) Çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirleri almak, ... İle yükümlüdür. ‘’hükmü, "İdari para cezaları" başlıklı 19.maddesinin 7.fıkrasında ise;"Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir."düzenlemesi yer almaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat " deyiminin; Kanun'un, karşılında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; 3. maddesinde, bu Kanun'un; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün giiler hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; anılan Kanun'un genel hükümleri arasında yer alan " İdari Para Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında, idari para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı kural altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin dava konusu uyuşmazlıkla benzer nitelikteki bir olay üzerine, İdare Mahkemeleri tarafından, itiraz yoluyla yapmış oldukları başvuru üzerine; 1.11.2017 tarihli ve E: 2017/97 ; K: 2017/148 sayılı kararında konuya ilişkin görüş ve gerekçelerini şu şekilde belirlemiştir;
‘’ ... 5015 sayılı Kanun’un “Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendinde; bu Kanun’a göre faaliyette bulunanların kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendinde belirtilen bu yükümlülük petrol piyasasında faaliyette bulunan lisans sahiplerinin tamamı yönünden geçerlidir. / Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. / Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi hangi eylemlerin idari yaptırımlarla cezalandırılmasının öngörüleceği, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir. Bununla birlikte kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında öngördüğü yaptırımın adil ve hakkaniyete uygun olması gerekmektedir. / 5015 sayılı Kanun’un ve bu Kanun’u değiştiren 5576 ile 6455 sayılı Kanunların genel ve madde gerekçeleriyle yasama sürecindeki tartışmalardan, kanun koyucunun petrolün güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içinde kullanıcılara sunulmasını, bu alandaki faaliyetlerin şeffaf ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini ve bu kapsamda petrol kaçakçılığıyla mücadele edilmesi ile tüketicilerin korunması amaçlarıyla etkili bir denetim sisteminin kurulmasını ve caydırıcı cezalar getirilmesini hedeflediği anlaşılmaktadır. / Kanun koyucunun petrol kaçakçılığını önlemek amacıyla bayilere, akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğü getirdiği, bu yükümlülüğün ihlal edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırımı maktu idari para cezası olarak belirlediği görülmektedir. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiillerin karşılığında idari cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu açıktır. / Kanun’un 19. maddesinde, idari para cezasını gerektiren fiiller ağırlık derecelerine göre gruplandırılarak ihlalin önemine göre farklı idari para cezaları öngörülmüştür. Kanun koyucunun petrol kaçakçılığının boyutları, bu suçlardaki artış ve suçun tespitindeki güçlükleri de göz önünde bulundurarak itiraz konusu kuralla bayilerin kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünün ihlaline Kanun’un diğer bazı hükümlerine göre daha çok önem atfettiği ve cezaları, caydırıcılık fonksiyonunu yerine getirebileceğini takdir ettiği maktu cezalar olarak düzenlediği anlaşılmaktadır. / Kanunla yapılan düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından, öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan fiillerin işlenmesini önlemek için hangi tür ve ölçekte idari yaptırım uygulanacağı kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Maktu olarak belirlenen idari para cezaları, cezayı gerektiren fiili işleyenlerin üzerinde ekonomik durumlarına göre farklı etkiler doğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez. Kaldı ki kanun koyucu, itiraz konusu kuralın da yer aldığı 19. maddede farklı fiillere farklı idari yaptırımlar öngördüğü gibi idari yaptırımların hangi hâllerde artırılması ve indirilmesi gerektiğini de düzenlemiştir. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında fiilin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır. ... ‘’
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında da vurgulandığı üzere, söz konusu 19. madde kapsamında belirlenen ihlalin varlığı halinde idareye takdir hakkı tanınmış ise de, bu takdir hakkının mutlak ve sınırsız olmadığı, hukukun genel ilkeleri, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşür bir şekilde kullanılması gerektiği de tartışmasızdır.
Dolayısıyla, 5015 sayılı Kanun Kapsamında belirlenmiş olan fiillerin ihlali halinde uygulanacak olan idari para cezalarının miktarının ve/veya aralığının tespitinde, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17.maddesinde yer alan düzenleme de göz önününde bulundurmak suretiyle, fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru ve ekonomik durumu gibi etkenler, gerek idarenin takdir hakkının hukuksal gerekçesi ve aynı zamanda da, yargısal denetimde hükme dayanak oluşturacak temel ve kaçınılmaz ölçütler olacaktır.
Başka bir ifadeyle, idari para cezaları için 5015 sayılı Kanun’ un 19/7. maddesinde nispi miktar olarak tespit edilmiş olan aralık, belirtilen ölçütler esas alınarak doldurulacak, fiilin ağırlığı, failin kastı,kusuru gibi ağırlaştırıcı nedenlerin varlığı halinde alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yaklaşılacak, hafifleştirici nedenler ise bu aralığı üst sınırdan alt sınıra doğru daraltacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile tüm anlatımlar, dava konusu uyuşmazlık ile birlikte değerlendirilecek olursa;
Dava konusu idari para cezasına neden olan fiil ve olayın gelişimi dikkate alındığında; davacıya ait akaryakıt istasyonundaki faaliyete konu verilerin doğru bir şekilde otomasyon sistemine yansıtılmadığı, mevcut otomasyon sisteminin doğru bir şekilde çalışmadığı, bu fiilin her hangi bir ihmalden kaynaklanmadığı, bu durumdar haberdar olunmak suretiyle devamının sağlandığı, öte yandan istasyon otomasyon sisteminin iradi dışı bir sebeple sağlıklı/mevzuata uygun çalışmadığını doğrulayacak hukuki bir gerekçenin de ileri sürülemediği, sonuçta bu yöntemle mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütüldüğü dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmış olup, bu fiilin niteliği itibariyle de iradi bir davranış sonucu gerçekleştiği dolayısıyla, davalı idarenin 5015 sayılı Kanun’un 19/7. maddesinde belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir hakkını kullanmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi yanında, 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise, hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/11/2018 tarih ve E:2018/1016, K:2018/2175 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın REDDİNE; aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait 134,00.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait 140,10.-TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)