İSTEMİN ÖZETİ: Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2018 tarih, E: 2017/1470, K: 2018/542 sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/4-a-4 maddesinde yer alan "Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek." fiili sübuta erdiğinden bahisle aynı Kararnamenin 7/2 maddesi uygulanarak "1 gün aylık kesimi cezası" verilmesine ilişkin 30.03.2017 tarih ve 2017/136 sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nce; "... Dava konusu olayda, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin tümünün değerlendirilmesi neticesinde; davacının şikayete konu 2016 yılı Eylül ayına kadar 18/01/2016-25/01/2016 tarihleri arasında (7) gün izinli, 14/04/2016-22/04/2016 tarihleri arasında (9) gün raporlu, 03/07/2016-17/07/2016 tarihleri arasında (14) gün izinli olduğu, CİMER'e yapılan şikayete esas görevlendirmede 01/09/2016-12/09/2016 tarihleri arasında kendisiyle birlikte (19) kişinin Şırnak İline görevlendirmesinin yapıldığı, şikayete konu tarihe kadar (42) gün il dışı göreve gönderildiği, dolayısıyla kendisine yıllık izin verilmesinde zorluk çıkarıldığı yahut dış görevlendirmelere özellikle kendisinin görevlendirildiği yönünde herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmadığı, söz konusu iddianın soruşturmacı tarafından da incelendiği, davacının şikayet ettiği Komiser Yardımcısı ..... hakkında somut delillere dayanan bir isnatta bulunamadığı, söz konusu il dışı görevlendirmenin (1) gün önce davacıya haber verildiği, bu durumun tanık Polis Memuru ....nin ifadesiyle de sabit olduğu, dolayısıyla davacının "amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikayet etmek" fiilini işlediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin sebebi olan eylem tarihinde yürürlükteki Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğüne göre "Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek" fiili 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de ise "Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek" fiili de 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında "(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde, "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Davacı vekili tarafından; Mahkeme kararında davacı hakkında 42 gün il dışı göreve gönderildiği şeklinde karar verilmişse de, davacının 60 gün il dışı görevine gittiği, davacının CİMER'e yazdığı dilekçede herhangi bir şikayetten bahsetmediği sadece durumlarını anlatan bir dilekçe yazdığı, disiplin kurulu tarafından sağlıklı bir şekilde araştırma yapılmadığı, Şanlıurfa Valiliği İl Disiplin Kurulunun 30/03/2017 tarihli kararına bakıldığında kararın verildiği tarih ile davacıya isnat edilen suçun işlendiği tarih arasındaki zaman farkının açık olduğu, bu nedenle verilen cezanın süresi içerisinde olmadığı, kararın verildiği tarihte KHK'nın henüz çıkmadığı, bu nedenle davacıya böyle bir cezanın verilmesinin yok hükmünde olduğu belirtilerek Mahkeme kararının kaldırılması talep edilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli olan davacının, Komiser Yardımcısı .....'nun kişilere özel muamele yaptığı, şube müdürü gibi hareket ettiği, kendisine sıkıntı çıkardığı, izin taleplerini zamanında ve istediği gün aralığında değerlendirmediği, sürekli il dışı görevlendirmelere gönderilerek komiserlik sınavına girmesinin engellendiği ve kripto FETÖ elemanları tarafından kendisine fiziksel ve psikolojik baskı yapıldığını düşündüğü iddialarıyla 31/08/2016 tarihinde CİMER'e doğrudan şikayet başvurusunda bulunduğu, söz konusu iddiaların araştırılması hususunda 11/11/2016 gün ve 351 sayılı olur ile soruşturmacı görevlendirildiği, söz konusu soruşturma sürecinde davacının öncelikle üstlerine şikayetini iletmeksizin doğrudan CİMER'e şikayet dilekçesini ilettiğinin farkedilmesi üzerine davacının da soruşturmaya dahil edildiği, anılan soruşturma kapsamında iddiaların araştırıldığı, davacının amiri hakkında ileri sürdüğü iddiaların sübut bulmadığının ve haksız yere şikayet ettiğinin tespit edildiği, soruşturma neticesinde 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/(4)-a-4 maddesine istinaden "dört ay kısa süreli durdurma" disiplin cezasının verilmesinin teklif edildiği, Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından davacının geçmiş hizmetlerinin olumlu olması nedeniyle anılan KHK'nın 7/2.maddesi uyarınca bir derece hafif disiplin cezası olan "1 gün aylık kesimi" disiplin cezasıyla tecziye edilmesine dair 30/03/2017 gün ve 2017/136 sayılı kararının verildiği ve bakılmakta olan işbu davanın da söz konusu kararın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından yukarıda yer verilen iddialarda bulunulmuşsa da, dava konusu işlemin sebebi olan CİMER'e yapılan başvurunun ilgili kurum tarafından davalı idareye 09/11/2016 tarihinde bildirildiği, bunun üzerine 16/11/2016 tarihli onay ile soruşturmaya başlanıldığı, yapılan soruşturma sırasında davacının da kusurlu olabileceği anlaşıldığından 20/01/2017 tarihli ek onay ile davacı hakkında da soruşturma yapıldığı, yapılan soruşturma sonucunda da 30/03/2017 tarihinde dava konusu işlem tesis edildiğinden somut olayda cezalandırma zamanaşımının bulunmadığı, öte yandan, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ve işlemin sebebi olan eylem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinde, davacıya atfedilen aynı fiil ve fiilin karşılığı olarak aynı cezanın öngörülmüş olması karşısında aleyhe bir uygulama yapılmadığı da anlaşıldığından davacı vekilinin iddialarına itibar edilmemiştir.-
Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2018 tarih ve E: 2017/1470, K: 2018/542 sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, davalı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen ek gerekçeyle reddine,185,10-TL istinaf yargılama giderinin davacı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından fazladan yatırılan 35,90-TL harcın istemi halinde ilgili tarafa iadesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan tarafa re'sen iadesine, 16/03/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)