(775 S. K. m. 18) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 27/11/2018 günlü ve E:2018/611, K:2018/2022 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, .... Mahallesinde bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi ve Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama A.Ş.’ye ait 208 pafta, 1252 ada, 10 parsel sayılı taşınmazın 225,00 metrekarelik kısmında davacının kiracıları tarafından kullanılmakta olan metruk konut ve depo vasıflı yapıların, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18 inci maddesi uyarınca yıkılarak tahliye edilmesi gerektiğine ilişkin 09/02/2018 günlü, 24245 sayılı İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü işlemi ile 02/03/2018 günlü, 2018-18838 sayılı Ataşehir Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 27/11/2018 günlü ve E:2018/611, K:2018/2022 sayılı kararı ile; İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, .... Mahallesinde bulunan 208 pafta, 1252 ada, 10 parsel sayılı (Eski kök 3 parsel) 286.237,21 m2 taşınmaz için davacının murisi .... tarafından 22/04/1983 tarihinde tapu tahsis belgesi için başvuruda bulunulduğu, başvuru sonrasında davacının kardeşleri .... ve .... adına Tapu Tahsis Belgesi düzenlendiği, dava konusu 09.02.2018 tarih ve 24245 sayılı İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü işlemi ile Ataşehir Belediye Başkanlığından söz konusu taşınmazın 225,00 m2 lik bölümünün davacı ....'ın kiracıları tarafından metruk konut ve depo olarak, 213,00 m2 lik bölümünün .... tarafından metruk konut olarak, 150,00 m2lik bölümünün .... tarafından metruk konut olarak,175,00 m2lik bölümünün ....'ın kiracısı tarafından konut olarak, 180,00 m2lik bölümünün .... tarafından metruk konut olarak kullandığının ve yapıda tadilat yapıldığının, 40,00 m lik bölümünün de F1 tarafından trafo olarak kullanıldığının belirlendiği ve söz konusu taşınmazın Tasfiye İşleri Döner Sermaye Genel Müdürlüğü'ne tahsis edildiğinden bahisle 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi veya 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine göre yıkılarak tahliye edilmesinin istenildiği, yine dava konusu 02.03.2018 tarih ve 2018-18838 sayılı Ataşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile Zabıta Müdürlüğünden anılan yazıdan bahsedilerek 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca işlem yapılmasının talep edildiği, bu yazıların davacıya tebliği üzerine davacı tarafından söz konusu yapı için tapu tahsis belgesi verildiği, elektrik su aboneliklerin bu belgeye dayanılarak tesis edildiği, emlak ve çevre temizlik vergilerinin ödendiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, 17/05/2018 tarihli ara kararına İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü'nce verilen 05/06/2018 sayılı cevabi yazıda davacıya ait yapının gecekondu olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmadığının belirtildiği, İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın savunmasında ise davacıya ait yapı için gönderilen ecrimisil ihbarnamesine karşı davacı tarafından yapılan itirazda yapının 1990'da yapıldığının ikrar edildiğinin öne sürüldüğü, olayda, davacıya ait yapının bulunduğu alanda yer alan gecekondu için davacının murisi .... tarafından 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgesi için başvuruda bulunulduğu, bu başvuru kapsamında gerekli ödemelerin yapıldığı, sonrasında aynı parselde bulunan bir yapı için davacının kardeşleri olan .... ve .... adına Tapu Tahsis Belgesi düzenlendiği görüldüğünden, tapu tahsis belgeli yapılar için 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesinin mümkün olmaması karşısında, davalı idarelerce 2981 sayılı Kanun uyarınca söz konusu parselde bulunan 5 adet yapıdan hangi yapı için tapu tahsis belgesi başvurusunda bulunulduğu ve hangi yapı için Tapu Tahsis Belgesi verildiğinin, bu yapının davacıya ait yapı olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği, bu durumda, aralarında davacıya ait yapının da bulunduğu 5 adet yapının gecekondu olup olmadığı ve dosyada mevcut Tapu Tahsis Belgesinin hangi yapı için düzenlendiği tespit edilmeksizin 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca tamamının yıkılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANLARIN İDDİALARI: Davalı idarelerden İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığı tarafından; taşınmaza ilişkin olarak 2981-3290-3366 sayılı kanunlar uyarınca imar affı kapsamında düzenlenmiş herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yapılan araştırmada, 2981 sayılı Kanun uyarınca düzenlenmiş tapu tahsis belgesi bulunmadığı, 22/04/1983 tarih ve 426 nolu başvuru dilekçe formunun gerçek olup olmadığı hususunun netleştirilmediği, söz konusu formun taşınmaz üzerindeki metruk yapılara ilişkin olup olmadığının ise, 2981 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş röperli bir krokinin varlığı halinde incelenebileceği, mahkemece düzenlendiği belirtilen tapu tahsis belgesinin dosyada mevcut olmadığı, ayrıca, imar planında sağlık, ortaöğretim, kentsel hizmet, mesleki ve teknik öğretim, sosyal ve kültürel tesis alanı, kat otoparkı ve park alanında kalan taşınmaz üzerindeki dava konusu yapıların imar barışından yararlanmasının da mümkün olmadığı; diğer davalı Ataşehir Belediye Başkanlığı tarafından; mülkiyeti Maliye Hazinesi ve Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama A.Ş.’ye ait taşınmazda 09/02/2018 günlü, 24245 sayılı İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü yazısı gereği yapılan tetkikte 5 adet tek katlı yapı olduğu, bunlardan 3’ünün metruk ve boş olduğu, birinde evi ve kimsesi olmayan bir şahsın kaldığı, diğerinde ise davacının kiracısı olduğunu beyan eden şahsın kaldığı, eşyadan ve nüfustan tahliye için bu şahsa tebligat yapılarak süre verildiği ileri sürülerek kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Murisi .... tarafından imar affı başvurusunda bulunulan 02/06/1981 tarihinden önce inşa edildiğinin 23/02/1987 tarihinde tespit edildiği, müvekkilinin hak sahibi olduğu kabul edilen taşınmaza yönelik olarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olduğu öne sürülerek istinaf başvurularının reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; tekemmül ettiği görülen istinaf dava dosyasında davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”;6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
İstinaf incelemesine konu karar usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININREDDİNE,
2-Kullanılmayan 73,10.-TLyürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı Ataşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine, aşağıda dökümü yapılan 142,30 TL istinaf giderinin istinaf başvurusunda bulunan Ataşehir Belediye Başkanlığı üzerinde, posta ücretinden ibaret 21,00.-TL istinaf giderinin ise İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığı üzerinde bırakılmasına,
3-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
5-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 02/04/2019 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
775 sayılı Gecekondu Kanununun 2. maddesinde; "Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile, imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere bağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmayan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılan izinsiz yapılar kastedilmektedir." hükmü ile 18. maddesinde; "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır." hükmü yer almaktadır.
775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için kendisine ait olmayan arazi ve arsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapı yapılmış olması gerekmektedir.
Öte yandan; 2981 sayılı Yasanın 7. maddesinde; süresi içerisinde belediye veya valiliğe müracaat etmeyen kişilere ait yapıların, belediye veya valiliklerce; elektrik, su, kaçak inşaat zaptı veya benzer kayıtlar veya haritadan incelenerek, ayrıca mahallinde araştırılarak tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanacağı, süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat eden fakat 2981 sayılı Yasaya göre kurulan yeminli özel teknik bürolara başvurmayan kişilere ait yapıların belediye veya valiliklerce tespit ve değerlendirme işlemlerinin tamamlanacağı; 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik büroların kendilerine intikal eden müracaatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerine ait dosyaları en geç 07.09.1987 gününe kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veya vakıflar idaresine teslim etmekle ve bu idarelerin de kendilerine intikal eden dosyaları intikal tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumlu oldukları kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, .... Mahallesinde bulunan, mülkiyeti Maliye Hazinesi ve Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama A.Ş.’ye ait 208 pafta, 1252 ada, 10 parsel sayılı taşınmazın 225,00 metrekarelik kısmında davacının kiracıları tarafından kullanılmakta olan metruk konut ve depo vasıflı yapıların, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18 inci maddesi uyarınca yıkılarak tahliye edilmesi gerektiğine ilişkin 09/02/2018 günlü, 24245 sayılı İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü işlemi ile 02/03/2018 günlü, 2018-18838 sayılı Ataşehir Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde 5 adet tek katlı yapı olduğu, bunlardan 3’ünün metruk ve boş olduğu, birinde evi ve kimsesi olmayan bir şahsın, dava konusu yapıda ise davacının kiracısı olduğunu beyan eden şahsın oturduğu, öte yandan, dava dilekçesinde, işleme konu yapı için imar affı başvurusunda bulunulduğu öne sürülerek.... adresindeki yapı için murisi .... tarafından imar affı başvurusunda bulunulduğuna ilişkin 22/04/1983 tarih ve 426 nolu başvuru dilekçe formunun dosyaya ibraz edildiği, ancak söz konusu yapı için düzenlenmiş bir tapu tahsis belgesinin bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda; imar affı başvurusunun, 2981 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca sonuçlandırılmadan, 775 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yıkım işlemi tesis edilemeyeceğinden, dosyaya sunulan imar affı başvuru formunun işleme konu yapıya ilişkin olup olmadığı ve söz konusu yapı için geçerli bir imar affı başvurusunda bulunulup bulunulmadığı hususunun açık olarak ortaya konulması ve bunun sonucuna göre yapı hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmaksızın uyuşmazlığa konu yapının 775 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca tahliyesine ve yıkımına ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediğinden, davalı idarelerin istinaf başvurularının belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. (¤¤)