(657 S. K. m. 125) (5258 S. K. m. 1) (667 S. KHK. m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Kadıköy 12 numaralı Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK gereğince 15.02.2017 tarihinde görevinden tedbiren uzaklaştırılan ve tekrar değerlendirme sonucunda 31.12.2017 tarihinde tekrar göreve iade edilen davacının, görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin ödenmeyen bakiye 53.421,24 TL maaş ve hakediş alacağının iptali ile davalı idareden tazminat olarak alınarak, her bir maaşa ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesi istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulüne, 24.829,13 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 02.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısım açısından ise davanın reddine ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/03/2019 tarih ve E:2018/626, K:2019/514sayılı karara karşı davacı tarafından; mahkemenin sözleşme ile çalıştırılan ve devlet memuru olmayan aile hekimlerine uygulanabilecek yönetmelik hükümlerine dayanarak davanın kısmen reddedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından ise; tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü yolundaki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince, davacı tarafın duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü;
Dava; İstanbul İli, Kadıköy 12 numaralı Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK gereğince 15.02.2017 tarihinde görevinden tedbiren uzaklaştırılan ve tekrar değerlendirme sonucunda 31.12.2017 tarihinde tekrar göreve iade edilen davacının, görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin ödenmeyen bakiye 53.421,24 TL maaş ve hakediş alacağının iptali ile davalı idareden tazminat olarak alınarak, her bir maaşa ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...Uyuşmazlık konusu olayda davacının İstanbul ili, Kadıköy 12 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde sözleşmeli Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK'nın 4. Maddesinin 1. Fıkrasının f bendine göre yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere görevinden uzaklaştırıldığı ve daha sonra uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılarak davacının görevine iadesinin gerçekleştirildiği, Anayasa'nın 125. Maddesi gereğince idarenin kendi işlemlerinden doğan zararı karşılamakla yükümlü iken davacının görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin haklarının bir kısmının ödendiği, kalan kısmının ödenmediği, maaşının kalan kısmının ödenmemesine gerekçe olarak gösterilen Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. ve devamı maddelerindeki durumun 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesiyle görevinden geçici olarak uzaklaştırılan davacının şartlarına uygun olmadığı, davacı hakkında yönetmelikte belirtildiği şekilde herhangi bir idari soruşturma bulunmadığı, yönetmelik hükümlerinde yapılacak idari bir soruşturmanın kastedildiği; kaldı ki yönetmeliğe göre de görevden uzaklaştırma tedbirinin ancak 2 aya kadar olabileceğinin belirtildiği, somut durumda ise tedbirin 10 ay kadar devam ettiği görüldüğünden; davacının bakiye maaş alacağının Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. ve devamı maddelerine istinaden ödenmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının belirtilen dönemde almadığı bakiye alacak hakları ise davalı idareden sorulmuş olup gelen cevap ekindeki çizelge ve belgelerden toplamda davacının 24.829,13 TL alacağının olduğu, bakiye bu miktarın davacıya ödenmediği görülmüş, davacının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmeyerek bilfiil çalışmaya bağlı miktarların düşülmesiyle hesaplanan bu miktarın davacının bakiye alacağı olduğu sonucuna varıldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.829,13 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 02.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısım açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı İstinaf Başvurusunun incelenmesinden;
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemek olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, Sağlık Bakanlığının, Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye yetkili olduğu, ihtiyaç duyulması halinde, kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanlarının da sözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılabileceği kurala bağlanmış, 8. maddesinde ise, aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları ve sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 8. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin ‘Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi’ başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, “Eczane veya medikal firmaları, beşerî ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğunun tespit edilmesi” ve (h) bendinde, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hâllerin işlendiğinin tespit edilmesi.” hâllerinde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesinin, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirileceği belirtilmiş, aynı maddenin beşinci fıkrasında ise, birinci fıkranın (g) ve (h) bentlerine münhasır olmak üzere, aile hekimliği hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının, Sağlık Bakanı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı, vali, Bakanlık sağlık denetçileri veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu sağlık denetçileri tarafından en fazla iki aya kadar sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabileceği, bu süre içinde tamamlanacak idari soruşturma neticesinde ilgililerin anılan bentlerde yer alan fiilleri işledikleri sabit görülür ise sözleşmelerinin sona erdirileceği, aksi hâlde ilgililerin görevlerine iade edileceği, sözleşmenin askıda olduğu süre zarfında, müdürlükçe pozisyona geçici görevlendirme yapılacağı ve sözleşmeli aile hekimi ile görevlendirilen aile hekimine 17 nci maddeye göre, sözleşmeli aile sağlığı elemanı ve görevlendirilen aile sağlığı elemanına ise 20 nci maddeye göre ödeme yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin ‘Aile hekimine yapılacak ödemeler’ başlığını taşıyan 16. maddesinde; “(1) Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. İzin, rapor ve Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda valilikçe veya Bakanlıkça görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır. Aylık olarak yapılacak ödemeler aşağıda yer alan unsurlardan oluşur:
a) Kayıtlı Kişiler İçin Ödenecek Ücret: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine yapılacak ödemelerin hesaplanmasında, görev tanımlarında verilen hizmetler için aşağıdaki esaslara göre ödeme yapılır. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda yapılacak hizmetler için ayrıca bir ödeme yapılmaz. Kayıtlı kişiler için;
1) Gebeler için (3) katsayısı,
2) Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler için (2,25) katsayısı,
3) 0-59 ay grubu için (1,6) katsayısı,
4) 65 yaş üstü için (1,6) katsayısı,
5) Diğer kişiler için (0,79) katsayısı,
esas alınır.
Kayıtlı kişiler, katsayısı yüksek olan gruptan başlanarak sıralanır ve puan hesaplaması yapılır.
Kayıtlı ilk 4.000 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanarak maaşa esas puan hesaplanır.
Hesaplanan maaşa esas puanın, kayıtlı kişi sayısına bakılmaksızın, ilk 1.000 puana kadarki kısmı için (1.000 puan dahil);
1) Uzman tabip veya tabip için tavan ücretin %78,5'i,
2) Aile hekimliği uzmanları için tavan ücretin %113,5'i,
tutarında ödeme yapılır. 1.000 puanın üzerinde kalan puanların tavan ücretin onbinde 5,22'si ile çarpılması sonucu bulunan tutar ayrıca ödenir.
Ödemeye esas olacak pozisyonun entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde ya da nüfus ve coğrafî yapısı nedeniyle kayıtlı nüfusun zorunlu olarak düşük olduğu Bakanlıkça belirlenen yerlerde olması hâlinde, kayıtlı kişi sayısının 2.400'den fazla, diğer yerlerde ise 4.000'den fazla olması hâlinde; büyükten küçüğe göre grup katsayısı sıralaması esas alınmak üzere ödeme yapılır ve bu sayıları aşan kısım için ise aile hekimlerine herhangi bir ödeme yapılmaz. Nüfus ve coğrafi yapısı nedeniyle kayıtlı nüfusun zorunlu olarak düşük olduğu Bakanlıkça belirlenen yerlerde ilk 1.350 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanır (A). Bu toplam puan 2 katsayısıyla çarpılır (Ax2). Daha sonra, 1.351 ile 2.400 kişiye kadar kayıtlı kişiler için de her gruptaki kişi sayısıyla o grubun katsayısı çarpılır ve bulunan puanlar toplanarak (B), daha önce bulunmuş olan puana eklenir ((Ax2)+B) ve maaşa esas puan hesaplanır.
Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde de, 2.400 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanır (A). Daha sonra bu toplam puan, 1,65 katsayısıyla çarpılarak (Ax1,65) maaşa esas puan hesaplanır.
b) Sosyoekonomik Gelişmişlik Düzeyi Ücreti: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi esas alınarak ek (3)'teki listeye göre aile hekimi için belirtilen tutar ödenir.
c) Aile Sağlığı Merkezi Giderleri: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile belirlenen asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin %50'sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılır. Aile hekimliği pozisyonunun, sözleşmeli aile hekimi bulunmaması nedeniyle boş olması durumunda, bu ödeme müdürlüğün döner sermayesine aktarılır ve birimin giderleri karar defterinin ibrazı üzerine müdürlüğün döner sermayesinden karşılanır.
Her aile hekimine ayrıca, yukarıdaki tutara ek olarak, her ay Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin ek (l)'inde belirlenen aile hekimliği birimleri gruplandırmasına göre, tavan ücretin aşağıda belirlenen oranı kadar ödeme yapılır:
D grubu aile hekimliği birimleri için tavan ücretin %10'u.
C grubu aile hekimliği birimleri için tavan ücretin %20'si.
B grubu aile hekimliği birimleri için tavan ücretin %35'i.
A grubu aile hekimliği bilimleri için tavan ücretin %50'si.
Bu gruplandırmalara göre daha yüksek ilave ödeme gerektiren gruba göre ödeme yapılabilmesi için, aile hekimince ilgili gruba ait tüm kriterlerin sağlandığına dair belgeler İle müdürlüğe başvurulur. Başvuru tarihinden itibaren müdürlük veya Bakanlık ya da Bakanlıkça yetki verilen özel veya kamu kurum ve kuruluşlarınca en geç otuz gün içinde Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin ek (1)'ine göre yerinde değerlendirme yapılır. Değerlendirme evrakının bir nüshası aile hekimine verilir. Talep müdürlükçe, evrakın müdürlüğe intikalinden itibaren on gün içinde sonuçlandırılır. Talebin olumlu sonuçlanması hâlinde, talebin olumlu sonuçlandığı tarihten itibaren belirlenen yeni grup esas alınarak ödeme yapılır.
Grup değiştiren aile hekimi aynı yer için üç aydan önce yeniden grup değiştirmek için müracaat edemez.
Aile hekimliği birimleri, müdürlükçe olağan dışı denetimlerin yanı sıra, aile hekimliği birimleri hizmet kalite standartları açısından, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin ek (1)'ine göre altı ayda bir denetlenir. Denetim ekibi veya ekipleri, müdürlük tarafından oluşturulur. Bu denetimlerde aile hekimliği birimlerinin ödeme aldığı hizmet kalite standartları grubunun şartlarını kaybettiği tespit edilirse, bu şartların hangi tarihten itibaren kaybedildiği ve hangi gruba göre ödeme alınması gerektiği denetim raporunda belirtilir. Denetim raporunun müdürlükçe onaylanmasını müteakiben, ödeme yeni duruma göre yapılır ve şartların kaybedildiği tarihe göre yapılan fazla ödemeler geri alınır.
Denetim ekibi tarafından oluşturulan denetim raporuna karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir. Müdürlüğe yapılan bu itiraz, oluşturulan bir komisyon marifetiyle onbeş gün içinde değerlendirilir. İtiraz komisyonunun teşekkülü ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.
Yeni açılan ve müdürlükçe, hizmet verilecek aile sağlığı merkezi mekânı gösterilemeyen birimler için aile sağlığı merkezi giderleri on ay boyunca yukarıdaki kriterlere bağlı olmaksızın tavan ücretin %100'ü olarak ödenir. Bu birimlerin açılmasını müteakiben üst üste iki yerleştirme sonucunda boş kalması hâlinde müdürlüğün teklif ettiği ve Bakanlıkça uygun görülen yerler için giderleri döner sermaye bütçesinden karşılanmak üzere müdürlükçe aile sağlığı merkezi oluşturulur. Oluşturulan birime on aylık süre dolmadan aile hekimi yerleşmesi hâlinde on aylık sürenin sonuna kadar tavan ücretin %50'si aile hekimine kalan %50'si ise müdürlük döner sermayesine ödenir.
Aile hekimlerinden herhangi birinin, aile sağlığı merkezi giderlerinin kendisine isabet eden kısımlarım ödemediği yönetim karar defteri ile ispatlandığı takdirde, aile sağlığı merkezi giderlerini karşılamak üzere söz konusu aile hekimine yapılan ödemelerden müdürlükçe kesinti yapılır.
ç) Gezici Sağlık Hizmeti Giderleri: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, gezici sağlık hizmeti giderleri için; asgari kat edilmesi gereken her bir kilometre için tavan ücretin onbinde 5'i ve gezici hizmet bölgesindeki kendisine kayıtlı her kişi için tavan ücretin yüzbinde 7,5'i kadar ödeme yapılır. Kat edilecek mesafenin hesabına yönelik usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Gezici sağlık hizmetinin yürütülmesinde, müdürlüğe ait gezici sağlık araçları aile hekimlerine kullandırılabilir. İklim ve ulaşım şartları gibi nedenlerle gezici sağlık hizmetinin normal araçlarla verilemediği durumlarda, müdürlük aile hekimine kar paletli araç, 4x4 çekerli arazi tipi araç ve vasıtalarla ulaşım imkânı sağlayabilir. Araç tahsisi yapılan durumlarda gidilen yer veya yerlere ait bu bentte yer alan esasa göre yapılacak gezici sağlık hizmeti giderleri aile hekimi yerine müdürlüğün döner sermayesine aktarılır.
(2) Sözleşmeyle çalıştırılan veya geçici aile hekiminin ihtiyaç duyduğu tetkikler, müdürlüğün belirlediği laboratuvarlarda yaptırılır. Bu tetkikler için gerekli sarf malzemelerini müdürlük temin eder. Müdürlüğün belirlediği laboratuvarlarda yaptırılan tetkikler için belge karşılığında laboratuvara ödeme yapılır. Belgelendirilemeyen kısım için herhangi bir ödeme yapılamaz. Tetkik ve sarf malzemeleri giderleri karşılığı aile hekimi için yapılacak toplam ödeme tutarının, tavan ücretin %100'ünü geçmesi hâlinde, aile hekiminin laboratuvar tetkikleri incelemeye tabi tutulur. Ancak hormon ve ELISA tetkik giderleri bu orana dahil edilmez.
(3) Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine; birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentleri uyarınca her ay itibarıyla yapılacak brüt ödemeler toplamı ile Devletçe karşılanacak sosyal güvenlik prim veya kesenekleri toplamı tavan ücretin altı katını aşamaz.
(4) Birinci fıkrada sayılan ödemelerden (a) bendinde belirtilenlerden gelir vergisi ve damga vergisi, diğer bentlerde belirtilenlerden ise damga vergisi kesilir.
(5) Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerinin kendilerinden kesilecek sosyal güvenlik prim veya kesenekleri, birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ödemelerden düşülür.
(6) Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerine bu Yönetmelikte belirlenen ödemelerin dışında, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında ödenecek geçici görev yolluğu hariç olmak üzere, herhangi bir ad altında başkaca bir ödeme yapılamaz. Bu statüde çalışanlara, her ne şekilde olursa olsun, sözleşmelerinin sona ermesi durumunda, sosyal güvenlik mevzuatı gereği ödenenler hariç herhangi bir ödeme yapılmaz.
(7) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkı bulunan aile hekimine birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ödemelerden geçici iş görmezlik ödeneği miktarı düşülerek ödeme yapılır.” düzenlemesine; 17. maddesinde ise, “(1) Sözleşme ile çalıştırılan aile hekimine, 8 inci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde görev başında bulunmadığı süre içinde, hizmetin görülmesini sağlaması hâlinde ödeme tam olarak yapılır. Bu mümkün olmadığı takdirde müdürlük, diğer aile hekimleri veya Bakanlık personelini geçici aile hekimi olarak görevlendirir. Bu durumda;
a) 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının %50’si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile hekimine, %50’si ise geçici aile hekimine ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile hekimine, toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için ise %100’ü,
b) 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücretinin %50’si asıl aile hekimine,
c) 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre ödenecek aile sağlığı merkezi giderlerinin tamamı asıl aile hekimine,
ç) 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre ödenecek gezici sağlık hizmeti gideri ödeneğinin tamamı, çalışılan gün sayısıyla orantılı olarak geçici aile hekimine, ödenir.
(2) Boş veya boşalmış pozisyona geçici aile hekimi görevlendirilmesi durumunda; 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının %50’si görevlendirilen geçici aile hekimine ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, (ç) bendine göre ödenecek gezici sağlık hizmeti gideri ödeneğinin tamamı, çalışılan gün sayısıyla orantılı olarak geçici aile hekimine ödenir.
(3) Bakanlıkça yurtdışında sağlık hizmeti sunmak üzere yapılan görevlendirmelerde aile hekimine iki aya kadar birinci fıkraya göre ödeme yapılır.
(4) Bu madde gereği görevlendirilen personele yapılacak ödemeler çalışılan gün sayısıyla orantılı olarak yapılır.
(5) Aile hekimliği sözleşmesi bulunmayan geçici aile hekimine 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılmaz. Bunların aylık veya ücretlerinin kadro veya pozisyonlarının bulunduğu birimden ödenmesine devam edilir. Aylıklarına ve ücretlerine ilave olarak birinci ve üçüncü fıkralara göre yapılacak ödemelerin toplamı, tavan ücretin üç katını geçemez. Sözleşmeli aile hekimleri haricinde geçici aile hekimi olarak görevlendirilenlere bu maddeye göre yapılacak ödemenin (gezici sağlık hizmeti hariç) brüt tutarı, kadrosunun bulunduğu görev yeri ve unvanı gözönünde bulundurulmak suretiyle 209 sayılı Kanun uyarınca döner sermayeden yapılacak ödemeler toplamının (sabit ödeme dahil) brüt tutarından az olamaz (18 inci maddeye göre yapılacak performans kesintisi hariç). Ancak, geçici aile hekimlerine ödenmek üzere döner sermaye emanet hesabına aktarılan tutarlardan varsa döner sermayeden yapılan sabit ödeme mahsup edilip, yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan kısmı geçici aile hekimine ödenir.
(6) Bakanlıkça onaylanan veya yapılan eğitimlerde görevlendirilen aile hekimlerine bir yılda en fazla otuz gün olmak kaydıyla ödeme tam olarak yapılır. Bu süre içerisinde pozisyona görevlendirilen geçici aile hekimine birinci fıkrada geçici aile hekimi için öngörülen ödemeler yapılır.
(7) Aile hekimi aynı anda en fazla iki aile hekimliği biriminin sorumluluğunu üstlenebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendinde, “14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Kadıköy 12 nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde Sözleşmeli Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK gereğince 15.02.2017 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve tekrar değerlendirme sonucunda 31.12.2017 tarihinde tekrar göreve iade edildiği, bu uzaklaştırma dönemine ilişkin olarak maaşının bir kısmının ödendiği, davacının göreve tekrar döndükten sonra görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin ödenmeyen bakiye alacaklarının ödenmesi amacıyla 02.02.2018 tarihinde Maltepe İlçe Sağlık Müdürlüğüne başvurduğu, bu başvurunun Maltepe İlçe Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2018 tarih ve ... E.705 sayılı yazısıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği, İl Sağlık Müdürlüğünün 09.02.2018 tarih ve ... E.340 sayılı yazısıyla, davacıya belirtilen dönemde kesinti yapılarak ödeme yapıldığı, ancak Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 13. maddesinin 5. fıkrasına istinaden tam ödeme yapılmasının mümkün olmadığından reddedildiği, bu işlemin davacıya 12.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı tarafından ödenmediğini belirttiği toplam 53.421,24 TL bakiye maaş alacağının davalıdan tahsili için bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5258 sayılı Yasaya göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları hakkında uygulanacak görevden uzaklaştırma müessesesi, Yönetmeliğin 13/5. maddesinde gösterilen haller nedeniyle görevi başında kalmaları halinde doğması olası sakıncaları önlemek, hizmetin verimli ve doğru bir biçimde yürütülmesini temin etmek amacıyla uygulanacak ihtiyati bir tedbir niteliğinde olup, söz konusu personelin sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabilecekleri azami iki aylık sürede, müdürlükçe anılan görevin geçici görevlendirme yapılması suretiyle yürütülecek olması karşısında, Yönetmeliğin 13/5. maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılan aile hekimliği personeline, geçici aile hekimi ve aile sağlığı elemanı görevlendirilmesi halinde geçici ve asıl aile hekimi ile aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler Yönetmeliğin 17. ve 20. maddelerinde düzenlendiğinden ve anılan yönetmelikte görevlerine iade edilen sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanının tam aylığa hak kazanması, bir başka deyişle, sözleşmenin askıda olduğu süre zarfında, sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanına, geçici aile hekimi ve aile sağlığı elemanına ödenen aylığın ödenmesini öngören bir düzenleme bulunmadığından, sözleşmeli aile hekimlerine açıkta geçirdikleri sürelere ilişkin 17. maddede belirtilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda aile hekimi olan davacının açıkta geçirdiği sürelere ait tam aylığa hak kazanması yasal mevzuata göre mümkün olmayıp Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 17. maddesine göre ödenen kısım dışında ödeme yapılması (aylığın geçici aile hekimine ödenen kısmı) söz konusu olamayacağından, bu süreye ait maaşın eksik verildiğinden bahisle açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı İstinaf Başvurusunun incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı davalı idarenin istinaf başvurusu sonucu kaldırılıp davanın reddine karar verildiğinden ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 13/03/2019 tarih ve E:2018/626, K:2019/514 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı istinaf başvurusunun reddine, dava ret ile sonuçlandığından yeniden hesaplanan aşağıda dökümü yapılan 327,70-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu safhasında davalı idarece yapılan 24,50-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362.00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine kesin olarak, 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)