(2577 S. K. m. 45) (7075 S. K. m.10)
İSTEMİN ÖZETİ: Bolu İdare Mahkemesince verilen 26/04/2019 tarih ve E:2018/829, K:2019/425 sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI DÜZCE VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Düzce ili, ……. Anadolu Lisesinde müdür başyardımcısı olarak görev yapmakta iken 12/10/2016 tarihinde FETÖ/PDY şüphelisi olarak açığa alındığı, 07/02/2018 tarihinde 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda 12/01/2018 tarihinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 16/04/2018 tarih ve 2018/11638 sayılı kararı üzerine 24/05/2018 tarih ve 19576 sayılı kararname ile Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine, sonrasında 08/06/2018 tarihli işlemle Düzce Cumhuriyet Anadolu Lisesine öğretmen olarak atandığı belirtilerek, görevden uzak kaldığı 12/10/2016 tarihi ile göreve iade edildiği 25/05/2018 tarihine kadar yöneticilik görevi ek ders ücreti karşılığı 2526 saat ek ders ücreti ile ödemesi yapılmayan dört saat takviye kursu ücreti toplamı 30.685,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; kamu görevinden çıkarılan kişilerin başvurularının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kabul edilerek kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerden, yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, yöneticilik görevinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınacağı, bu konuda idareye tanınan yetkinin takdir yetkisi değil bağlı yetki olduğunun sabit olduğu, ancak Düzce …. Anadolu Lisesinde müdür yardımcılığına 17/02/2015 tarihinde görevlendirmesinin yapıldığı dosya içerisindeki hizmet cetvelinden anlaşılan davacının görevine son verilmemiş olsaydı bu görevlendirme süresi boyunca bu görevini yürüteceği ve kendisine Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar gereği yöneticilik görevinden kaynaklı ek ders ödemeleri yapılacağından görevden uzak kaldığı süre içerisindeki yöneticilik görevinden kaynaklanan ek ders ödemelerinin davacıya ödenmesi gerektiği gibi yine görevden uzaklaştırılmadan önce yapmış olduğu takviye kursu ücretinin ödenmesinin gerektiği, buna göre, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece sunulan belgede davacının alması gereken takviye kurs ücretinin 104,40 TL; ek ders ücreti tutarının 30.076,10 TL olduğu belirtildiğinden, davacının 30.685,00 TL maddi tazminat isteminin 30.076,10 TL ek ders ücreti ile 104,40 TL takviye kursu ücreti olmak üzere toplam 30.220,50 TL'lik kısmının kabulü ile bu miktarın davacının idareye başvuru tarihi olan 08/06/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, 464,50 TL maddi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin faiz istemi yönünden ise davanın reddine, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22.maddesindeki; "...Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." amir düzenlemesi karşısında davacının manevi tazminat isteminin kabulü hukuken olanaklı olmadığından manevi tazminat istemi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflarca, Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
Mahkeme kararının, maddi tazminat isteminin 30.220,50 TL'lik kısmının kabulü, 464,50 TL'lik kısmının reddi ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik tarafların istinaf talepleri bakımından;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 2.fıkrasının atıfta bulunduğu aynı Kanunun 49.maddesinin 2.fıkrasında yazılı nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dosyadaki belgeler ile istinaf dilekçelerindeki iddiaların incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın anılan kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkeme kararının, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf istemi incelendiğinde;
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un, "Kararların uygulanması" başlıklı 7145 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 10. maddesinde, "...Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmü kurala bağlanmıştır.
Faiz, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır.
Davacının, görevden uzaklaştırıldığı ve akabinde kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile kamu görevine iade tarihi arasında geçen süreçte, paranın değerinde meydana gelen aşınma nedeniyle mağdur olduğu, bu süre zarfında, parasal hakkını kullanma, tasarruf ederek (veya yatırıma dönüştürülerek)gelirinden yararlanma imkanından da mahrum kaldığı açıktır.
Bu durumda; 7075 sayılı Kanun'da faiz ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamakla birlikte, faiz alacağının, asıl alacağa bağlı feri bir alacak olması ve davacının yoksun kaldığı ek ders ücretleri ve takviye kursu ücretinin uzun bir zaman geçtikten sonra ödenecek olması, dolayısıyla davacının, kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle alacağına geç kavuşması nedeniyle, bu sürede alım gücünde meydana gelen azalmanın karşılanması bakımından, Mahkemece kabul edilen her bir ek ders ücreti ve takviye kurs ücretinin, davacının kamu görevinden uzaklaştırılmamış ve çıkarılmamış olsa idi yapılacak ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hesaplanan ek ders ücreti ve takviye kursu ücretinin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim, benzer bir olayda, başvurucunun açıkta geçirdiği sürede alamadığı birikmiş maaş alacaklarının ödenmesine rağmen faiz ödemesi yapılmamasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi üzerine yapılan bireysel başvuru sonucu Anayasa Mahkemesince verilen 07/02/2019 tarih ve 2015/4812 sayılı karar da bu doğrultudadır.
Öte yandan, 7075 sayılı Kanunda, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği, bu kişilerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı hükmü yer almakta ise de, asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz talebinin, Kanunda belirtilen anlamda tazminat olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.
Mahkeme kararının, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf istemi incelenecek olursa;
Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde, " 1- Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
2- Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, maddi tazminat talebinin 464,50 TL'lik kısmının reddedilmesi nedeniyle bu kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin reddedilen maddi tazminat miktarını geçemeyecek olması nedeniyle davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 464,50 TL olması gerekirken, İdare Mahkemesince, maktu olarak 2.075,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin istinaf başvuruları ile davacının maddi tazminat isteminin kısmen reddi ile manevi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik yasal faizin başlangıç tarihi ile reddedilen maddi tazminat miktarına yönelik davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasına, Mahkemece kabul edilen her bir ek ders ücreti ve takviye kurs ücretine, davacının kamu görevinden uzaklaştırılmamış ve kamu görevinden çıkarılmamış olsa idi yapılacak ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine, reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca 464,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kabul edilen maddi tazminat miktarı ve reddedilen manevi tazminat miktarı için taraflar lehine mahkeme kararında vekalet ücretine hükmedildiğinden bu kısımlar için yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 2.530,56 TL yargılama giderinin, takdiren 291,40 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarelerce yapılan toplam 32,50 TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, 142,30 TL yargılama gideri ile davacı tarafından ödenen 2.064,36 TL nispi karar harcının mükerrer olmamak kaydıyla davalı idarelerce davacıya verilmesine, mahkeme ve istinaf safhasında yatırılan posta gideri avansından artan miktarın ilgili taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 12.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)