(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nce verilen 17/01/2019 gün ve E:2018/298, K:2019/17 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü.
Dava, Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (c) bendinin (a) ait bendi uyarınca 'aylıktan kesme cezası' ile cezalandırılması gerekirken bir alt ceza uygulanarak ‘kınama’ cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nce verilen 17/01/2019 gün ve E:2018/298, K:2019/17 sayılı kararla; olayda, soruşturma kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Z Ç.'nin dilekçesi neticesinde aralarında davacının da bulunduğu üç kişi hakkında disiplin soruşturmasının başlatıldığı, soruşturma raporunda tanık ifadeleri ve kamera kayıtları ile eylemin işlendiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmekle birlikte, dosya içerisinde bulunan kamera görüntü çözüm tutanağı ile davacı ve tanıkların ifadelerinde Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığı, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmediği, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumadığı, bakımını yapmadığı ve hor kullandığı yönünde değerlendirilebilecek bir eylemin olmadığı, yapmış olduğu fiillerin bazılarının fizik tedavi amacıyla kullanılan hareketler olduğu, bazıların ise şakalaşma şeklinde yapılan fiiller olduğu, bu haliyle bu fiillerin 657 sayılı Kanun'un 125/C-a bendinde yer alan disiplin suçu olarak değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, davacı ile birlikte hakkında disiplin soruşturması yürütülen B.S. ve C.U. hakkında da Adalet Bakanlığı Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Amirliği'nin 05/03/2018 tarih ve 2018/3 sayılı kararı ile disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiği, C.U.'nun hakkında tesis edilen kınama cezasının kaldırılması istemiyle yapmış olduğu itiraz neticesinde alınan 25/04/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Disiplin Kurulu kararında; kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, ilgilinin eyleminin 657 sayılı Kanun’un 125/A-a maddesi yahut 125/A-o maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından itirazı kabul edilerek cezasının kaldırılmasına karar verildiği, yine B.S.’nin de hakkında tesis edilen aylıktan kesme cezasının kaldırılması istemiyle yapmış olduğu itiraz neticesinde alınan 25/04/2018 tarih ve 2018/2 sayılı Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Disiplin Kurulu kararında da aynı gerekçe ile itiraz kabul edilerek, cezanın kaldırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, bu dunumda Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapmakta olan davacının, eylemlerinin fizik tedavi amacıyla veya şakalaşma maksadı ile yapıldığı ve aynı soruşturma kapsamında disiplin cezası ile tecziyesine karar verilen B.S ve C.U.'nun ibrazları kabul edilerek disiplin cezalarının kaldırıldığı dikkate alındığında; “Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımım yapmamak, hor kullanmak” disiplin suçunun işlediğinden bahisle "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurlar Kanununun 130. maddesinde, devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği hüküm altına atınmış, savunma vermesi için memura 7 günden az olmamak üzere süre verilmesi zorunlu kılınmıştır. Hukuka bağlı idarenin nitelikleri arasında sayılan ve adil yargılanma ilkesinin unsurlarından olan savunma hakkı; disiplin ve soruşturma sürecinin bir takım prosedürlerin tamamlanmasından ibaret görülmeyip, bu hakkın özünü koruyacak şekilde yürütülmesini, hakkındaki suçlamaların bütün yönleriyle memura bildirilmesini, eğer savunması alındıktan sonraki bir safhada yeni bilgi ve belgeler odaya çıkmışsa bu yeni bilgi ve belgelerden de haberdar edilerek yeniden savunma alınmasını ve her halükarda memura yapacağı savunmaya yetecek kadar süre verilmesini gerekli kılar.
Savunma hakkının özünün korunması bakımından, yargısal içtihatlarla geliştirilmiş ilkeler de bulunmakladır. Savunmanın soruşturma tamamlandıktan sonra alınacağı, ilgilinin bu aşamada soruşturma evrakını görmesine imkan tanınacağı, soruşturma esnasında alınan ifadenin savunma olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca “savunma tutanağı”, “savunma ifade tutanağı”, "ifade tutanağı" vb. adlar altında alınan ve içeriğini soruşturmacının belirlediği belgelerin, "memurun ifadesi" niteliğinde olduğu, bu tür belgelerin; soruşturmanın tamamlanmasını müteakiben ancak ceza verilmeden ence alınması gereken savunma yerine geçemeyeceği ve savunma hakkının tesisinde yeterli olmayacağı, savunma istem yazılarında memura isnad edilen fiiller ile bu fiillerin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açıklanmasının gerekli olduğu hususları, bu ilkeler arasındadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Z.Ç.’nin aralarında Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan davacının da içinde bulunduğu üç kişi hakkında vermiş olduğu şikayet dilekçesi üzerine başlatılan disiplin soruşturma sonucunda, muhakkik tarafından düzenlenen soruşturma raporunda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak ..." fiilini işlediğinden bahisle “aylıktan kesme” cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetlerindeki başarılı ve olumlu çalışmaları göz önünde bulundurularak bir alt ceza olan kınama cezasıyla cezalandırılması yolunda teklif getirildiği, bu teklif doğrultusunda disiplin amirince davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesi uyarınca aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılması gereken eylemi nedeniyle bir alt ceza uygulanarak kınama cezasıyla cezalandırılması üzerine iş bu bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı hakkında disiplin cezasına konu olan eylemle ilgili olarak disiplin soruşturması yapılması amacıyla 11.01.2018 tarihli Olur ile Kurum Müdürü N.N.A. tarafından muhakkik görevlendirildiği, muhakkik tarafından, disiplin soruşturmasına başlamadan (disiplin soruşturmasının başında) aynı günlü 11.01.2018 tarihli yazıyla davacıdan soruşturma konusu olaydan bahsedilerek soruşturmaya başlanıldığı belirtilerek ve 7 günlük (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinden de bahsedilmeksizin) süre verilerek savunmasının ifade şeklinde istenildiği, bunun üzerine davacının savunmasını 18.01.2018 tarihinde verdiği, soruşturma raporunun ise 28.02.2018 tarihinde tamamlandığı, soruşturma raporunun tamamlanmasından sonra ve disiplin amiri tarafından disiplin cezası verilmeden önce davacıdan, herhangi bir savunma istenilmeden 5.03.2018 günlü ve 2018/03 sayılı işlemle disiplin cezasının verildiği görülmekte olup, davacının soruşturma aşamasında, henüz tüm hukuk, deliller toplanmadan ve disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tam olarak ortaya konulmadan alınan savunmasının ise, soruşturma tamamlanmasından sonra, ceza verilmeden önce alınması gereken savunma yerme geçemeyeceği kuşkusuzdur.
Disiplin cezaları verilirken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda ve kurumların özel mevzuatlarında belirtilen ilkelere uygun bir şekilde disiplin soruşturmasının tamamlanması, savunma hakkının tanınması ve gereğinin yapılması için disiplin soruşturma raporunun yetkili kişi ve kurullara gönderilmesi ve bu kişi ve kurullarca cezanın tesis edilmesi gerekmektedir. Bu süreç içinde mevzuatta belirtilen ilkelere uyulmaması halinde verilen ceza hukuka aykırı olur ve iptali gerekir.
Disiplin cezasıyla cezalandırılması için hakkında soruşturma açılan kamu görevlisinin savunması alınırken disiplin sucunu oluşturan eylemi açık bir şekilde ortaya konulmalıdır.
Bunun için de disiplin soruşturmasıyla ilgili tüm hukuki delillerin toplanması ve soruşturmanın tamamlanması gerekmektedir.
Aksi durumda hangi disiplin suçunu, ne zaman ve ne şekilde işlediği tam olarak ortaya konulamayan ilgilinin Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanacağı açıktır.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, usulüne uygun olarak, soruşturma tamamlandıktan sonra, disiplin cezası verilmeden önce, davacının disiplin suçunu oluşturan eylemlerin açıkça ortaya konulmaksızın, disiplin soruşturması esnasında alınan ifadesi savunma olarak değerlendirilemeyeceğinden usulüne uygun olarak savunma alınmadan davacının disiplin cezasıyla cezalandırılması nedeniyle davacının savunma hakkı kısıtlandığından davacı hakkında disiplin cezası verilmesi yolunda tesis edilen işlemde, bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmakla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.
Öte yandan, davalı idarece karardaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği açıktı.
Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nce verilen 17/01/2019 gün ve E:2018/298, K:2019/17 sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Kanunun değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)