(3194 S. K. m. 42) (2577 S. K. m. 45, 46) (6183 S. K. m. 55, 58)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 13. İdare Mahkemesi’nin 26/12/2018 günlü, E:2018/104, K:2018/2142 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ...., 217 ada, 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığından bahisle, 15/06/2016 günlü, 463 sayılı Başakşehir Belediye Encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen 124.769,50.-TL para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 09/06/2017 günlü, 2401667/1 sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 13. İdare Mahkemesi’nce verilen 26/12/2018 günlü, E:2018/104, K:2018/2142 sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 15/06/2016 günlü, 463 sayılı Başakşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 21/12/2017 günlü, E:2016/2533, K:2017/2334 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, bu durumda, davacı adına tahakkuk eden idari para cezasına karşı açılan davanın retle sonuçlanmış ve bahse konu borcun vadesinde ödenmemek suretiyle amme alacağı niteliğine dönüşmüş olması nedeniyle, söz konusu kesinleşmiş amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, ödeme emrinin dayanağı encümen kararına karşı açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararı kesinleşmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılması ve dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” ve 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.” hükümleri yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55 maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emriyle tebliğ olunacağı belirtilmiş, 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, .... Mahallesi, 217 ada, 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığından bahisle, 15/06/2016 günlü, 463 sayılı Başakşehir Belediye Encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacıya 124.769,50.-TL para cezası verildiği, bu para cezasının tahsili amacıyla bakılmakta olan davanın konusu olan 09/06/2017 günlü, 2401667/1 sayılı ödeme emrinin düzenlediği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan para cezasına ilişkin 15/06/2016 günlü, 463 sayılı Başakşehir Belediye Encümeni kararının ve dayanağı 02/06/2016 günlü, 1405875 sayılı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 21/12/2017 günlü, E:2016/2533, K:2017/2334 sayılı karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 20/11/2018 günlü, E:2018/889, K:2018/2042 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 13/06/2019 tarih ve E:2019/11748, K:2019/5669 sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği; para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 13/12/2016 günlü, 11/108 cilt ve sıra numaralı ceza ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2018 günlü, E:2017/788, K:2018/344 sayılı karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurusunun reddi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 27/11/2018 günlü, E:2018/1670, K:2018/2099 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 14/10/2019 tarih ve E:2019/11795, K:2019/9227 sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ödeme emrinin dayanağı belediye encümeni kararı ve ceza ihbarnamesine karşı açılan davaların reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararlarına karşı davacının istinaf başvurularının reddine karar verildiği ve bu kararların Danıştay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, hukuka uygun olduğu yargı kararlarıyla saptanan belediye encümeni kararı ve ceza ihbarnamesine konu idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan 256,30.-TL istinaf giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince ilgilisine iadesine,
4. Kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)