(2577 S. K. m. 13, 16, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 1. İdare Mahkemesi'nin 12/04/2017 tarih ve E:2013/1998, K:2017/688 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idareler tarafından davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 13/03/2019 tarih ve E:2018/1879, K:2019/2025 Sayılı kararı ile Dairemiz kararının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Van ili, Erciş ilçesi, Latifiye Mahallesi, 466 ada, 9 Sayılı parselde bulunan Erdoğan Kaya Apartmanı'nın 23/10/2011 tarihinde meydana gelen depremde yıkılması nedeniyle, davacıların eşi/annesi A. N.'nın vefat etmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olmak üzere ölenin eşi davacı M. N. için 1.000,00 TL, ölenin çocuğu davacı F. N. için 1.000,00 TL, ölenin çocuğu davacı B. N. için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 64.387,21 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, davacı eş M. N. için 10.030,00 TL cenaze ve defin gideri ve 40.000,00 TL manevi tazminat, davacı F. N. için 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı B. N. için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 154.417,21 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen raporlar esas alınarak, maddi tazminat isteminin, 313,50-TL cenaze ve defin gideriyle birlikte 63.700,70 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 10.716,51 TL'lik kısmının reddine, manevi tazminat isteminin, 70.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 27.11.2017 tarih ve E:2017/1499, K:2017/1713 Sayılı kararı ile;
1-)Maddi tazminatın cenaze ve defin gideri dışındaki kısmı ile manevi tazminatın esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine,
2-) Maddi tazminatın cenaze ve defin giderlerine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın bu kısmının kaldırılarak davacıların cenaze ve defin giderlerine yönelik maddi tazminat isteminin reddine,
3-) Davalıların istinaf başvurusunun; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısım yönünden kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden kabul edilen maddi tazminatın 121,20 TL'lik kısmı ile 4.224,40 TL manevi tazminat kısmının dava açma tarihi olan 06.11.2013 tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 13/03/2019 tarih ve E:2018/1879, K:2019/2025 Sayılı kararı ile; maddi tazminatın cenaze ve defin giderine ilişkin kısmı ile manevi tazminata yönelik olarak Dairemiz kararı onanmış, maddi tazminatın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin kısmı yönünden ise; Mahkemece, davacıların ne kadar destekten yoksun kaldıklarının tespiti amacıyla tazminat hesaplama uzmanına yaptırılan bilirkişi raporu sonucunda düzenlenen 29/04/2016 tarihli raporda hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 190.103,42-TL olduğunun tespiti üzerine, davacı tarafından 17/06/2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren miktar artırımı dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı isteminin davalı idarelerin kusurları oranında 60.734,12-TL olarak artırıldığı, ancak, Mahkemenin 18/05/2016 tarihli ara kararı ile bilirkişi raporunda zararın asgari geçim indirimi düşülmek suretiyle hesaplandığı, asgari geçim indirimi düşülmeksizin destekten yoksun kalma zararının hesaplanması gerektiğinden bahisle ek rapor alınmasına karar verilmesi üzerine, 20/01/2017 tarihli ek raporda bu kez hesaplanan desten yoksun kalma zararının 192.082,47-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından 07/02/2017 tarihinde Mahkeme kaydına giren ikinci miktar artırımı dilekçesi ile istemin davalı idarelerin kusurları oranında 61.387,21-TL artırılarak toplam 63.387,21-TL'ye çıkarıldığı, Mahkemece, ikinci kez verilen miktar artırımı dilekçesi esas alınarak 63.387,21-TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulüne karar verildiği, 2577 Sayılı Kanun'un 16/4 maddesi hükmüne göre tam yargı davalarında, dava dilekçesinde belirtilen miktarın bir defaya mahsus artırılabileceği gerekçesiyle, bu kısım yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16.maddesinin 4.fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16/4 maddesinde; nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere dava değerini artırma talebinde bulunulabileceği hükme bağlanmış ise de, ikinci kez miktar artırımı talebinde bulunulduğundan söz edebilmek için, ilk dilekçenin verilmesinden önce miktar artırımı talebinde bulunulabilmesinin elverişli hukuki koşullarının davacı tarafa sağlanmış olması gerekmektedir.
Başka bir ifadeyle; ek bilirkişi raporunun alınması, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması veya yeni hukuki durumların ortaya çıkması gibi hallerde nihai sonuca göre davacı tarafından miktar artırım talebinde bulunulması halinde, önceki miktar artırımı dilekçesinin geçersiz sayılarak, son duruma göre verilen miktar artırım dilekçesinin kabulü Kanun koyucunun amacına ve hakkaniyete daha uygun bir çözümdür.
Mahkemece asgari geçim indirimi düşülmeksizin destekten yoksun kalma zararının hesaplanması gerektiğinden bahisle ek rapor alınmasından sonra, davacı tarafından 07/02/2017 tarihinde kayda giren dilekçeyle yapılan miktar artırımı talebinin kabulüyle verilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, destekten yoksun kalma tazminatı hakkındaki bozma kararına uyulmayarak, Dairemizin ilk kararında ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda destekten yoksun kalma tazminatı hakkında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstinafa konu olan İdare Mahkemesi kararının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, tarafların bu kısımlara yönelik olarak yaptığı istinaf başvurularının reddedilmesi gerekmektedir.
Ancak, ölüm nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapılması durumunda ya da adli yargıda söz konusu deprem nedeniyle binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunan özel kişilere karşı açılan tazminat davasında, özel hukuk hükümlerine göre davacılara vefat sebebiyle maddi tazminat ödenmesi halinde sigorta şirketince ödenen miktarın veya adli yargıda hükmedilen tazminat miktarının, tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi için yapılacak tazminat ödemelerinde dikkate alınacağı açıktır.
Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15.06.2017 gün ve E:2017/88, K:2017/4143 Sayılı kararında da bu açıklamaya yer verilmiştir.
Hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatına miktar arttırımı öncesi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısım yönünden;
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, kabul edilen tazminata, davacılar tarafından Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada taraf konumunda olmayan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden idare mahkemesinde açılan dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tarihi olan 03/04/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle:
Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 13/03/2019 tarih ve E:2018/1879, K:2019/2025 Sayılı bozma kararına uyulmayarak;
Dairemizin destekten yoksun kalma tazminatı hakkındaki ilk kararında ısrar edilmesine,
1-) Destekten yoksun kalma tazminatına yönelik istinaf başvurularının reddine,
2-) Davalıların istinaf başvurusunun; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden Erciş Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısım yönünden kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına,
3-) Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine hükmedilen maddi tazminatın 121,20TL'lik kısmı için dava açma tarihi olan 06.11.2013 tarihten itibaren faiz işletilmesine,
4-) Davacıların adli yardım talebi kabul edildiği hususunun da dikkate alınması suretiyle, ilk derece aşamasına ait yargılama giderleri hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün aynen korunmasına, davalı idareler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ise davalı idareler üzerinde bırakılmasına, posta gider avansından artan miktarın karar kesinleştikten sonra re'sen davalılara iadesine, davacı tarafından adli yardım nedeniyle ödenmemiş olan 85,70.-TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili için Mahkemesince karar kesinleştikten sonra müzekkere yazılmasına,
5-) Dairemizin ilk kararında ısrar edildiğinden, davalı idarelerce yapılan temyiz yargılama giderinin idareler üzerinde bırakılmasına,
6-) Hükmedilen nihai miktar üzerinden hesaplanan 9.111,67.-TL tutarındaki nisbi karar harcının davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için ilgili tahsil dairesine Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
7-) Maddi tazminatın cenaze ve defin giderine ilişkin kısmı onanmış ise de maddi tazminatın bütün olması sebebiyle yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Dairemizin ilk kararında maddi tazminat nedeniyle hükmedilen vekalet ücretlerine ilişkin kısmının kaldırılarak yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine,
a-)hükmedilen maddi tazminat için 7.322,59.-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
b-)Reddedilen miktar üzerinden maddi tazminat için 1.323,60.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
SONUÇ: 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)