(2577 S. K. m. 15) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Türkiye E. İ. A.Ş. 4. Bölge Müdürlüğü bünyesinde İstanbul ilinde uzman olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) ve (k) alt bentleri uyarınca kınama cezası ile tecziyesine ilişkin Türkiye E. İ. A.Ş. Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğünün 27.12.2017 tarihli ve E.509382 Sayılı işlemi ile bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine dair Türkiye E. İ. A.Ş. Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 18.01.2018 tarih ve 02 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik ... İdare Mahkemesi'nin 23/11/2018 tarih ve E:2018/550, K:2018/1927 Sayılı kararının; soruşturmaya süresinde başlanmadığı, maaşı ve geliri üzerinde borçlandığının doğru olmadığı, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, T. 4. Bölge Müdürlüğüne açılan davada savunma ve istinaf cevap dilekçesinin doğru hasım olan T. Genel Müdürlüğü tarafından verildiği görüldüğünden, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi gereğince T. 4. Bölge Müdürlüğünü'nün hasım mevkiinden çıkarılmasına, davanın T. Genel Müdürlüğü husumetiyle yürütülmesine karar verilerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Türkiye E. İ. A.Ş. 4. Bölge Müdürlüğü bünyesinde İstanbul ilinde uzman olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) ve (k) alt bentleri uyarınca kınama cezası ile tecziyesine ilişkin Türkiye E. İ. A.Ş. Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğünün 27.12.2017 tarihli ve E.509382 Sayılı işlemi ile bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine dair Türkiye E. İ. A.Ş. Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 18.01.2018 tarih ve 02 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "... yer verilen mevzuat hükümleri ve taraflarca dosyaya sunulan belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının borçlarını ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına yol açtığı hususu sübut bulduğundan eylemine uyan disiplin cezası verilmesine ve bu cezaya karşı yapmış olduğu itirazının reddine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) alt bendindeki "Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak" ve (k) alt bendindeki "Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak" kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Disiplin soruşturmalarının, yetkili makamlarca belirtilen iddia ve olayların soruşturulması emrini içeren soruşturma oluru ile başlatılması gerektiği ve bu olurda yer almayan hususların disiplin cezasına dayanak yapılmasına hukuki imkan bulunmadığı idari usulün ve idari yargının yerleşmiş ilkelerindendir.
Ayrıca disiplin cezaları açısından geçerli olan "Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesi" ile "Hukuki Belirlilik İlkesi" gereğince, disiplin cezası veren amirlerce, disiplin cezasına konu eylemin/eylemlerin niteliği itibarıyla kanunun hangi maddesinin alt bendi/alt bentleri kapsamında olduğunun net bir şekilde tespit edilerek ortaya konulması gerekmektedir. Bu gereklilik; işlemin etkili bir yargısal denetiminin yapılmasının yanı sıra yeni bir fiili nedeniyle ceza işlemine muhatap olacak kamu görevlisinin geçmişte ceza verilmesine sebep olan fiilinin tekerrüründe bir derece ağır ceza verilmesi noktasında yapılacak değerlendirmelerde de büyük önem taşımaktadır.
Aktarılan durumlar minvalinde dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemde Türkiye E. İ. A.Ş. 4. Bölge Müdürlüğü bünyesinde İstanbul ilinde uzman olarak görev yapmakta olan davacının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) ve (k) alt bentleri uyarınca kınama cezası ile tecziye edildiği, soruşturma raporunun sonuç kısmında da söz konusu iki alt bende göre ceza teklif edildiği görülmektedir. Dairemizce 04.06.2020 tarihinde yapılan ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen 08.12.2017 tarihli ve E.481457 Sayılı soruşturma oluru ile buna ekli belgede de sadece 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (k) alt bendiyle (borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak) ilgili olan maddi eylemlerden bahsedildiği, davacıya gönderilen ve dava konusu işlemde ilgi yapılan 18.12.2017 tarihli ve E.494404 Sayılı savunma istem yazısında ve soruşturma raporu içeriğinde de, davacının borçlarını ödememe hususu dışında, 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) alt bendine karşılık gelebilecek herhangi bir maddi eyleme yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Tüm bu aktarılanlar ışığında uyuşmazlık irdelendiğinde; soruşturma olurunun sadece 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (k) alt bendiyle (borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak) ilgili olan maddi eylemlerle ilgili olarak alınması, 657 Sayılı Kanun'un 125 maddesinin 1. fıkrasının B bendinin (a) alt bendiyle ilgili olduğu belirtilen başkaca bir maddi eyleme dair herhangi bir soruşturma olurunun alınmamış olması, dava konusu işlemde davacının yaptığı ileri sürülen maddi eylemlerin somut ve belirli olarak hangi yasal alt bent/bentler kapsamında olduğunun ortaya konulmaması ve işlemde tevhid uygulamasına gidildiğine dair bir belirleme de yapılmaması karşısında, belirsiz bir şekilde başlatılan ve devam ettirilen soruşturma sonucunda davacının belirsiz bir şekilde disiplin cezası tecziyesine dair dava konu işlemlerde hukuka uygunluk, tüm bu durumları göz ardı ederek eksik araştırma ve irdeleme sonucunda davanın reddine hükmeden mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan; idarece işbu karar üzerine aktarımı yapılan eksikliklerin giderilmesi suretiyle davacı hakkında disiplin açısından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de tabiidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüyle ... İdare Mahkemesi'nin 23/11/2018 tarih ve E:2018/550, K:2018/1927 Sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 408,10-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 26.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)