İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Ordu İli, Ünye Devlet Hastanesi uhdesinde taşeron firma personeli olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi uyarınca 02/04/2018 tarih ve 295/480 sayılı işlem ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına ilişkin 04/07/2018 tarih ve 319454 sayılı komisyon kararı uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 06/09/2018 tarih ve 7013 sayılı işleminin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer özlük haklarının yasal faizi ile birlikte iadesine ve uğramış olduğu manevi zararlara karşılık olmak üzere 15.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ordu İdare Mahkemesi'nin 10/10/2019 gün ve E:2019/788, K:2019/1318 sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi ile söz konusu madde hükümlerinin uygulanmasına dair Usul ve Esasların 16.maddesinde; geçici 23.madde uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirilecek yüklenici çalışanları bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinin "A" bendinin (8) numaralı alt bendinde öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olmak koşulunun aranacağının, sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin söz konusu maddenin birinci fıkrasında öngörülen koşulları taşıdıkları sürece istihdam edilebilecekleri, şartları taşımadığı halde anılan madde hükümlerinden yararlandıkları tespit edilenlerin ise istihdamına herhangi bir tazminat ödenmeksizin son verileceğinin açık biçimde hükme bağlandığı, nitekim sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemleri sırasında davacı tarafından davalı idareye ibraz edilen 27/03/2018 tarihli taahhütname gereği 657 sayılı Yasa'nın 48. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığının tespit edilmesi halinde yapılan atamanın iptal edileceğinin davacı tarafından da bilindiği, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde; davacının FETÖ/PDY Terör Örgütü ile müzahir Bankasya'ya 2014 yılında 2.159,42.-TL para yatırdığı, ayrıca davacının eşinin 10/02/2012 - 31/08/2013 ve 01/09/2013 - 30/08/2014 tarihleri arasında söz konusu terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan "... Özel Eğitim Basın Yayın İnş. San. ve Tic. A.Ş." isimli şirkette çalıştığı, yine anılan terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Ünye ... Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olduğunun, anılan nedenlerle gözaltına alınarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığının tespit edildiği görüldüğünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinin "A" bendinin (8) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu taşımadığı anlaşılan davacının görevine son verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; sürekli işçi kadrosuna geçmeye hak kazandığı, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği veya bu örgüte bilerek isteyerek yardım ettiğine ilişkin bir soruşturma bulunmadığı, Bank A1'da bulunan hesabının örgütsel bir hesap olmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAĞLIK BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
ORDU VALİLİĞİ
SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Ordu İli, Ünye Devlet Hastanesi uhdesinde taşeron firma personeli olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi uyarınca 02/04/2018 tarih ve 295/480 sayılı işlem ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına ilişkin 04/07/2018 tarih ve 319454 sayılı komisyon kararı uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 06/09/2018 tarih ve 7013 sayılı işleminin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer özlük haklarının yasal faizi ile birlikte iadesine ve uğramış olduğu manevi zararlara karşılık olmak üzere 15.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmektedir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin amacını düzenleyen 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." hükmü düzenlenmekte ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar hakkında kurallara yer verilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar" başlıklı 11. maddesinde; "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak: a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı, d)Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır." hükmü düzenlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Ordu İli, Ünye Devlet Hastanesi uhdesinde taşeron firma personeli olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi uyarınca 02/04/2018 tarih ve 295/480 sayılı işlem ile sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, hakkında yapılan tahkikat sonucu 04/07/2018 tarih ve 319454 sayılı komisyon kararı ile davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu sonucuna varıldığı, komisyon kararı uyarınca Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 06/09/2018 tarih ve 7013 sayılı işlemiyle, atanma şartlarına sahip olmadığı anlaşıldığından bahisle görevine son verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dava konusu işlemin nedeni olarak, davacı hakkında yapılmış olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda davacının FETÖ/PDY Terör Örgütü ile müzahir Bankasya'ya 2014 yılında 2.159,42.-TL para yatırdığı, davacının eşinin 10/02/2012 - 31/08/2013 ve 01/09/2013 - 30/08/2014 tarihleri arasında söz konusu terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan "... Özel Eğitim Basın Yayın İnş. San. ve Tic. A.Ş." isimli şirkette temizlik görevlisi olarak çalıştığı, yine anılan terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Ünye ... Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olduğu, anılan nedenlerle gözaltına alınarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığının gösterildiği, örgütle başkaca iltisak veya irtibatlı olduğuna dair iddia bulunmadığı, Dairemizin 06/03/2020 tarihli ara kararı ile; Ordu İl Emniyet Müdürlüğü'nden ve Ordu Cumhuriyet Başsavcılığından "davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları yönünde herhangi bir bilgi, bulgu veya yürütülen bir kovuşturma, soruşturma bulunup bulunmadığının sorularak, bu yönde tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin" istenildiği, anılan kurumlardan verilen cevaplarda, anılan bankada hesap açılması bilgisi dışında başkaca davacı hakkında bu yönde bir bilgi- belge yada bir kovuşturma veya soruşturma olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı hakkında yapılan ara kararlarına verilen cevaplarda, FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgili bağı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik, mensubiyet, irtibat ya da iltisakı olduğunu değerlendirmeye elverişli bilgi ve belge bulunmayan davacının, salt Bank A1'daki 2014 tarihli banka hesabı açılması bilgisinin dikkate alınarak, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması suretiyle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden İdare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tazmini istemi hakkında ise;
Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, dava konusu göreve son verme işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (05/09/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden;
Kabul edildiği üzere manevi tazminat; gerçekte bir tazmin aracı olmayıp, tatmin aracıdır. Manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen, duyduğu acı, elem, ızdırap, üzüntü ve sarsıntı nedeniyle yaşam zevki azalan kişiye manevi tazminat adı altında verilecek miktardır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibariyle manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, buna karşılık idarenin olaydaki sorumluluğunu ifade edecek ölçüde saptanması zorunlu bulunmaktadır.
Manevi tazminata hükmedilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekir.
Olayda, davacının manevi tazminat talebinin dayanağı olarak iddia ettiği güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması neticesinde görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin yukarıda aktarılan gerekçe dikkate alındığında, işlem nedeniyle manevi tazminatın kabulü için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinafa konu Ordu İdare Mahkemesi'nin 10/10/2019 gün ve E:2019/788, K:2019/1318 sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine, dava konusu işlem ile maddi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat isteminin kabulüyle mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 05/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, adli yardım talebi kabul edildiğinden peşin alınmayan 35,90 TL Başvuru Harcı, 35,90 TL Karar Harcı, 59,10 TL YD harcı ile genel bütçeden karşılanan 169,45 TL posta giderinin davacıdan tahsili amacıyla Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne tahsil müzekkeresi yazılmasına, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 266,10 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin tek olmak üzere davalı idareler tarafından davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin tek olmak üzere davacı tarafından davalı idarelere verilmesine istinaf aşamasında davalı idarece yapılan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 05/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)