İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Ordu İl Emniyet Müdürlüğü, …… Polis Merkezi’nde başpolis memuru olarak görev yapan ve olay tarihinde grup amiri olarak görevli bulunan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulüne Dair Kanun’un 8/5-c-2 maddesi uyarınca 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine, ancak alt ceza uygulanmak suretiyle 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125.maddesi gereği cezanın brüt aylığının ¼ oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına dair Ordu Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 07/05/2019 tarih ve 2019/31 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ordu İdare Mahkemesi'nin 10/10/2019 gün ve E:2019/929, K:2019/1319 sayılı kararıyla; olay tarihinde grup amiri olarak görevli bulunan ve söz konusu polis merkezinde tesis edilen tüm işlemlerin sevk ve idaresi hususunda birinci derece görevli ve sorumlu olan davacının, hakkında gözaltı kararı bulunan şüphelinin kaçmasına engel olacak gerekli tedbirleri alması veya söz konusu tedbirlerin ilgili personeller tarafından alınmasını temin etmesi, ayrıca bu hususta alınan tedbirlerin uygulanış biçimlerini de bizzat denetlemesi gerekirken, şüphelinin durumuna uygun biçimde muhafazası hususunda herhangi bir tedbir almadığı gibi bu hususta denetim görevini de gereği gibi yerine getirmediğinin anlaşıldığı, öte yandan her ne kadar davacı tarafından söz konusu polis merkezinin "A" tipi polis merkezi olmasına karşın ilgili Yönetmeliğe uygun biçimde gözaltına alınan kişilerin muhafazası hususunda uygun bir odanın bulunmadığı, meydana gelen olayın polis merkezinin fiziki yetersizliğinden kaynaklandığı iddia edilmiş ise de, olayın oluş şekli ve hakkında gözaltı kararı bulunan ....ile ilgili olarak alınmış herhangi bir önlem bulunmadığı nazara alınarak söz konusu davacı beyan ve iddialarına itibar edilmediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; şahsı, ifade alma odasına aldırdıktan sonra gözaltına alınacağını söyleyip, polis merkezi amirliğinde bulunan diğer görevlilere şahsın gözaltına alınacağı, dikkatli ve duyarlı olmalarını söyledikten sonra polis merkezinde bulunan diğer şahısları dinlemek üzere bekleme salonuna gittiği, olayla ilgili şüpheli şahsın yanına memur görevlendirdiği ve diğer görevlilere dikkatli olmalarını söylediği halde yanında bulunan memurun yanından ve çevre koruma nöbetçisinin yanından herhangi bir engellemeye maruz kalmadan şahsın kaçmasında herhangi bir kabahatinin ve kusurunun olmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Ordu İl Emniyet Müdürlüğü, ... Polis Merkezi’nde başpolis memuru olarak görev yapan ve olay tarihinde grup amiri olarak görevli bulunan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulüne Dair Kanun’un 8/5-c-2 maddesi uyarınca 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine, ancak alt ceza uygulanmak suretiyle 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125.maddesi gereği brüt aylığının ¼ oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına dair Ordu Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 07/05/2019 tarih ve 2019/31 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un, "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8.maddesinin 4/a-2 maddesinde "Denetim görevini yerine getirmemek." fiilinin 4 ay kısa süreli durdurma cezasını, 8/5-c-2.maddesinde ise " muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiili 20 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara kadar uzanan disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasanın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve Kanun'un ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.
Sözkonusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit ve hakaret suçlamaları ile hakkında gözaltı kararı bulunan ....'nin davacının başpolis memuru olarak görev yaptığı ve olay tarihinde grup amiri olarak görevli olduğu ... Polis Merkezi'nden 03/07/2018 tarihinde gözaltı işlemleri sırasında kaçması üzerine anılan olayda sorumluluğu bulunan personellerin tespiti ile haklarında gerekli soruşturmanın yapılmasına karar verildiği, soruşturma kapsamında davacı ile olay tarihinde polis merkezinde görevli diğer personellerin ifadelerine başvurulduğu, ayrıca polis merkezine ait kamera kayıtlarının incelendiği, soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda davacının eyleminin 7068 sayılı Yasa'nın 8/5-c-2.maddesi kapsamında bulunduğundan bahisle getirilen teklif doğrultusunda Ordu İl Polis Disiplin Kurulu'nun 07/05/2019 tarih ve 2019/31 sayılı kararı ile davacının 7068 sayılı Yasa'nın 8/5-c-2.maddesi uyarınca 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, ancak alt ceza uygulanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, yükselebileceği derecenin son kademesine bulunduğundan 657 sayılı Yasa'nın 125.maddesi gereği söz konusu cezanın brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesi suretiyle uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kamera kayıtlarına dair cd inceleme ve çözüm raporunun tetkiki neticesinde; davacının olay tarihinde ... Polis Merkezi'nde grup amiri olarak görev yaptığı, hakkında gözaltı kararı bulunan ....'nin 03/07/2018 tarihinde yanında annesi olduğu beyan edilen bir kişi ile beraber ... Polis Merkezi'ne geldiği, Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheli şahsın gözaltına alınarak 04/07/2018 tarihinde mevcutlu olarak Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevkinin sağlanması istenildiğinden, gözaltı işlemlerine başlanılarak ifadesinin alındığı, ifade alma işlemi yapan polis memurlarının şüpheli hakkında gözaltı kararı olduğunu bildikleri, kamera görüntülerine göre olay günü saat 14.10.41' de davacının, şüphelinin ifadesinin alındığı ifade alma odası-2'ye girdiği, daha sonra odadan çıktığı, saat 14.14.31' de aynı odada polis memuru K1 ile şüpheli şahıs ile bayan şahsın konuştukları, saat 14.16.09' da iki polis memurunun arkasının dönük olduğu sırada şüpheli şahıs ile bayanın odadan çıktığı, bahçe giriş kapısında bir süre dolandıktan sonra 14.19.49' da polis merkezi amirliğinden koşarak kaçtığının anlaşıldığı, davacının soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, şüphelinin mukayyit odasında bulunmadığını görmesine ve odada bulunan polis memuru K1.tarafından şüpheli ....'nin bahçede olduğunun söylenmesine karşın şüphelinin yanında görevli polis memuru bulunduğunu düşünerek durumu kontrol etmediğini beyan ettiği görülmekte olup, davacının şahıs hakkında gözaltı kararı olduğunu görevli polis memurlarına bildirdikten sonra diğer işlerini yapmaya gittiği, davacının odada bulunmadığı sırada şüpheli şahsın polis merkezi amirliğinden kaçmasında, uyanık davranmamak ya da önlem almamak şeklinde aktif bir rolü olmadığı ancak grup amiri olan davacının şüphelinin mukayyit odasında bulunmadığını görmesine ve odada bulunan polis memuru K1.tarafından şüpheli ....'nin bahçede olduğunun söylenmesine karşın şüpheli şahsın nerede olduğunu kontrol etmemek ve ettirmemek şeklinde sübut bulan eyleminin, denetim görevini yerine getirmemek suçu kapsamında kaldığı sonucuna varılmakla, hatalı madde tatbiki sonucu 7068 sayılı Kanun'un, 8/5-c-2. maddesi kapsamında tesis edilen tecziye işleminde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ordu İdare Mahkemesi'nin 10/10/2019 gün ve E:2019/929, K:2019/1319 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 390,50 TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)