(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 5) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 4, 6, 7, 8, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 18/06/2019 günlü ve E:2018/227, K:2019/606 sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Taşınmazda bulunan yapının ekonomik ömrünü tamamlamak üzere olduğu, meydan alanına ihtiyaç olduğu, binanın meydan işlevi içerisinde bütün olarak kullanılabileceği ya da kamulaştırılabileceği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon ili, Maçka ilçesi, ….. Mahallesi, 66 ada, 2 parsel sayılı, Hazineye ait taşınmazı da kapsayan alanda 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planı yapılmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.07.2017 tarih ve 281 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesinin 18/06/2019 günlü ve E:2018/227, K:2019/606 sayılı kararıyla; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, dava konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100000 ve 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, öngörülen gelişme yapısının Maçka ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu ve bu kadar büyük bir nüfus ataması yapılmasını gerektiren koşullar bulunmadığı, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlenmesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını artıracağı, ihtiyaç fazlası nüfus ataması nedeniyle planda kurgulanan donatı sisteminin uygulanamaması nedeniyle plana rağmen plansız yapılaşmaya imkan tanınacağı, dava konusu planda öngörülen 23.100 kişilik nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, bu yönüyle 1/5000 ölçekli nazım imar planının Mekansal Planlar Yapım Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, ancak bu durumun dava konusu parsele getirilen arazi kullanım kararına olumsuz bir etkisinin olmadığı, dava konusu parselin bulunduğu alanın mevcut planda düzenlendiği şekliyle “meydan alanı” olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sistemine uygun olması dışında kentsel odak noktası olması nedeniyle kent kimliğinin korunması ve şehircilik ilke ve esasları ile kamu yararı açısından doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, 2013 yılında yapılan plan değişikliğinden önce kurum görüşünün alındığı ve kaldırılan askeri alan yerine yeni bir askeri alan ayrılmamasına ilişkin olumsuzluğun dava konusu planda giderildiği ve 66 ada, 3 parselde kaldırılan askeri alana karşılık eşdeğer yeni bir askeri alanın ayrıldığı, dava konusu 66 ada, 2 parselin 2002 yılında yapılan imar planlarında “meydan alanı” olarak düzenlendiği ve bunun temel gerekçesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sisteminin gereği olduğu, mevcut planda olduğu şekliyle “meydan alanı” olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sistemine uygun olması dışında kentsel odak noktası olması nedeniyle kent kimliğinin korunması ve şehircilik ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olduğu görülmekle, dava konusu 1/5.000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.07.2017 tarih ve 281sayılıkararının dava konusu parsele ilişkin kısmının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olmadığı anlaşıldığından anılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; kurum görüşünün alınmadığı, eşdeğer yer ayrılmadığı, keşifte görevlendirilen bilirkişi heyetinin askeri hizmetin ve güvenlik hizmetinin tanımlarını ve unsurlarını belirleyebilecek ehliyete sahip olmadığı, parselin fiilen kolluk hizmetinde kullanıldığı, özel mülkiyette olan komşu parsellerin meydan kullanımına ayrılabileceği, sadece Hazinenin taşınmazlarına kamusal plan kararı üretildiği, parselin batısında …. deresi doğusunda ise tarihi …… yolu bulunduğu, yolun diğer tarafının ise park alanı olarak kullanıldığı, meydan olarak planda gösterilen ….. tarihi yolunun doğu ve batı yönlerinde olmasının tartışılmadığı, ayrıca eşdeğer olarak planda 2433 m2 alan olarak gösterilen yerin fiziki konumu, meyili, merkeze yakınlığı, yerleşim yoğunluğu ve diğer unsurlar tartışılmayarak eşdeğer olamayacağı sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (i) bendinde de benzer bir tanıma yer verilerek; "Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı," olarak tanımlanmış, 'Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri' başlıklı 6.maddesinde; "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur.(2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (4) Plan kademelenmesi uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olmamak kaydıyla hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 'Genel planlama esasları' başlıklı 7.maddesinin (i) bendinde; Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin bir araya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur." kuralı, 'Araştırma ve analiz' başlıklı 8.maddesinin 9.fıkrasında "Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi yapılır. Ayrıca yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılır. Gerektiğinde güçlü, zayıf yönler ile fırsatları ve tehditleri içeren analiz yöntemi kullanılır. Bu çalışmalar araştırma raporunda yer alır." kuralı, 'İmar planı revizyonu ve ilaveleri' başlıklı 25.maddesinde ise "(1)İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir." kuralı getirilmiş, Yönetmeliğin ekinde ise sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin asgari standartlara ve alan büyüklüklerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu parselin bulunduğu Trabzon ilinin alt ölçekli imar planlarını ve uygulamaları yönlendirici biçimde, kullanımların yer seçimi, büyüklük ve dağılımı ile ilgili mekansal karar ve stratejiler ile makro ölçekte nüfus dağılımı ve yoğunluk kararlarını düzenleyen Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03.04.2017 tarih ve 644 sayılı oluru ile onaylandığı, alt ölçekli planlara esas olacak şekilde ana ulaşım, sektörel ve mekânsal planlama kararları, gelişme önerileri ile sorunlara müdahale stratejilerini kapsayan Trabzon ilinin tamamını kapsayan 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.04.2017 tarih ve 146 sayılı kararı ile onaylandığı, askı ilan süresi içinde yapılan itirazların Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 15.05.2017 tarih ve 182 sayılı kararıyla değerlendirilerek 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planının kesinleştiği, Trabzon ili, Maçka ve Düzköy İlçelerinin oluşturduğu 2. alt bölgeye ilişkin olarak hazırlanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.07.2017 tarih ve 255 sayılı kararıyla onaylandığı, davaya konu edilen Maçka ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.07.2017 tarih ve 281 sayılı kararı ile onaylandığı, söz konusu planda davaya konu taşınmazın meydan alanında kaldığı ve Maçka ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Trabzon İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan, 13/05/2019 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren ve taraflara tebliğ edilerek bir örneği dosya içine alınan bilirkişi raporunda özetle; "Ordu - Trabzon - Rize - Giresun - Gümüşhane - Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03.04.2017 tarih ve 644 sayılı oluru ile onaylandığı, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde, planların en üst ölçekten başlayarak birbirine uygun yapılmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla, kentin ana planında yapılan değişikliklerin ve plan müdahalelerinin alt ölçekli planlara da aktarılması gerektiği, bu kapsamda sırasıyla 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının hazırlanıp onaylandığı, dava konusu edilen plan ile planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli plan hükümlerinin aktarılmasının amaçlandığı, bu kapsamda dava konusu edilen planın, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, dava konusu parsele getirilen arazi kullanım kararı açısından dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planın dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planı kararlarıyla çelişmediği, ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda hazırlandığı, dava konusu parselin bulunduğu alana1/5000 nazım imar planında getirilen "meydan alanı" kullanım kararının üst ölçekli plan olan 1/100000 ve 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda hazırlandıkları, üst ölçekli planlarda öngörülen nüfus miktarı azami miktarı belirtmekte olup alt ölçekli planlarda, dayanak planlarda öngörülen miktarın üzerine çıkmamak koşuluyla plan koşulları ve nüfus projeksiyonu doğrultusunda değişiklikler olabileceği, burada önem arz eden hususun yapılan değişikliğin üst ölçekli plan kararlarında değişikliğe yol açmaması olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planı hazırlanırken dayanak plan kararlarının uygulanmasının imkânsız ya da sorunlu olduğunun tespit edilmesi halinde üst ölçekli plan kararının yeniden gözden geçirilmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, üst ölçekli planlarda öngörülen nüfus miktarının azami miktarı belirttiği ve alt ölçekli planların dayanak planlarda öngörülen miktarın üzerine çıkmamak koşuluyla plan koşulları ve nüfus projeksiyonu doğrultusunda değişiklikler olabileceği, istatistiki bilgilere göre Maçka ilçesi kent merkezi nüfus artış hızının düşük olduğu, plan açıklama raporunda, dava konusu planlarda hedef yılının 2040 olarak belirlendiği, mevcut nüfus artış hızının devam etmesi halinde 2040 yılında Maçka kent merkezi nüfusunun yaklaşık 23.100 olacağının hesaplandığı, gerek plan paftasında, gerekse de plan açıklama raporunda, 23-24 yıllık bir süreçte bölge nüfusunun yaklaşık 4,5 katına çıkmasına neden olacak plan yaklaşımına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, bu yöndeki değerlendirmenin bilimsel ve nesnel analizler ile kent bütünündeki plan kurgusu doğrultusunda desteklenmesi gerektiği, nüfusun yıllara göre artış hızına ilişkin araştırmalar yapıldığı ancak nüfusun 4,5 kat artış göstereceğine ilişkin bir analiz yapılmadığı, nüfusun sadece üst ölçekli plan kararları dayanak gösterilerek belirlenmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olmadığı, mevcut nüfus artış hızı dikkate alındığında, üst ölçekli planlarda Maçka ilçesi için öngörülen nüfusun sorunlu olduğu, yanlış ve sorunlu olduğu açık olan bir üst ölçekli plan kararının alt ölçekli planlarda irdelenmeden aynen uygulanmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olacağı, dava konusu planla öngörülen gelişme yapısının Maçka ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, Maçka ilçesine 23.100 kişilik nüfus ataması yapılmasının ve bu nüfusa göre konut ve donatı alanı düzenlenmesinin, imara açılan alanlarda spekülatif kullanımlara imkan tanıyacağı, bu alanlarda gerekecek donatı alanları nedeniyle kamu kaynaklarının israfına yol açacağı ve bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını artıracağı, mevcut planda olduğu gibi yeni düzenlenen donatı alanlarının da uygulanma imkanı olmayacağı, dolayısıyla, mevcut durum ile plan kurgusu arasında çelişki ortaya çıkacağı, ayrıca ihtiyaç fazlası nüfus ataması nedeniyle planda kurgulanan donatı sisteminin uygulanamaması nedeniyle plana rağmen plansız yapılaşmaya imkan tanınacağı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında donatı miktarı artırılsa da öngörülen nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, bu yönüyle 1/5000 ölçekli nazım imar planının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, bu değerlendirmeler doğrultusunda, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.07.2017 tarih ve 281 sayılı kararı ile onaylanan Maçka İlçesi …. ve Mahalleleri 1/5.000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu, dava konusu parsel açısından yapılan değerlendirmede ise; dere yatağı ve taşkın alanı olmaları nedeniyle yeşil alan olarak kurgulanan bir bölgenin kent merkezinde meydan alanı ve donatı kullanımlarıyla birlikte mekansal ve görsel birlikteliğini sağlamak ve bu birlikteliğin güçlendirilmesi amacıyla park alanlarının yeşil alan sisteminin bir parçası olarak süreklilik ve devamlılık oluşturularak kurgulanmasının doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, dava konusu 66 ada, 2 parselin bulunduğu alanın mevcut planda düzenlendiği şekliyle “meydan alanı” olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sistemine uygun olması dışında kentsel odak noktası olması nedeniyle kent kimliğinin korunması ve şehircilik ilke ve esasları ile kamu yararı açısından doğru bir planlama yaklaşımı olacağı, mevcut 2002 yılı onaylı planda “askeri alan” olarak düzenlenen 66 ada, 3 parselin arazi kullanım kararının dava konusu plan öncesi alınan Maçka Belediye Meclisinin 08.03.2013 tarih ve 40 sayılı kararıyla yapılan plan değişikliğiyle yapıldığı ve bu değişiklik öncesi de ilgili kurumun görüşünün alındığı, mevcut plana göre dava konusu planda askeri alan miktarının artırıldığı, yeni ayrılan askeri alanın konum olarak da kent merkezine yakın olduğu da dikkate alındığında, 2013 yılında yapılan plan değişikliğiyle kaldırılan askeri alan yerine yeni bir askeri alan ayrılmamasına ilişkin olumsuzluğun dava konusu planda giderildiği ve 66 ada, 3 parselde kaldırılan askeri alana karşılık eşdeğer yeni bir askeri alanın ayrıldığı, Maçka İlçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alan yapılaşmaya açılarak öngörülen nüfusa göre donatı alanlarının düzenlendiği, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında 2040 yılı için 23.100 kişilik bir nüfus öngörülse de mevcut nüfus artış hızı ile 2040 yılında planlama alanı nüfusunun yaklaşık 7.500 kişi olacağı da dikkate alındığında, planlama alanı genelinde bu kadar büyük bir alanın yapılaşmaya açılmasına ve dolayısıyla öngörülen nüfusa göre donatı kullanımlarına ihtiyaç olmayacağı, Maçka ilçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alanın donatı alanı olarak düzenlenmesinin dava konusu parsele getirilen arazi kullanım kararına olumsuz etkisinin olmadığı, dava konusu 66 ada, 2 parselin “meydan alanı” olarak düzenlenmesinin temel gerekçesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sisteminin gereği olduğu, dere yatağı ve taşkın alanı olmaları nedeniyle yeşil alan olarak kurgulanan bir bölgenin kent merkezinde meydan alanı ve donatı kullanımlarıyla birlikte mekansal ve görsel birlikteliğini sağlamak ve bu birlikteliğin güçlendirilmesi amacıyla park alanlarının yeşil alan sisteminin bir parçası olarak süreklilik ve devamlılık oluşturularak kurgulanmasının doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, bu kapsamda mevcut planda olduğu şekliyle “meydan alanı” olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan kamusal mekan ve yeşil alan sistemine uygun olması dışında kentsel odak noktası olması nedeniyle kent kimliğinin korunması ve şehircilik ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık süreci bulunmaktadır. Planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu vb hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının geneli hukuka aykırı hale gelecektir.
Bu durumda, mevcut nüfus artış hızı dikkate alındığında, üst ölçekli planlarda Maçka ilçesi için öngörülen nüfusun sorunlu olduğu, yanlış ve sorunlu olduğu açık olan bir üst ölçekli plan kararının alt ölçekli planlarda irdelenmeden aynen uygulanmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olacağı, dava konusu planla öngörülen gelişme yapısının Maçka ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında donatı miktarı artırılsa da öngörülen nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında ayrılması nedenleriyle dava konusu planın imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, söz konusu hukuka aykırılıkların planın genelini etkileyen hususlar olması nedeniyle, dava konusu 66 ada, 2 parsel sayılı taşınmaza getirilen plan kararı açısından da dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 18/06/2019 günlü ve E:2018/227, K:2019/606 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamasına ait 2.132,20-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi uyarınca harçtan müstesna olmasına rağmen sehven tahsil edildiği görülen 253,80.-TL keşif harcının davacıya iadesine, davalı idare tarafından yapılan 153,10.-TL giderin üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (f) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)