(193 S. K. m. 25, 61, 94, 103, 104) (1475 S. K. m. 14)
İSTEMİN ÖZETİ: .... Telekomünikasyon A.Ş.'de çalışmakta iken iş akdi ikale yoluyla sona erdirilen davacıya verilen ek ödeme tutarı üzerinden kesilen gelir vergisinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davacı ile .... Telekomünikasyon A.Ş arasında imzalanan ikale sözleşmesi uyarınca ödenen ikale bedelinden yapılan gelir vergisi kesintisinin, salt davacı ile imzalanan sözleşmeye istinaden verildiği, davacının bu ödemeyi hak etmesi için işverene başkaca bir hizmette bulunmasının gerekmediği, çalışan ile .... Telekomünikasyon A.Ş arasında ödeme yapıldığı tarih itibariyle bir işveren-işçi ilişkisi veya hizmet ilişkisi bulunmadığı, ödemenin işverene bağlı olarak ve hizmet karşılığı yapılmaması sebebiyle yapılan ikale bedeli ödemesinin ücret olarak nitelendirilebilecek ödemelerin ortak özelliklerini taşımadığı, bu durumda, davacıya ödenen ikale bedelinin olay tarihi itibariyle Gelir Vergisi Kanununda vergilendirilmesi gereken ödemeler arasında sayılmaması ve aksi düşüncenin verginin yasallığı ilkesi ile bağdaşmayacak olması sebebiyle ücret geliri olmayan teşvik ödemesi üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin yasal olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden, davacıdan kesilen 8.617,76-TL gelir vergisinin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar veren Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 26.02.2019 gün ve E:2018/1518, K: 2019/211 Sayılı kararının; davanın süresi içerisinde açılmadığı, düzeltme kapsamında bir başvuru olmadığı, yapılan ödemenin ücretin tüm unsurlarını taşıdığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının, 27/03/2018 tarih ve 30373 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 Sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değiştirilen 7.bendinin (a) alt bendinde, 1475 Sayılı İş Kanunu ve 854 Sayılı Deniz İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları; (b) alt bendinde ise, hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu, bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin ilk fıkrasında, bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin fıkranın bentlerinde yazılı sebeplerle işveren tarafından feshedilmesi hallerinde, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödeneceği, bir yıldan artan süreler için de aynı oranda ödeme yapılacağı belirtilmiş; on ikinci fıkrasında, bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük sürenin hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebileceği; on üçüncü fıkrasında ise, ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarının, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
193 Sayılı Kanun'un 61.maddesinin üçüncü fıkrasına, 7103 Sayılı Kanun'un 7.maddesiyle eklenen 7. bendinde, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ücret sayılacağı belirtilmiş; 94. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde de, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden ( istisnadan faydalananlar hariç ) 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı öngörülmüştür.
Gelir Vergisi Kanununun 25.maddesinin birinci fıkrasının 7.bendinin yukarıda metni verilen (a) alt bendinde verilen yetkiye istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan 303 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 10.maddesinde, ''7103 Sayılı Kanunla 193 Sayılı Kanun'un 25. maddesinin birinci fıkrasının yeniden düzenlenen (7) numaralı bendinin (a) alt bendi ile 1475, 854 ve 5953 Sayılı Kanunlara göre ödenen kıdem tazminatlarına uygulanacak istisnaya ilişkin düzenleme aynen korunmuştur. Bu çerçevede ücret kapsamında değerlendirilen, 1475 ve 854 Sayılı Kanunlar uyarınca ödenmesi gereken kıdem tazminatları, 5953 Sayılı Kanun uyarınca yapılan ve çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanan ve ödenen 24 aylık tutarı aşmayan kıdem tazminatları gelir vergisinden istisna edilecektir. 1475 ve 854 Sayılı Kanunlar uyarınca, hizmet erbabının çalıştığı süre ve kıdem tazminatına esas ücreti dikkate alınarak hesaplanan ve ödenen kıdem tazminatları istisna kapsamına girmekte olup, hesaplanan bu tutarları aşan ilave ödemeler ise ücret kapsamında değerlendirilmek suretiyle vergilendirilecektir. Dolayısıyla, hizmet erbabının kıdem tazminatına esas ücretine göre hesaplanan ve en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşan ödemelerde ise en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi kadarlık kısmı istisnaya konu edilecek, aşan kısmı ise ücret olarak vergilendirilecektir. Kıdem tazminatının yıllık miktarı 14/07/1965 tarihli ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna 08/06/1949 tarihli ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emekli ikramiyesini geçemez." açıklamaları yer almıştır.
Ayrıca, 1.7.2018-31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere uygulanacak vergiden istisna kıdem tazminatı tavan tutarı 5.434,42.-TL olarak hesaplanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... Telekomünikasyon A.Ş.'de çalışmakta iken iş akdi ikale yoluyla 30.07.2018 tarihinde sona erdirilen davacıya ödenen brüt 167.153,09.-TL kıdem tazminatının yanı sıra yapılan 45.999,30.-TL ek ödeme üzerinden 8.617,76.-TL gelir vergisi kesintisi yapıldığı, ek ödemenin gelir vergisine tabi olmadığından bahisle davacı tarafından yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 23.12.2018 tarih ve E.169684 Sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Mahkemece Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliğin dikkate alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61.maddesinin üçüncü fıkrasına 7103 Sayılı Kanun ile eklenen 7.fıkra hükmüne göre, davacıya, hizmet karşılığı ve yasal bir zorunluluk olmaksızın, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine yapılan ek ödemenin ücret sayılarak gelir vergisi kesintisine tabi tutulacağı hususunda bir şüphe bulunmayıp uyuşmazlığın çözümü, söz konusu ödeme tutarının aynı Kanunun 25. maddesinin 7. bendi uyarınca gelir vergisinden istisna olup olmadığının tespitine bağlıdır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununa, 7103 Sayılı Kanun'un 5 ve 7. maddeleri ile getirilen düzenlemeden, 1475 Sayılı İş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatının tamamının gelir vergisinden istisna tutulacağı, ikale sözleşmeleri vb. uyarınca, yasal zorunluluk olmaksızın, çeşitli adlar altında, hizmet karşılığı olmaksızın işverence yapılan ödemelerin ise, çalışana 1475 Sayılı Kanun'un 14.maddesinin 1.fıkrasında belirlenen esaslara göre belirlenecek kıdem tazminatı tutarı ile aynı maddenin on üçüncü fıkrasında yer alan, "Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez." şeklindeki hükme göre belirlenecek kıdem tazminatı tavan tutarı arasında kalan farka isabet eden tutarının gelir vergisinden istisna edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 30.07.2018 tarihinde iş akdi ikale yoluyla sona eren ve 30 yıl, 9 ay, 3 gün hizmeti bulunan davacıya 1475 Sayılı İş Kanununun 14.maddesi uyarınca fiilen ödenebilecek kıdem tazminatı tavan tutarı olan 5.434,42.-TLX (30 yıl+9 ay+3 gün)=167.153,09.-TL davacıya ödendiğinden ve gelir vergisi kesintisi yapılmadığından, yasal zorunluluk olmaksızın yapılan dava konusu ek ödeme tutarının tamamının gelir vergisi kesintisine tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 26/02/2019 tarih ve E:2018/1518, K:2019/211 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun'un 19.maddesiyle değişen 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 121,10.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j bendi uyarınca muaf olması nedeniyle davalı idareden alınamayan 157,50.-TL istinaf başvurma harcı ile 54,40.-TL maktu karar harcının davacıdan alınmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.890,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 19.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)