(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 4, Geç. m. 16) (2863 S. K. m. 9, 10, 61)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Kılınçarslan Mahallesi, tarihî Kaleiçi Kentsel Sit Alanı ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde yer alan 104 ada, 35 sayılı parseldeki tescilli yapıda onaylı projesine aykırı şekilde yapılan izinsiz uygulamaların Müze Müdürlüğü denetiminde projesine uygun hale getirilmesine yönelik 03.10.2017 tarih ve 6781 sayılı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptaline karar verilmesi talebiyle açılan davada, "3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıya ilişkin yıkım kararının iptaline hükmetmek gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline dair verilen Antalya 1 inci İdare Mahkemesi'nin 22/01/2019 gün ve E: 2017/1330, K: 2019/67 sayılı kararının; davalı idare vekilince, kararın 2863 sayılı Kanun kapsamında alındığı, bu nedenle kararın 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16 ncı maddesi kapsamında kalmadığı, izinsiz uygulamaların Müze Müdürlüğü denetiminde projeye uygun hale getirilmesine yönelik kararın hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddiyle usule ve mevzuata uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRKMİLLETİADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2 nci İdarî Dava Dairesi'nce, dosya incelenerek işin esası hakkında gereği görüşüldü;
Dava; Sit Alanı sınırları içerisinde yer alan tescilli yapıda onaylı projesine aykırı şekilde yapılan izinsiz uygulamaların Müze Müdürlüğü denetiminde projesine uygun hale getirilmesine yönelik Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı" başlıklı,
- 9 uncu maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır" hükmüne yer verilmiş; anılan Kanun'un "Yetki ve Yöntem" başlıklı,
- 10 /1 inci maddesinde, "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir" hükmüne yer verilmiş; anılan Kanun'un "Kararlara Uyma Zorunluluğu" başlıklı,
- 61/1 inci maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı,
- 4/1 inci maddesinde, "634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiş, anılan Kanun'un,
- Geçici 16/1 inci maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir" hükmüne, anılan Kanun'un,
- Geçici 16/4 üncü maddesinde, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu (3194 sayılı) Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idarî para cezaları iptal edilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;
1) Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Kılınçarslan Mahallesi, tarihî Kaleiçi Kentsel Sit Alanı ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde yer alan 104 ada, 35 sayılı parseldeki tescilli yapıda izinsiz uygulamalar yapıldığına yönelik (20.08.2017 tarihli) ihbar/şikâyet sonrasında, 24.08.2017 tarihli Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü yazısı ile konunun Belediye tarafından incelenerek mevzuata göre işlem yapılmasının istenildiği;
2) Bilahare 08.09.2017 tarihinde ikinci bir ihbar/şikayet başvurusu yapıldığı ve dilekçede, "yapıda cam bölmeyle koruma altına alınan kısmın tahrip edilerek mutfak yapıldığı" belirtilerek önlem alınmasının idareden istenildiği;
3) Konunun Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından Müze Müdürlüğü'ne intikâl ettirilerek, Müze Müdürlüğü'nce mahallinde inceleme yapılmasının talimatlandırıldığı;
4) Müze Müdürlüğü teknik personeli tarafından yapılan incelemede, "zemin kat altında bulunan ve sondaj çalışmaları sonucu ortaya çıkan antik dönem taşlarının bulunduğu alanın mutfağa çevrildiği; antik taşların üst üste konulduğu; mekânın duvarlarının ve zeminin seramik ile kaplandığı; mekâna sanayi tipi mutfak teçhizatları yerleştirildiği; mekâna bitişik olan ve kazı yapılıp üzeri kapatılan alanın yeniden açılarak mutfağa dahil edilmek sureti ile yeni bir mekân oluşturulduğu; bu yeni oluşturulan mekânın zeminin ve duvarlarının da seramikle kaplandığı; zemin katta arka cepheye bitişik çelik konstrüksiyon ile gölgelik yapıldığı; zemin katta ve arka cephede tuvaletlere giriş önüne ahşap paravan yapıldığı; zemin kattaki yeşil alanların iptal edildiği; zemin katta Z01-06 nolu mekanlar arasındaki duvarın kaldırılarak buraya bar ünitesi konulduğu; zemin kat fonksiyonunun restoran olarak değiştirildiği"nin tesbit edilerek, söz konusu uygulamaların projede olmayan izinsiz uygulamalar olduğunun 27.09.2017 tarihli rapor ile Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'ne bildirildiği;
5) Müze Müdürlüğü teknik personelinin konuyu incelemesini müteakiben Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03.10.2017 tarih ve 6781 sayılı kararı ile söz konusu "izinsiz müdahalelerin Müze Müdürlüğü denetiminde onaylı projesine uygun hale getirilmesine ve sonucun Koruma Bölge Kurulu'na bildirilmesi"ne karar verildiği;
6) 30.11.2017 tarihinde, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03.10.2017 tarih ve 6781 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı;
7) Dava devam ederken 05.08.2018 tarihinde yapıya ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alınarak Mahkeme'ye ibraz edildiği;
8) İlk derece mahkemesince özetle, "3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıya ilişkin yıkım kararının iptaline hükmetmek gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği;
9) İlk derece mahkemesi tarafından verilen iptal hükmünün kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
i) Hukukî sorun ve değerlendirmeler;
Olayda, tescilli yapıya Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın inşaî ve fizikî müdahalede bulunulduğu sabittir.
2863 sayılı Kanun'da, "korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarına, koruma alanlarına ve sit alanlarına izinsiz inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamayacağı; davalı idarenin taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu, kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin, koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorunda oldukları" hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03.10.2017 tarih ve 6781 sayılı kararı ile tescilli yapıya yapılan "izinsiz müdahalelerin Müze Müdürlüğü denetiminde onaylı projesine uygun hale getirilmesine ve sonucun Koruma Bölge Kurulu'na bildirilmesi"ne karar verildiği görülmektedir.
Görülmekte olan bu davanın ise, Koruma Bölge Kurulu'nun söz konusu kararının iptali talebine ilişkin olduğu açıktır.
Dolayısıyla bu davanın, 2863 sayılı Kanun hükümlerine göre çözüleceği izahtan varestedir.
Öte yandan; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16 ncı maddesine göre yapı kayıt belgesi ilgilisince alındıktan sonra, yapı kayıt belgesinin idarî yaptırım kararını alan idareye ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin "ilgili idareden" talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciîlerin, yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu açıktır. İlgili idareye yapı kayıt belgesi ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işleminin iptal edilmediği durumlarda ise, başka türlü davaların doğabileceği fakat bu hususların bu davanın konusu olmadığı açıktır. Zîra, yapı kayıt belgesinin ilgili idareye ibrazı sonrasında tesis edilecek yıkım/para cezası kararının idarece iptal edilmemesi, yıkıma ve para cezasına ilişkin görülmekte olan davadaki işlemlerden başka bir işlemdir. Yine, yıkım/para cezası işleminin dava konusu edildiği bir dosyada, mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının (Geçici 16 ncı maddeye dayanılarak) doğrudan iptal edilmesi ise, hem idarî yargı denetiminin özüne (yerindelik yasağı kuralına) hem de yukarıda metnine yer verilen Kanun maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği kuşkusuzdur.
ii) Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun incelenmesi;
Bir üst başlık altında aktarıldığı üzere davanın konusu, tescilli kültür varlığına Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın projesine aykırı şekilde yapılan inşaî ve fizikî uygulamaların Müze Müdürlüğü nezaretinde projesine uygun hale getirilmesine ilişkin karardır.
Bu kararın, 2863 sayılı Kanun kapsamında alındığı, dolayısıyla işlemin dayanağının 2863 sayılı Kanun olduğu görülmektedir.
3194 sayılı Kanun'un "İstisnalar" başlıklı 4/1 inci maddesinde, "(...) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, (...) ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmek sureti ile kanun koyucunun İmar Kanunu hükümlerinin uygulanmasına sınır getirdiği görülmektedir.
Dolayısıyla İmar Kanunu (ve imar mevzuatı uyarında hazırlanan ikincil mevzuat) ile bir özel kanun (ve bu özel kanun uyarınca hazırlanan ikincil mevzuat) kapsamına giren bir hususta, kanun koyucunun önceliği özel kanun (mevzuat) uygulamasına tanıdığı görülmektedir.
Bu hükümden, 2863 sayılı Kanun'un bir özel kanun olduğu dikkate alındığında, uygulama bakımından önceliğin 3194 sayılı Kanun'da değil, 2863 sayılı Kanun'da olduğu görülmektedir.
Kaldı ki; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/4 üncü maddesinde, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararlarının ve tahsil edilemeyen idarî para cezalarının iptal edileceği" hükmüne yer verilerek, 3194 sayılı Kanun ve 2960 sayılı Kanun esas alınarak verilen yıkım kararlarının ve para cezalarının iptal edileceği belirtilmekle birlikte; Geçici 16 ncı maddede, 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun haricindeki diğer kanunların özel hükümleri gereği verilen yıkıma ve para cezasına müteallik kararların (da) iptal edileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.
Bu durumda; İmar Kanunu'nun 4 üncü maddesi ile İmar Kanunu'nun uygulama sahasının kanun koyucu tarafından sınırlandığı, 2863 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre bir özel kanun olduğu ve İmar Kanunu'nun ancak özel Kanun'a aykırı olmayan hükümlerinin özel kanun sahasında uygulanabileceği, özel Kanun'a aykırılık taşıyan İmar Kanunu hükümlerinin özel kanun alanlarında uygulanamayacağı dikkate alındığında; uyuşmazlık konusu yapıya yönelik yapı kayıt belgesi alınmış olmasının tescilli yapıya yapılan izinsiz müdahalelerin projesine uygun hale getirilmesine dair Koruma Bölge Kurulu Kararı'na herhangi bir etkisinin bulunmadığı; tescilli yapıya Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın projesine aykırı inşaî ve fizikî müdahalede bulunulduğunun sabit olduğu, 2863 sayılı Kanun kapsamında alınan "izinsiz müdahalelerin Müze Müdürlüğü denetiminde onaylı projesine uygun hale getirilmesi"ne dair Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03.10.2017 tarih ve 6781 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemin iptaline dair kararda hukukî isabet görülmemiştir.
Hüküm;
Açıklanan nedenlerle;
1) Davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Antalya 1 inci İdare Mahkemesi'nin 22.01.2019 tarih ve E: 2017/1330, K: 2019/67 sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE;
2) İlk derece Mahkemesi hükmünün (vekâlet ücreti dahil) yargılama giderlerine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılmak suretiyle,
a) Davacı tarafından karşılanan ilk derece aşamasına ilişkin toplam 444,95 TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına;
b) Davalı tarafından karşılanan istinaf aşamasına ilişkin 60,20 TL tutarındaki yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL tutarındaki vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine;
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı idare harçtan muaf olduğundan, istinaf başvurusu aşamasında alınmayan 121,30 TL harcın davacıdan tahsili maksadıyla mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına;
4) Artan posta avansının Mahkemesi'nce istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine;
5) 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6 ncı maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 26.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)