(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 15) (657 S. K. Ek m. 33) (2576 S. K. m. 4, 5, 7, Ek m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 926 sayılı TSK personel Kanununa tabi olarak görev yapmakta iken 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri sağlık kurumlarında çalışan personelin kadrolarının Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi sonucu Sultan Abdulhamit Han Eğitim ve Araştırma Hastanesin'de nöroloji uzmanı olarak görev yapan davacının, görev yaptığı birimde tuttuğu uzman nöbetlerine ilişkin ödenmeyen nöbet ve icap ücretlerinin tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı 03/01/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 28/01/2019 tarih ve 54230385-869-E.11 sayılı işlemin iptali ve 26/08/2016 tarihinden sonra tutulan nöbet ve icap ücretlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali ile davacının parasal haklarının İdareye başvuru tarihi olan 03/01/2019 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/11/2018 tarihi esas alınmak suretiyle ve dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davanın 03/01/2019 tarihinden geriye doğru altmış günlük süreyi aşan tazminat istemine ilişkin kısmının ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi hükmü uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak İstanbul 8. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/05/2019 tarih ve E:2019/848, K:2019/2044 sayılı karara, davacı tarafından; 26/08/2016 tarihinden itibaren ödenmeyen nöbet ve icap ücretlerinin ödenmesi gerektiği, idarenin istinaf taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğu, davalı idare tarafından ise; davacının dava konusu ödemeleri yapan hastaneleri emsal göstermesinin yerinde olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde 926 sayılı TSK personel Kanununa tabi olarak görev yapmakta iken 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile askeri sağlık kurumlarında çalışan personelin kadrolarının Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi sonucu Sultan Abdulhamit Han Eğitim ve Araştırma Hastanesin'de nöroloji uzmanı olarak görev yapan davacının, görev yaptığı birimde tuttuğu uzman nöbetlerine ilişkin ödenmeyen nöbet ve icap ücretlerinin tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı 03/01/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 28/01/2019 tarih ve 54230385-869-E.11 sayılı işlemin iptali ve 26/08/2016 tarihinden sonra tutulan nöbet ve icap ücretlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "... uzman doktor olarak Sağlık Bakanlığına bağlı yataklı tedavi kurumunda görev yapan ve atandığı kadronun mali haklarından yararlandırılmamasının aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, tuttuğu branş nöbeti dolayısıyla 657 sayılı Yasanın Ek 33. maddesi kapsamında nöbet ücretine hak kazanan davacıya, nöbet ve icap ücretlerinin ödenmemesine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, ... davacının 03/01/2019 tarihinde idareye yaptığı başvurusunun 28/01/2019 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine 22/02/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı belirlendiğinden, dava tarihinden geriye doğru 120 gün, başvuru tarihi olan 03/01/2019 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/11/2018 tarihinden itibaren nöbet ve icap ücretlerinin ödenmesi, bu tarihten önceki döneme ait talebe yönelik olarak ise davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı nöbet ve icap ücretinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tazmininin gerekli olduğu..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının parasal haklarının idareye başvuru tarihi olan 03/01/2019 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi olan 15/11/2018 tarihi esas alınmak suretiyle ve dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davanın 03/01/2019 tarihinden geriye doğru altmış günlük süreyi aşan tazminat istemine ilişkin kısmının ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi hükmü uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6352 sayılı Kanunun 50. maddesi ile değişik "Tek hakimle çözümlenecek davalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan ve konusu belli parayı içeren idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları ile tam yargı davalarının idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümleneceği hüküm altına alınmış, Kanun'un Ek 1. maddesinde ise; "Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında; konusu belirli bir miktar paraya ilişkin olan işlemlerin iptali istemiyle açılan "iptal davaları" ile bu nitelikteki işlemler üzerine birlikte açılan "iptal ve tam yargı davaları"nda, Mahkemenin karar verdiği tarih itibariyle 2577 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde belirtilen değerleme oranına göre, o yıl için belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıkların tek hakim tarafından çözümlenmesi, bu durum dışında 2576 sayılı Yasanın 4. ve 5. maddelerindeki genel kurallardan hareketle davanın mahkeme heyetince karara bağlanması gerekmektedir.
Uyuşmazlık, yukarıda belirtilen Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacının nöbet ve icap ücretlerinden yararlanıp yararlanamayacağından kaynaklanan ve ileriye yönelik olmak üzere davacıya nöbet ve icap ücretlerinin ödenmesi istemini içeren, diğer bir deyişle, kıst döneme ilişkin belirli bir miktar alacağın tazmini istemine yönelik olmayan bu davanın Mahkeme heyetince karara bağlanması gerekirken tek hakimle karar verilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 8. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/05/2019 tarih ve E:2019/848, K:2019/2044 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa'nın 45/4. maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine kesin olarak, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)