(3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 31, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Bolu ili, Mudurnu ilçesi, Kovucak Köyünde bulunan davacıya ait kümes ve bakıcı evi inşaatının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni'nin 29/11/2016 günlü, 492 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak Bolu İdare Mahkemesince verilen 09/01/2019 tarih ve E:2018/82, K:2019/15 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRKMİLLETİADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava: Bolu ili, Mudurnu ilçesi, Kovucak Köyünde bulunan davacıya ait kümes ve bakıcı evi inşaatının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni'nin 29/11/2016 günlü, 492 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava açıldıktan sonra 06/11/2018 tarih ve 1LSUZ5G8, R5DR9J97 numaralı Yapı Kayıt Belgelerinin dava dosyasına sunulduğu, Mahkeme ara kararına cevaben Bolu İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğünün 24/12/2018 tarih ve E.9759 sayılı yazısında ise yapı kayıt belgelerinin idarelerine sunulduğu ve ilgili mevzuat çerçevesinde işlem tesis edileceğinin belirtildiği anlaşılmakta olup, bu durumda, dava konusu yıkım kararında belirtilen yapı ile ilgili olarak davacı tarafından Yapı Kayıt Belgesi alındığı ve idareye sunulduğundan ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. Maddesi gereğince Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak aynı Kanun uyarınca alınan yıkım kararları iptal edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı, diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altında düzenlenen 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almakta olup, anılan hükümler uyarınca yargılama giderlerinin takdiri için davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun kısaca ortaya konulması gerekmekte olup, davacı tarafından yapılan yapının yapılmasından önce 3194 sayılı İmar Kanunu'nda belirtilen şartlar yerine getirilmediği için davalı idarece 3194 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulandığından, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı idarenin haklı olduğunun kabulü gerekmekte olup, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılması gerektiği kanaatine varıldığı, bu durumda konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine verilmesine karar verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında; ''Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.'' ve aynı maddenin 4. fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükümlerine yer verilmiş olup, 31/12/2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15/06/2019 tarihine kadar, yapı kayıt bedeli ödeme süresinin ise 30/06/2019 tarihine kadar uzatılması öngörülmüş, 30/06/2019 tarihli, 1267 sayılı Karar ile de, koşullu olarak ödeme süresi 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkıma ilişkin olarak tesis edilen 29/11/2016 tarihli, 492 sayılı il encümeni kararı sonrasında aynı Kanun'un Geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda başvuru yapanın beyanına uygun olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından …, ….. sayılı ve 06/11/2018 tarihli yapı kayıt belgelerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi ile; yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının yapı kayıt belgesinin öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle iptaline ilişkin işlem tesis edilmesi hususunda ilgili idarelere yetki verilmiş bulunmaktadır.
İstinaf aşamasında davacının sunduğu 22/01/2019 tarihli, 23 sayılı Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni kararında, dava konusu 29/11/2016 tarihli, 492 sayılı İl Encümeni kararının iptal edildiği görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca yıkım kararının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bolu İdare Mahkemesince verilen 09/01/2019 tarih ve E:2018/82, K:2019/15 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu işlem davalı idare tarafından iptal edildiğinden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)