(775 S. K. m. 1, 2, 18) (3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar m. 6, 7)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30/01/2019tarih ve E:2018/606, K:2019/87 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ........ Mahallesi, 1335 ada, 89 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan davalı idare tasarrufunda bulunan dolgu alanı ile kamu alanın davacı tarafından kafe ve restorant olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 775 sayılı Gecekondu Kanunun 18. maddesine göre yıkımına ilişkin 22.03.2018 tarih ve 83502474-512-373684-2467 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 30/01/2019 tarih ve E:2018/606, K:2019/87 sayılı kararı ile; " ....dava konusu taşınmazın davalı idarenin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir alan olduğu, her ne kadar davacı taraf taşınmazı Üsküdar Belediye'sinden kiralamış ise de, Üsküdar Belediye Başkanlığı'nın dava konusu taşınmaz üzerinde hukuken tasarruf etmesine imkan veren mülkiyet hakkı veya başkaca bir hakkının söz konusu olmadığı, dava konusu yapı için alınan Yapı Kayıt Belgesi açısından ise, 3194 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen Geçici 16. maddesi hükmü karşısında, 3194 sayılı kanun kapsamında değerlendirilip davalı idarece iptal edilmediği sürece dava konusu işlemin hukuk alemindeki varlığını devam ettireceği, nitekim bu konuda da alınmış bir iptal kararının bulunmadığı, neticede dava konusu yapının, tasarrufu davalı idareye ait alanda ve izinsiz yapıldığından 775 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmazı kullanabilmesi açısından hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı ve taşınmazda işgalci konumda olduğu, bu durumda, yukarıda aktarılan 775 sayılı Kanun'un 18/1 maddesine göre belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılan daimi veya geçici bütün izinsiz yapıların hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılacağı açık olup, tasarruf yetkisi davalı idareye ait taşınmaz üzerindeki izinsiz yapı işgalinin yıkımına ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, taşınmazın usulüne uygun bir biçimde ihale sonucu Üsküdar Belediyesinden 3 yıl süreyle kiralandığı, mülkiyet hakkına ilişkin olarak verilen kararın eksik olduğu, 775 sayılı Kanunun 18. Maddesi uyarınca verilecek yıkım kararlarının izinsiz yapılar için geçerli olduğu, ayrıca yapı kayıt belgesi alındığı, ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ........ Mahallesi, 1335 ada, 89 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan davalı idare tasarrufunda bulunan dolgu alanı ile kamu alanın davacı tarafından kafe ve restorant olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 775 sayılı Gecekondu Kanunun 18. maddesine göre yıkımına ilişkin 22.03.2018 tarih ve 83502474-512-373684-2467 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddine karar veren İstanbul 7.İdare Mahkemesinin 30/01/2019 tarih ve E:2018/606, K:2019/87 sayılı kararının davacı tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
775 sayılı Gecekondu Kanununun 1. maddesinde; “Mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmü, 2. maddesinde; “Bu kanunda sözü geçen (Gecekondu) deyimi ile, imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere bağlı kalınmaksızın, kendisine ait olmıyan arazi veya arsalar üzerinde, sahibinin rızası alınmadan yapılan izinsiz yapılar kastedilmektedir.” düzenlemesi, 18. maddesinde ise; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelerce, hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşaa safhasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır. Yıkımı sırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgili mülkiye amirlerine başvurarak yardım isteyebilirler. Mülkiye amirleri, devlet zabıtası ve imkânlarından faydalanmak suretiyle izinsiz yapıların yıkımı konusunda yükümlüdürler. Özel kişilere veya bu maddenin 1. fıkrasında sözü geçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi ve arsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsa sahiplerinin yazılı müracaatları üzerine ve mülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartıyla bu madde hükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne, 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ve yedinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazların Bakanlığa tahsis edileceği, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı hükme bağlanmıştır.
Geçici 16’ncı madde hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, 7. maddesinde ise, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların Bakanlığa tahsis edileceği, tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazların Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacağı, taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmazın hisseli olarak satışa konu edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ihale sonucu, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ........ Mahallesi, İskele Caddesi No:2 adresinde ve 1335 ada, 89 parselde bulunan taşınmazın güneyinde yer alan yerin (600,00-m2 alanlı ve iki katlı olarak) Üsküdar Belediye Encümeni'nin 10.12.2015 tarih ve 2932 sayılı kararına istinaden Üsküdar 1. Noterliği'nin 31.12.2015 tarih ve 28650 yevmiye no'lu Kira Sözleşmesi ile 3 yıl süreyle Kafeterya ve Restaurant olarak davacıya kiralandığı, 01.03.2016 tarihinde teslimi yapılan bu yerin daha sonra davacı tarafından alt kiracı olan başka bir şirkete kiraya verildiği, davalı idare teknik elemanlarınca dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan incelemede, 787,80-m2 üç katlı binadan oluşan kapalı alan ve yaklaşık 2.470,00-m2 bahçe olmak üzere toplam 3.257,80-m2'lik işgalin idarelerinin tasarrufunda bulunan dolgu alanında ve kısmen de kamu malı sahada kaldığının ve alt kiracı şirket tarafından kullanıldığının düzenlenen 16.03.2018 tarihli Tespit Raporu ile tespit edildiği, söz konusu kafeterya ve restaurant işgalinin 775 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre yıkımına yönelik dava konusu 22.03.2018 tarih ve 2467 sayılı işlemin tesisi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu taşınmazı kiraya veren Üsküdar Belediye Başkanlığı adına, Üsküdar Belediyesi Emlak ve İstimlak Genel Müdür Yardımcısı K1 tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapılan başvuruya istinaden 18.01.2019 düzenleme tarihli, N1 belge numaralı yapı kayıt belgesi düzenlediği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için yapının tamamının izinsiz olarak belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere veya üçüncü bir özel veya tüzel kişiye ait arazi veya arsa üzerinde yapılmış olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinden faydalanan hazine taşınmazlarında bulunan yapıların ise; yapı kayıt belgesi almakla 775 sayılı yasa kapsamında "izinsiz yapı" olarak addedilmesi mümkün olmadığından, bu yapılar yönünden 775 sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulama koşullarının bu aşamadan sonra kalmayacağı, söz konusu yapılar hakkında koşullarının bulunması durumunda ancak 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca gerekli prosedür izlenerek işlem tesis edilebileceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda da; kamu mülkiyetine ait taşınmaz üzerinde inşa edilen uyuşmazlığa konu yapı için 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesi uyarınca 18.01.2019 düzenleme tarihli, N1sayılı yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olduğuna göre, 775 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca işlem tesis etme olanağı kalmayan yapı hakkında anılan madde uyarınca tesis edilen yıkım işleminde hukuka uyarlık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2-İstanbul 7.İdare Mahkemesinin 30/01/2019 tarih ve E:2018/606, K:2019/87 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dava konusu işlemin İPTALİNE,
4-Aşağıda dökümü gösterilen 349,10-TL ilk aşama yargılama gideri ile 269,90-TL İstinaf yargılama giderinin toplamı olan 619,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılamanın ilk aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 294,30-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
6-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
7-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
8-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 17/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)